2019-07-20
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Ergun Babahan
 
Ayakkabı kutusundan Yeni Türkiye çıkmaz!
2015-05-07 21:09
Ergun Babahan
Etkin, kararlı ve takipçi muhalefet anlayışının önemli bir sonucuna Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in kendisine aldığı 1 milyon liralık lüks Mercedes’i satmak zorunda kalması olayında gördük.

Bu bir sembol elbette... Diyanet İşleri’nin bütçesi, paraları nasıl ve kime harcadığı konusunda henüz bir şeffaflık yok. Alevilere bu yapıda yer olmaması konusuna değinmeye ise hiç gerek yok.

Sünni-Türk devleti olarak kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin yenilenmeye ihtiyacı olduğu açık. Zamanın ruhu Yeni Türkiye’yi zorunlu kılıyor. Kürtlerin taleplerinin karşılığını alabildiği, Aleviler’in eşit yurttaş haline geldiği, eşcinsellerin dışlanıp devlet nezdinde aşağılanmadığı bir Yeni Türkiye kurulması şart.

Ancak yaşadığımız son 5 yıl, Erdoğan’ın kontrolündeki AKP’nin artık bu işi becerecek yetenek ve güçte olmadığını, tek dertlerinin ceplerini doldurmak olduğunu ortaya koydu.

AKP ZİHNİYETİNDEKİ PERVASIZLIK

Dini bir kurumun en tepesindeki ismin, yoksulluk sınırına, Suriye’den gelip sokaklarda yatan dindaşlarına, sokak çocuklarına, aç yatanlara aldırış etmeden kendisine 1 milyon liralık bir makam arabası alacak cüreti göstermesi, dindeki yozlaşmanın bir göstergesi olduğu kadar, AKP zihniyetindeki pervasızlığın da bir dışa vurumuydu.

Cami cemaatinin karnını zor doyurduğu bir ülkede din kurumunun başındaki zatın böyle bir tüketim derdine düşmesi, ülkedeki inanç ve ahlak seviyesinin en açık göstergelerinden biriydi.

1 milyon liralık Mercedes’e binen bir Diyanet İşleri Başkanı’nın yolsuzlukları görmezden gelmesi, doğru söyleyen bir müezzini sürgüne yollaması, Cuma hutbelerini AKP propaganda mekanizması haline getirmesi kaçınılmazdı.

Ancak, HDP’nin konuyu sürekli gündemde tutması, Diyanet İşleri Başkanı"nı mizah konusu haline getirmesi, Görmez’in Mercedes’ten inmesine neden oldu. Herkesin bir dayanma sınırı olduğunu gördük bu olayda.

TEK BAŞINA İKTİDAR ARTIK RİSK

Benzer bir tutumu “Cici Demokratlar”da da görüyoruz. Yeni Şafak"ta dün, dil ucuyla da olsa bir yazarın hakim tutuklamalarına isyanı vardı. İnsan içine çıkabilmek için bu tavırları göstermek zorunda olduklarını hissetmeleri önemli bir gelişme.

AKP çizgisi ve uygulamalarına utangaç da olsa bir tavır göstermek, iktidar bloğunun her geçen gün zayıfladığının bir göstergesi.

Meydanları dolduramamaları, halkın Erdoğan"a sırtını dönmesi, yolsuzluklar, hukuksuzluklar, baskılardan gına geldiğinin ve AKP"nin artık yeni bir mesaj verememesinin bir göstergesi.

MHP ile sıcak temas içinde olmaya çalışmak, AKP yönetiminin de seçimden tek başına iktidar çıkmayı risk olarak gördüğünün açık bir delili. Koalisyon için kapı açık bırakılıyor belli ki.

Dibe vurmadan tekrar yükselmek mümkün değil. Kendisini bu noktada bulan toplum, bir çıkış yolunu da kendi yaratacaktır mutlaka.

-------------------------------------------------

6 Mayıs-Millet
Print