2019-10-22
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Murat Aksoy
 
Sayın Kılıçdaroğlu CHP statükocu; çünkü…
2013-05-11 17:38
Murat Aksoy
Parlamenter demokrasinin geçerli olduğu hiçbir ülkede ana muhalefet partisinin Türkiye"deki kadar gündemde olduğu, eleştirildiği görülmemiştir. Normal şartlarda iktidar icraatlarından dolayı eleştirilmesi gerekirken Türkiye"de tersi oluyor. AK Parti, her seçimde oyunu arttırarak iktidarını sürdürürken; ana muhalefet partisi CHP, sürekli parti içi gerilimlerle gündeme geliyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dün gazetecilerin yönetici ve yazarlarıyla bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantının basına açık bölümünde partisinin çözüm sürecine ilişkin görüşlerini paylaşıp, hazırladıkları bazı önerileri sundu. Toplantının sonuna doğru şu mealde bir soru sordu; "Bu kadar demokratik öneriyi sunan parti nasıl olur da statükocu olur?"

Kendisinin izni ile bunu açıklamaya çalışayım.

CHP"nin sunduğu önerileri tek başına ele aldığınız zaman her birinin demokratik, özgürlükçü olduklarına şüphe yok. Ama sorun bu önerilere analık eden zihniyette yani CHP"nin kendisinde. CHP"nin siyasal meşruiyetini aldığı zihniyet statükocu olduğu için demokratik, özgürlükçü öneriler kimse tarafından ikna edici bulunmuyor. "Partimiz süreçte daha aktif olsun" diyen bir parti yönetiminin önerilerini kim ne kadar ciddiye alır?

Siyasal meşruiyetini toplumdan değil devletten alan bir parti en demokratik ve özgürlükçü önerileri sunsa bile inandırıcı olamaz, olmuyor da.

Aslında Kılıçdaroğlu o soruyu sorarken kullandığı "statüko" kavramı, partisinin konumunu ortaya koymak açısından çok açıklayıcı.

Türkiye"de siyasi partileri konumlamakta "sol/sağ" kavramları açıklayıcı olmadıkları için başvurduğumuz ayrım "değişim/statüko"dur.

Siyasal meşruiyetini devlette arayan, önceliği devlete veren her siyasal parti bugünün Türkiyesi"nde statükocudur. Siyasal meşruiyeti toplumda arayan, toplumsal sorunları siyasetin konusu yapan partiler ise değişimcidir. AK Parti ile CHP arasındaki temel fark siyasi meşruiyet kaynaklarıdır. CHP bunun devlette, AK Parti ise toplumda arıyor.

Kılıçdaroğlu ile gündeme gelen "yeni" arayışı, CHP"nin siyasal meşruiyetini devletten topluma kaydırma girişimiydi. Ama ne yazık ki, mesafe kat edilebilmiş değil.

Bu açıdan CHP ya da bir başka kitle partisinin önerilerinin inandırıcı bulunup, ciddiye alınması ancak siyasal meşruiyetini topluma dayandırmasıyla mümkündür.

Kılıçdaroğlu"nun dün sunduğu önerilere parti içinde sesleri giderek daha yüksek çıkan ulusalcılar ne der?

İmzacılarının çoğunluğunun potansiyel CHP seçmeni olduğu "Barış için özgürlük" metnine imza atan CHP"lileri parti disiplinine, parti programına uymadıkları için eleştiren, basın toplantısı düzenleyen ulusalcılar var oldukça CHP"nin değişimci parti olması mümkün mü?

Toplumu referans almayan, meşruiyetini ondan almayan bir parti demokratikleşme, hak ve özgürlükler konusunda en iddialı önerileri de hazırlasa statükoculuktan kurtulamaz.

Sayın Kılıçdaroğlu, sunduğunuz önerilerin tümü özgürlükçüdür, tümü demokratiktir ama bunlar CHP"yi değişimci yapmaya yetmiyor.

Lütfen medyaya sorduğunuz şu soruyu kendi kendinize sorun; "Bunca demokratik, özgürlükçü önerimize rağmen neden bize statükocu diyorlar?"

Emin olun cevap; medyanın AK Parti"den çekinmesi ya da özgür olmamaları değil. Sorun bizatihi partinizin kendisinde.

Çözüm, partinize ve çevrenizi "yenilikçi" neşter vurmanızda.

---------------------------------------------------

Yeni Şafak-11 Mayıs


Print