2019-11-17
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Ergun Babahan
 
Cici demokratların adalet anlayışı...
2015-04-29 14:55
Ergun Babahan
Yargı sistemini bir şahsı, bir aileyi ve onların eylemlerini korumak için deneme tahtasına çevirip alelacele çıkarılmış, kişiye özel yasalarla durumu idare etmeye çalışırsanız, hata yapmanız kaçınılmazdır.

Sulh Ceza Mahkemeleri’ni istediğiniz kişileri tutuklasın diye tabii hakim ilkesine aykırı şekilde kurarsanız, bu hakimlerin reddi müessesini düzenleyen maddelere el atmayı aklınıza getirmeyebilirsiniz.

Türkiye, 17 Aralık yolsuzluk operasyonlarından beri, yargı kurumunun AKP’nin oyuncağı haline getirilmesine tanıklık etti. Cici demokratlar, bugün Ergenekon ve Balyoz davalarında hukuka aykırı işlemler yapıldığını söylüyorlar ama 17-25 Aralık Operasyonu’na kadar o davaların savcısının Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu görmüyorlar.

Vicdanlarını rahatlatmak için demokrasi, hukukun üstünlüğü gibi cümlelerle süsledikleri yazılarında ne Gezi’yi, ne de yolsuzluk eylemlerini görebiliyorlar. Çünkü vicdanlarını ve kalemlerini kiralamış durumdalar. Kira parasını veren, yazıyı yazdırıyor açıkçası.

Son tahliye kararlarının ortaya koyduğu gerçek, Türkiye yargı sisteminin ülkeyi uluslararası alanda rezil edecek kadar kaotik bir ortamda bulunduğu gerçeğidir.

YARIN İNSAN İÇİNE ÇIKAMAZLAR...

İntikam amacıyla çıkarılan yasalarla kurulan mahkemelerin temel amacının adalete ulaşmak değil, haklarında tutuklama kararı verilen insanları demir parmaklıklar arkasında tutmak olduğu net bir şekilde görülmüştür.

Mahkemeler sonuçta beraat değil, bir tedbir olan tutukluluk kararını kaldırmıştır. Tahliye operasyonu diye yazı kaleme alan arkadaşlar, gazetecilerin tutuklu bırakılarak cezalandırılmasının arkasında olduklarını vurgulayarak yarın insan içine çıkamayacak bir duruma düşmüşlerdir.

Türkiye’de bugün uygulanmakta olan sistemin demokrasi olduğu iddiasına ise ancak kargalar güler.

Hukuk devleti olmayan bir ülkede demokrasi olmaz. Öyle olsa, Azerbaycan’da, Türkmenistan’da demokrasi olurdu. Hukukun üstünlüğü kuralının ayaklar altına alındığı bir ülkede, sadece totalitaryanizm olur.

TÜRKİYE MUZ CUMHURİYETİ

TÜSİAD Başkanı’ndan tarikat liderlerine, gazetecilerden medya patronlarına kadar iktidarın eylem ve işlemlerine “evet efendim” demeyen herkesin paralel ilan edildiği bir ülkede demokrasinin işlediğini iddia etmek için Cici Demokrat olmak gerekiyor herhalde.

Türkiye’nin 12 yıllık AKP iktidarı sonucunda Avrupa Birliği üyelik vizyonundan ve ilkelerinden uzaklaştığı, yolsuzluk bataklığına düştüğü, yolsuzlukları örtmek için hukuku ayaklar altına aldığı bir gerçek.

Son yaşanan kaos, yolsuzlukları ortaya çıkaranları cezalandırmak için yapılan düzenlemelerin ele yüze bulaştırılmasının açık sonucu. Ceza Usül Kanunu’nda açıklık varsa, savunma bunu kullanır.

Ceza usülüyle ilgili tutarsızlıkların yol açtığı bir tablo sonucu karşılaştığımız bu kaotik durum, ne ilk ne de son.

Yargı sistemiyle bu kadar oynamanın, böylesine önemli bir gücün itibarını ayakkabı kutusundaki paralar gibi sıfırlamanın bir bedeli olacaktır ve oluyor. Türkiye, Muz Cumhuriyeti’ne dönüşüyor işte.

-------------------------------------------------

Millet Gazetesi-29 Nisan
Print