2019-11-19
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
C E M A L Î
 
Yarış işleri; At yarışları ve oyun içinde oyunlar…
2015-05-01 21:15
C E M A L Î
At yarışları birhayli kişiyi ilgilendirir. Her ülkede at yarışları için hipodromlar yapılır. Bazıları bu iş için iyi cins at besler ve bundan iyi paralar kazanırlar. Pek çok kişi de bir tür kumar gibi bu yarışlara para yatırır, yani bahis oynarlar.

Bugün bir at yarışı öyküsü anlatacağım.

Gerçi şu günlerde at yarışlarından çok bir seçim yarışı gündemde. Siyasi partiler, adaylar kıran kırana bir yarış içindeler. Yine de –belki de bu nedenle- söz konusu at yarışı hikâyesinin tam zamanıdır.

Ben kendi payıma, hiç bahis oynamasam da, hoşuma gittiği için geçmişte zaman zaman bu yarışları izledim. Bu işin pek çok hastası olduğunu, bazılarının bu işe servetlerini, bazılarının da umutlarını yatırdığını bilirim.

O yıllarda Tayyar adında, Arap atı besleyen zengin birinin çok iyi koşan bir atı vardı ve yarışlarda çoğu zaman birinci gelirdi. Bu nedenle bahisçilerin çoğu kazanmak için ona oynarlardı. Bazıları da diğer iyi koşan atlara, ikinci, üçüncü gelenlere, hatta bazen başka bir ata paralarını yatırırlardı. Çünkü böyle bir atın sürpriz biçimde kazanması durumunda alacakları para yüksek olurdu.

Yarışlar birbirini izliyor ve hep Tayyar Bey’in Akın adlı atı kazanıyordu. Bu da onun atına oynamayanları illet etmişti. Öteki at sahipleri Tayyar’ın atını yenecek cins atların peşine düşmüşlerdi. Günün birinde, adamın biri böylesine umut veren bir atla ortaya çıktı ve yarışa katıldı. Atının adı Helebi idi ve bir anda ün salmıştı.

Günü geldi, yarış başladı. Duyan duymayan hipodroma koştu ve parasını Helebi’ye yatırdı. At gerçekten de Akın’ı geride bırakıp birinci geldi ve sahibine dünyanın parasını kazandırdı.

Öteki atların sahiplerinde, Helebi’ye oynayanlarda, seyircilerde bir keyif bir keyif! Atın yeni sahibini kutluyor ve şöyle diyorlardı.

“Oh be, sonunda şu Tayyo’ya güç yetirdik!..”

Herkesin bakışları Tayyar Bey’e dönmüştü. Acaba bu yenilgi nedeniyle ne durumda diye merak ediyorlardı. Yüzü çarşamba pazarına dönmüş mü?..

Ama o ne? Tayyar Bey hiç de üzgün görünmüyordu. Aksine oldukça rahat, keyifli ve kibirli bir hali vardı. Sanki bıyık altından gülüyor ve dalgasını geçiyordu.

Çünkü bu atı da o bulup satın almış ve kendi adamlarından birini sahip yapmış, birini de jokey olarak sırtına bindirmişti!..


Print