2020-10-24
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Arif Sevinç
 
Kürt halkı artık savaş, çatışma, ölümler istemiyor
2015-12-14 22:23
Arif Sevinç
Sadece Kürt halkı değil, PKK camiasının “irademiz” dediği Öcalan’da 2015 Nevroz mektubunda PKK ‘nin yürüttüğü silahlı mücadeleyi sonlandırması gerektiğini belirtmişti.

PKK silahlı mücadeleyi terk etmek bir yana, şehirleri bile savaş alanına çevirmeyi hedefleyen bir strateji ortaya koydu. Daha çok İran, Suriye politikalarına paralel ve bir anlamda Öcalan’ın etkisizleşmesi anlamına da gelen bu politika ile Kürt yurtseverliğine kaynaklık eden kasabaları çatışmaların merkezleri haline getirdi. Kurulan barikatların, kazılan hendeklerin arkasındaki halk rehin durumda.

Gençler ölüyor, çocuklar bomba ve silah sesleriyle büyüyor. Halk perişan, esnaf perişan, yoksul halk evini barkını bırakıp bir kez daha göç ediyor.
Bu barikat ve hendekler aynı zamanda legal demokratik kanalları da tıkayan, HDP başta olmak üzere sivil siyaseti tıkayan, üzerinde vesayeti derinleştiren bir tehdittir.

Bu durumu “halk savaşı” olarak süslemek, yüceltmek barikat, hendek güzellemeleri yapmak yaşanan tahribata da ortak olmak, Kürt halkı ile alay etmek demektir.

Bu çatışmalar bir an önce sonlandırılmalıdır. Bu savaşı sürdürmenin hiçbir makul, kabul edilebilir yanı yoktur.

Kendi dışından yükselen seslere kulaklarını tıkayan PKK, gerçekten “müzakere” ve diyalog zeminine dönmek istiyorsa ona uygun bir tutumu, üslubu da ortaya koymalıdır…

Devlet ise zaten sömürgeci reflekslerle, “şark kurnazlığıyla” Kürt sorununu PKK’nin silah bırakmasına indirgemiş, Kürt sorununun çözümüne yönelik ortaya bir makul proje koymuş değil. Çözümlenemeyen sorunların her gün biraz daha ağırlaşarak toplumun geleceğini kararttığını görmemek için ya kör, ya da iflah olmaz bir Kürt düşmanı olmak gerek…

Kürt sorununu adil bir çözüme kavuşturmak yerine Kürtleri oyalama, en sonunda “Avrupa özerklik şartı”na fit etmek peşinde olan devlet bu yaşanan gerilimlerin, mağduriyetlerin birinci derecede sorumlusudur.
Çünkü hem Kürt sorununun çözümü için hem de PKK’nin silahlı mücadelesinin sonlandırılması için adım atması gereken, somut –makul projeler üretmesi gereken devlettir. PKKnin dağlarda, kırsalda yürüttüğü silahlı mücadelesi de, kentlerde barikat ve hendeklerle yürüttüğü çatışmalarda Kürt sorununun çözümlenememesinden kaynaklanan sonuçlardır. Devlet’in sorunları askeri yöntemlerle, silahla, sıkıyönetimlerle, sokağa çıkma yasakları uygulayarak çözemeyeceği anlaşıldığına göre, yapılması gereken ortaya sorunun çözümüne hizmet edecek somut bir proje konulmasıdır. Hükümet “çatışmayı PKK başlattı ve o savaş istiyor” diyor ve biz soruyoruz sizi PKK mi yönetiyor? Savaşmayın o zaman!

PKK ise “çatışmayı saray başlattı ve 0 savaş istiyor” diyor ve PKK ye soruyoruz sizi “Saray” mı yönetiyor? Savaşmayın o zaman!

Biz HAK-PAR olarak PKK nin öncelikli olarak şehirlerdeki silahlı güçlerini çekmesini, barikat ve hendek siyasetini terk etmesini ve nihayet barışçıl - demokratik mücadeleye yönelmek üzere silahlı mücadeleyi sonlandırmasını istiyoruz.

Yine HAK-PAR olarak Devletin ve Hükümetin öncelikli olarak diyalogu esas almasını, şiddet/bastırma politikalarını terk etmesini, sokağa çıkma yasaklarını kaldırmasını, Kürt sorununun çözümünü PKK parantezinden çıkarmasını, tüm Kürt tarafların katılacağı bir çözüm projesi ile sürece müdahale etmesini istiyoruz.

Arif Sevinç
HAK-PAR Genel Başkan Yardımcısı

Print