2019-08-19
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Murat Belge
 
Bir siyasi kaçak
2015-06-24 16:44
Murat Belge
Murat Belge

Geçenlerde ilginç bir olay oldu, ama görebildiğim kadarıyla bizim burada, medyada, fazla yankı bulmadı. Sudan’ın diktatöründen bahsediyorum: Ömer el- Beşir. Güney Afrika’da az daha tutuklanıyordu.
Ömer el- Beşir subaydı Sudan ordusunda. Sıkıntıdan bir türlü kurtulamayan Afrika ülkelerinden biri olan Sudan’da 1989’da bir darbe yaparak iktidarı ele geçirmişti. O zamandan beri de bu iktidarı bırakmadı. 1993’ten beri geri kalan tek partinin başında ve Sudan’ın tek adamı.
Cumhurbaşkanı’mız Tayyip Erdoğan darbelerden ve darbecilerden hoşlanmaz. Örneğin Mısır ve Sisi konusunda ne kadar sert konuştuğunu biliyoruz. Ama nedense Ömer el- Beşir sözkonusu olunca bu tavır değişiyor. Adamı burada konuk etti, ağırladı, pek bir dostluk gösterdi.
Oysa Ömer el- Beşir o sırada da dünya siyasetinde hayırla anılan bir kişi değildi. Darbeciliğinden ileri gelmiyor bu; darbecileri suçlu ilân edeceksek neredeyse bütün Afrika ile selâmı sabahı kesmek gerek. Konu, Darfur konusuydu. Sorunlu Sudan’ın ezelî sorunlu Darfur bölgesi. Ömer el- Beşir orada çıkan ayrılıkçı hareketleri ve ayaklanmaları şiddetle bastırdı. Hâlen de milyonlarca Darfurlu evini barkını terk etmiş, birtakım kamplarda, sefalet içinde yaşamaya çalışıyor. Ömer el- Beşir’in uyguladığı şiddet bazılarına “genosid” olarak göründü. Bunun için, yetkililerin eline geçerse, sorgulanacak, mahkeme edilecek. Yaptığı işin “genosid” olduğu kanıtlanmış, kesinleşmiş değil. Ne olduğu da soruşturulacak.
İşte böyle sicili olan bir adamdı, Başbakanlığı sırasında Tayyip Erdoğan’ın pür- iltifat ağırladığı Ömer el- Beşir.
Ömer el- Beşir, elhak, Müslüman adam. Örneğin Sudan’da şeriat uyguluyor. Örneğin ülkede içki yasak. Tabii yasak olan başka birçok şey daha var ama onların yasak olması Tayyip Erdoğan’ı fazla rahatsız etmiyordur.
Güney Afrika Cumhuriyeti’nde, tam adı ve mahiyeti aklımda kalmadı, devlet başkanlarının katıldığı bir uluslararası toplantı yapılıyordu. Ömer el- Beşir’de bu vesileyle oraya gelmişti. “Bu adamı gözaltına alın” diye talimat geldi. Ama, kolay iş değil tabii. Sıfatı “devlet başkanı”. Uluslararası skandal olacak, falan filan. Güney Afrika işi gürültüye getirdi, bilmem ne makamından “Evet, tutuklayın” emri gelene kadar hazreti serbest bıraktı; o da, fırsatı bulunca, uçağına binip tüydü, aceleyle. Aslında bütün bunlar bir rezaletti, komikti vb.
Olay, tabii, akla hemen Pinochet’yi getiriyor. Ama Pinochet’nin başına işler geldiğinde Pinochet “sabık” devlet başkanıydı; Ömer el- Beşir hâlen bu sıfata sahip. Yani adamı tutukladın mı, resmen, devlet başkanını tutuklamış olacaksın.
Bunlar beni uluslararası hukuk çerçevesinde ilgilendiriyor. Bundan elli yıl önce herhalde böyle şeyler olacağını hayal edemezdik. “Dünya küçülüyor” deyip dururuz, bir yığın nedenle. Şimdi, hukuken de küçüldüğünü gözlemleyebiliriz. Nasıl Kars’ta cinayet işlemiş bir adamı Manisa’da tutukluyorlarsa, Sudan’da işlenmiş cinayetinin hesabını Kolombiya’da da sorabiliyorlar –daha doğrusu, şu iki örneğe baktığımızda, henüz tam olarak soramıyorlar, ama gidiş o yönde.
İleride, ulusal sınırların, siyasi suçları koruma altına alamayacağı bir dünya kurulacak. İdi Amin benzeri adamlar bir ülkeden kaçmak zorunda kalınca, nereye gideceğine kolay kolay karar veremeyecek ve sonunda zaten gidecek yer de kalmayacak. Pinochet, el- Beşir, yavaş yavaş oluşan bu dünyanın ilk habercileri.
Ama henüz orada değiliz; onun için, Ömer el- Beşir gibi önderlerin Tayyip Erdoğan gibi ahbapları olabiliyor.
----------------------------------------
Taraf-23 Haziran
Print