2020-10-24
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Arif Sevinç
 
1 Kasım seçimleri ve HAK-PAR
2015-11-03 23:15
Arif Sevinç
1 Kasım 2015 seçimleri de geride kaldı.

Genel başkanımız Fehmi Demir’i kaybetmiş olmanın acısı hala taze ve yüreğimizi yakmaya devam ediyor.

Ancak, Onun ömrünün son 13 yılını harcadığı HAK-PAR’ın seçimlerde görece “başarılı” çıkması, Onun bir partinin büyümesi için aşılması gereken “psikolojik sınır “dediği 100 bin oyu aşması hepimizi sevindirdi.

Evet, Türkiye’de kurulu 100’e yakın siyasi partiden ancak 16 sı seçimlere girme yeterliliğini gösterebildi.

Hak ve Özgürlükler Partisi HAK-PAR da bu 16 partiden biriydi.

HAK-PAR Kürt/Kürdistan sorununun barışçıl demokratik çözümünü, Kürt halkının temel istemlerini açık ve net bir tutumla gündemleştiren tek parti olarak seçmenlerden, yurtsever demokratik kesimlerden oy ve destek istedi.

Bu seçimlerde de HAK-PAR, Kürt meselesinin, eşitliği esas alan adil bir çözüme kavuşturulması gerektiğini, kalıcı bir barış için, gelişmiş bir demokrasi için, Türkiye’nin, çok dilli, çok kültürlü, çok uluslu gerçeğine uygun, çoğulcu bir niteliğe kavuşması, federal tarzda yeniden yapılanması gerektiğini vurguladı.

Başta Kürtlerin çoğunlukta olduğu bölge Kürdistan olmak üzere, farklılıkların gerektirdiği bölgelerde federe yapılar kurulması gerektiğini, Kürtçenin Türkçenin yanı sıra resmi dil olması gerektiğini açıkça ifade etti. Seçim propagandasını bu talepler üzerinden yürüttü.

HAK-PAR Kürt ve Kürdistani bir parti olduğunu, Kürdistan’da yaşayan farklı inanç ve etnik kesimleri de kucaklayan bir parti olarak, Türkiye’nin demokratikleşmesi için de görüş ve önerilerini gündemleştirdi, olanaklar ölçüsünde net ve samimi bir seçim kampanyası sürdürdü.

HAK-PAR’ın bu samimi ve net tutumunun toplumun dikkatini çektiğine kuşku yok.

Nitekim Türkiye’de yaşanan aşırı kutuplaşmaya, parlamentoda bulunan 4 partinin bloke ettiği, TV, radyo ve diğer kitle iletişim araçlarından hiç yararlanamamasına rağmen, büyük mali imkansızlıklarla, çok kısıtlı olanakları değerlendirerek mesajlarını topluma ulaştırmaya çabaladı ve görünür olmayı başardı.

HAK-PAR 7 Haziran seçimlerindeki 58 bin olan oyunu, bu kez 110 bin’in üzerine çıkardı.

Bu neredeyse yüzde yüzlük bir artışı ifade etmektedir…

Öncelikle HAK-PAR’ın Kürdistan’da ve Türkiye’nin hemen her bölgesinde, Kürtlerin yaşadığı her seçim çevresinde aday gösterebilmesi, seçimlere girme yeteneği gösteren 16 partiden biri olmayı başarabilmesi önemlidir.

7 Haziran seçimlerinden çok kısa bir süre sonra yapılan 1 Kasım seçimlerine de girme başarısı, deyim yerindeyse HAK-PAR’ı birinci lig partilerinden biri yapmıştır.

HAK-PAR politikalarıyla istikrarlı yapısıyla, geçmişte Türkiye’de iktidar olan partileri, geniş olanakları bulunan kimi partileri de geride bırakarak Türkiye’nin ilk 8 partisinden biri olmayı başarmıştır.

Kürtler tümden HAK-PAR’a yönelmeseler de izlediklerini, bir seçenek olarak baktıklarını, istikrarlı, daha güçlü ve daha görünür olunması halinde HAK-PAR’a şans verebileceklerini göstermiştir.

