2019-12-15
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Orhan Kemal Cengiz
 
Hükümet karşıtı olma suçu ve din eğitimi
2015-02-12 15:47
Orhan Kemal Cengiz
Bir valilik, eylemi düzenleyenler AKP karşıtı, Erdoğan karşıtı, Davutoğlu karşıtı diye, bir kampanyayı, yürüyüşü, gösteriyi yasaklayabilir mi?


Demokratik bir ülkede böyle faşizan bir gerekçe telaffuz edilebilir mi?

İnsanların 13 yıldır ülkeyi yöneten bir siyasi hareketin yöneticilerine “karşıt” olmasını suç kabul edebilen bir zihniyetten hak, hukuk beklenebilir mi?

* * *

Radikal’den İsmail Saymaz’ın haberine göre İzmir Valiliği, tam da bu gerekçelerle, cuma günü Türkiye çapında yapılacak eğitim boykotunu yasaklıyor.

Boykota katılacak olanların “izleyeceği yol ile mücadele yönteminin Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan ile AK Parti politikalarının karşıtı” olduğunu söylüyor İzmir Valiliği.

Eylemi yasaklıyor, Milli Eğitim Müdürlüğü’ne talimat yazıyor, bu eğitime katılanları cezalandırın diyor.

* * *

Silahtan, saldırıdan, başkalarının haklarının kısıtlanmasından falan bahsetmiyor; bunlar seçimlerden önce Türkiye’yi karıştırmak istiyorlar, diyor. Bunların Erdoğan karşıtı diyor...

Ve biliyor ki, bugünün cari düzeninde kimse ona, kardeşim böyle saçma gerekçe olur mu demeyecek...

Hiç kimse onlardan, insanların demokratik bir haklarını kullanmasını engellediği için hesap sormayacak...

Tam tersine AKP’nin valisi, AKP’nin müdürü gibi davrandıkları için terfi ettirilecekler.

* * *

Cuma günü İzmir’de ve muhtemelen bin bir başka bahaneyle Türkiye’nin başka yerlerinde uygulanacak yasaklar, müdahaleler, gözaltılar vd. çok daha vahim başka bir gelişmeye de işaret ediyor.

Cuma günü Eğitim-Sen, Alevi örgütleri ve Birleşik Haziran Hareketi’nin örgütleyicisi olduğu boykot büyük oranda zorunlu din dersini hedef alıyor.
Birincisi 2007’de ikincisi de 2014’te olmak üzere Türkiye zorunlu din dersi adı altında, devlet eliyle sadece belli bir dinin belli bir mezhebini herkese dayattığı için AİHM’de mahkum oldu.

* * *

AKP, Anayasa Mahkemesi’nde kapatma davasının savunmasını yaparken, belki bin defa AİHM kararlarının herkesi bağladığını ve o davada AİHM içtihatlarının uygulanması gerektiğini söylemişti.

Daha düne kadar AİHM kararlarına fevkalade saygılıydı, Kıbrıslı Rum Loizidou’ya gözünü kırpmadan 1 milyon 120 bin euro tazminatı bile ödedi.

* * *

Ama söz konusu olan, zorunlu din dersi olunca, söz konusu olan Alevi vatandaşlarımız tarafından açılan davalar olunca AİHM kararlarına uymuyor. Zorunlu din dersini dayatmaya devam ediyor.

Bu hukuk tanımaz zorbalık karşısında haklarını aramak için eylem yapan insanları da peşinen suçlu ilan ediyor AKP’nin valisi...

Buna da demokrasi deniyor, değil mi?

----------------------------------------------------

Bugün-12 Şubat
Print