2019-07-18
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Ergun Babahan
 
Herkesin soykırımı kendine
2015-07-11 18:37
Ergun Babahan
Rusya, Srebrenica katliamının Soykırım sayılmasını kabul eden Birleşmiş Milletler kararını veto etti ama 1915 Ermeni kırımını Soykırım olarak kabul ediyor. Hatta Devlet Başkanı Putin bu yıl Erivan’a giderek Soykırım’ın 100’üncü yıl anma törenlerine katıldı.

Türkiye’nin pozisyonu ise tam tersi. Srebrenica’yı Soykırım kabul ediyor, 1915’i ise karşılıklı kırım olarak niteliyor: Onlar öldürdü, biz de öldürdük.

İnsanlık var oluşundan bu yana bir birini tüketmek için bir neden buluyor aslında. İlk insanlık döneminde bu avlanma alanlarının paylaşımı iken sonradan din ve ulus kisvesi altında kıyımlara yöneldi.

TEK TİP İNSAN MÜCADELESİ

Avrupa’nın tarihi din adına bir birini boğazlama tarihi olarak da okunabilir. Aynı Avrupa’nın Afrika’dan Çin’e yayılan bir coğrafyada beyaz ırkın üstünlüğüne dayanan gerekçelerle tarihin en korkunç kıyımlarını gerçekleştirdiği de bilinen bir gerçek.

Ulus devletin kuruluşu her ülkede kanlı etnik temizlik gerekçesi olmuş her zaman. Benim dilimi konuşmayanı, benim gibi inanmayanı yok etme, o topraklardan sürme ve tek tip insan yaratma mücadelesi.

Bugün bölgemizde hem dine, hem milliyetçiliğe dayanan böyle bir savaşın ve etnik temizliğin gözlerimizin önünde gerçekleşmesine tanıklık ediyoruz.

İnsanoğlu, besin zincirinin en üstünde olmamasına rağmen aklıyla yarattığı araçlar sonucu en üstüne yerleşmesinin bedelini hem kendi ırkına, hem hayvanlara, hem de doğaya ödetiyor.

ZENGİNLİK ARZUSU VE KATLİAMLAR

Besin zincirinin en üstünde yer alan aslan gibi hayvanlar, bir zebra veya antilopu sadece karnını doyurmak, yavrularını beslemek için öldürür.

İnsan da ise böyle bir mevhum yok. Doymak bilmeyen ve yok etme üzerine kurulu bir sistematiği var.

Aklı sayesinde yarattığı tahribata her zaman bir kılıf bulma imkanı da var. Geniş insanlık aleminin yok etme de bir birinden hiç farkı yok.

Eline gücü geçiren kendisine düşman bellediğini yok etmeye girişiyor. Bugün Suudi Arabistan’ın Yemen’de gerçekleştirdiği kıyım buna bir başka örnek.

Çağımız toplumunda gelir dağılım eşitsizliği, devletlerin ve toplumların doymak bilmeyen zenginlik arzusu sürdükçe, bu katliamlarını önlemek mümkün görünmüyor.

TEK ÇIKIŞ YOLU HUKUK

İnsanoğlunun aklını başına getirecek büyük doğa olayları yaşanması, ancak birbirine, hayvanlara, çevreye saygı ile bu gezegende yaşayabileceğini görmesi gerekecek.

Amazon ormanlarının yağmalanarak küçülmesi, kutupların erimesi, Artvin’in tarumar edilmesinin bedeli ödendiğinde aklı başına gelecek ama büyük bir ihtimalle çok geç olacak.

Bu sene tüm dünyada aşırı sıcaklardan rekor sayıda insanın ölmesi, gitmekte olduğumuz istikametin açık göstergesi.

O zamana kadar, dünya sisteminin de tek dayanağı hukuk olmak zorunda. Askeri yaptırımla desteklenen uluslararası hukuk konusunda olabildiğince çok ortak nokta bulmak ve hep birlikte hareket etmek tek çıkış yolu olarak görülüyor.

-----------------------------

Millet-11Temmuz




Print