Öte yandan, bu seçimler bir kez daha bize, içe kapanmanın, iç sorunlarla boğuşmanın, hizipleşme girdabında sürüklenmenin, her kesi, her kesimi; uzlaşmaya yanaşmayan, birlikte yürümemek için bin dereden su taşıyan, suni ayrılıklar yaratan kişi ve kesimleri memnun etmek için uğraşmanın boş bir çaba olduğunu, esas olanın halkın kendisi olduğunu, tüm enerjimizi halka ulaşmak için harcamamız, bunun yollarını bulmamız gerektiğini göstermiştir.

Elbette ki biz, yakın düşünen herkesle birlikte yürümeye, bunun için her türlü fedakarlıkta bulunmaya hazır olacak, bu politikamızı hep önde tutacağız.

Ancak enerjimizi de inatla, yıllar boyu ortaklaşmayı değil ayrışmayı tercih edenlerin peşinden sürüklenerek tüketmeyeceğiz.

Su akar yatağını bulur!

Yine, farklı Kürt siyasi grup ve etkili şahsiyetlerin özellikle Diyarbakır ve Van gibi illerde yoğunlaştığını göz önüne aldığımızda, çok az bir istisna hariç, düşünceleri HAK-PAR’a yakın, tıpkı HAK-PAR gibi programlarının merkezine Kürt sorununun çözümünü koyan bu kesimlerin grup/hizip bariyerlerini aşamadıklarını, seçimlerde HAK-PAR’a mesafeli durduklarını, oy vermediklerini, farklı tercihlere yöneldiklerini tespit edebiliriz.

HAK –PAR olarak şikâyet etmek yerine, bu alana yönelik yeni politikalar üretmemiz, Kürt siyasi çevrelerinin aralarındaki suni bariyerleri kaldırmaya, ortaklaşmaya yönelik çabalar içine girmemiz gerektiği ortadadır.

Evet, Neden? diye sorup, gereği için seferber olmalıyız…

HAK-PAR’ın 13 yıllık deneyimlerinin rehberliğinde hem Kürt çevreleri ile yakınlaşmaya hem de partimizi büyütmeye, halkla buluşturmaya daha büyük bir enerjiyle çabalamalıyız.

Kürt sorununun çözümüne yönelik, fikirleri, önerileri, mücadele biçimleri, çalışma prensipleri hitap ettikleri kitle aynı olmasına rağmen , sadece amblem ve yönetici kadroları farklı olan bu siyasi yapıların, birleşememelerini, ortak akıl oluşturamamalarını bir “gerçeklik” olarak alıp, bu durumu aşmanın yollarını bulmayı hedeflemeliyiz.

Ben kendi adıma var olan eksiklerimizi gidermek için samimi bir çaba içinde olacağımı ifade ediyorum.

Ve;

Yüzlerce HAK-PAR adayının, hiçbir hesap içine girmeksizin, vekil olma gibi bir şansları olmadığını bilerek, Türkiye’de ve Kürdistan’da dominant olan odakların yarattığı mahalle baskısını da aşarak; HAK-PAR’ın kamuoyu önüne çıkması için, Kürt halkının özgürlük mücadelesini esas alan politikalarının görünür olması için gösterdikleri fedakarlığa teşekkür ediyorum.

Yine, tüm parti yöneticilerimize üyelerimize, gönüldaşlarımıza,

Avrupa’da çocuklarının rızkını HAK-PAR ‘la paylaşarak seçim çalışmalarımıza katkı sunan arkadaşlarımıza, dostlarımıza, kardeş kurumlarımıza,

Çalışmalarımıza fiilen katılarak destek sunan tüm HAK-PAR dostlarına,

Eleştirileriyle güncel parti politikalarımızın oluşturulmasına katkı sunan aydınlarımıza teşekkür ediyoruz

Kuşkusuz en büyük teşekkürü, bize oy vererek cesaretlendiren, daha da güçlendiren ve sorumluluğumuzu arttıran seçmenlerimize sunuyoruz.

Son olarak, bir kez daha, Kürt halkının özgürlük mücadelesinin hemen her alanında ciddi katkıları olan, partimizin kuruluşunda, yönetiminde emeği olan ve uzun yıllar merkez yöneticisi, nihayet genel başkanlığımızı yapan, bize hep onurla-gururla yad edeceğimiz güzel anılar,başımızın üstünde şerefle taşıyacağımız büyük bir mücadele mirası bırakan, değerli yoldaşım Fehmi Demir’i özlemle anıyor, anısı önünde saygıyla eğiliyorum .

3 Kasım 2015

Arif Sevinç
HAKPAR
Genelbaşkan Yardımcısı

Print