2024-04-15
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Ural Ataşer
 
MADIMAK...
2015-07-07 19:36
Ural Ataşer

Dünden beri "unutmadık", "unutmayacağız", "unutulmayacaklar" ve buna benzer notlarla yazılan/paylaşılan ekranıma düşmüş bütün notları okudum... Aslında bu notları yazanların hemen hepsi, çok şeyi unutmuşlar... Öyle boşa "unutmadık" feryatları arasında güme giden unutulanları da ben hatırlatayım dedim...

05 Aralık 2013 tarihinde madımak"la ilgili yazımdan:

"...

-Madımak Katliamı: 02 Temmuz 1993… Hükumette DYP-SODEP (sonradan CHP)...Başbakan: Tansu ÇillerBaşbakan Yardımcıları: Erdal İnönü, Hikmet Çetin, Murat Karayalçın…Bu hükümet, teker teker başbakan yardımcılarının hepsine defalarca telefon edildiği halde, emrinde olması gereken askeri birlikleri harekete geçirip insanları kurtaramadı... Cayır cayır yandılar canlar... Hükümetin hiçbir güvenlik gücü müdahale etmedi...

-Bu hükümet sonrasında 20 günlük bir Çiller azınlık hükümeti (güvenoyu alamadı)…

-Sonrasında kısa süreli DYP-CHP hükümeti (30 Ekim 1995-06 Mart 1996)...

-Yine kısa süreli ANAP-DYP hükümeti (06 Mart-28 Haziran 1996)...

-Refah-DYP hükümeti (28 Haziran 1996- 30 Haziran 1997)

-ANAP-DSP hükümeti (30 Haziran1997-11 Ocak 1999)

-Sonrasında ise, AKP’nin tek başına iktidara geldiği 2002 tarihine kadar Ecevit’in çeşitli başbakanlığında DSP hükümetleri.

1993’den 2002 yılına kadar, 17 ay dışında, devleti yöneten hükümetlerde değişik adlarla CHP’liler görevdeler… Yani 9 (DOKUZ) senenin yaklaşık 8 (SEKİZ) senesinde devlet yönetiminden sorumlular…

Şimdi adama sormazlar mı? Senin sorumlu olduğun dönemde bir olaya müdahale edememişsin… İzleyen yıllarda olayların çıkışından hükümetin müdahalesine engel olunmasına kadar sorumlu olan devlet içine yerleşmiş “derin güçlerden” hesap sormak için ne yaptınız… Madımak yanarken emrinizdeki askeri birlikler harekete geçirip insanları neden kurtaramadınız… Size kim engel oldu… Peki, sonraki dönemlerde bu konuda hesap sormak için neler yaptınız…

..."

***

Mahkeme süreciyle ilgili kısa hatırlatma:

"...Olaydan bir gün sonra 35 kişi gözaltına alındı. Daha sonra gözaltına alınanların sayısı 190"a çıktı. Gözaltına alınan 190 kişiden 124"ü hakkında "laik anayasal düzeni değiştirip din devleti kurmaya kalkışma" suçlamasıyla dava açıldı, geri kalanlar serbest bırakıldı. Kamuoyunda Sivas Davası olarak bilinen davanın ilk duruşması, Ankara 1 No"lu Devlet Güvenlik Mahkemesi"nde 21 Ekim 1993 günü yapıldı. 26 Aralık 1994"te karara bağlanan dava sonucunda, 22 sanık hakkında 15"er yıl, 3 sanık hakkında 10"ar yıl, 54 sanık hakkında 3"er yıl, 6 sanık hakkında 2"şer yıl hapis cezası, 37 sanık hakkında da beraat kararı verildi.

Müdahil avukatlar, Devlet Güvenlik Mahkemesi"nin kararını "taraflı, hukuka ve adalete aykırı" olarak niteleyerek, ayrıntılı bir savunmayla temyize gittiler. Yargıtay 9. Ceza Dairesi katliamın "Cumhuriyete, laikliğe ve demokrasiye yönelik olduğunu" belirterek Devlet Güvenlik Mahkemesi"nin kararını esastan bozdu. Ankara 1 No"lu Devlet Güvenlik Mahkemesi, Yargıtay"ın bozma kararına uyarak yargılamayı yeniden başlattı.

28 Kasım 1997"de açıklanan kararda, 33 sanık Türk Ceza Yasası"nın 146/1 maddesine göre idama ve 14 sanık 15 yıla kadar değişen hapis cezasına mahkûm edildi. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 24 Aralık 1998"de hapis cezalarını onadı, 33 idam cezasını ise usul noksanlıkları nedeniyle bozdu. Şubat 1999 tarihinde usul eksikliklerinin giderilmesi için başlayan yargılama sonucunda 16 Haziran 2000"de 33 sanık Devlet Güvenlik Mahkemesi"nce yeniden idam cezasına çarptırıldı. 2002 yılında idam cezasının yürürlükten kaldırılmasıyla idam cezası hükümlülerinin cezaları müebbet ağır hapis cezasına çevrildi.

Sanıkların avukatlığını üstlenenler arasında olan Refahyol iktidarının Adalet Bakanı Şevket Kazan, bakanlığı sırasında onları hapishanede ziyaret etti. Geniş avukat listesinde çok sayıda Refah Parti üyesi ve yöneticisi olması eleştiri konusu oldu. Bu avukatlar ilerleyen yıllarda AKP ve Saadet Partisi"ne katıldılar ve içlerinden üst yönetim görevlerine yükselenler oldu.

Geçen bu zaman zarfı içerisinde sanık sayısı tahliyelerle 33"e düştü. Olayın kilit ismi olarak nitelendirilen, dönemin Sivas Belediye Meclisi üyesi Cafer Erçakmak ve Yargıtay"ın 1997"deki bozma kararından sonra firar eden 8 sanık ise halen yakalanamamıştır. Davanın firari olan 5 sanık ile ilgili kısmı, 13 Mart 2012 tarihinde zaman aşımından düşürülmüştür.

Sivas Davası İstiklal Mahkemeleri sonrasında tek bir davada bu kadar çok idam cezasının verildiği ilk davadır.

-----------------------------------

4 Temmuz
Print