2022-08-16
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Haluk Agrîn
 
Die Welt’teki anket
2011-12-09 13:10
Haluk Agrîn
Alman Die Welt gazetesinin bir süre önce başlattığı bir anketin sorusu şu idi: ‘Sollten die Kurden einen eigenen Staat bekommen?’’ (Sence Kürtler kendi devletlerini kurmalı mı?) Öteden beri Kürt sorunu “dış mihrakların bir kışkırtması” olarak göstermeye çalışanların Die Welt’e büyük bir tepki göstereceklerini tahmin ediyordum. Oysa bu kez medyada bazı ırkçı ve kemalist siteler dışında yaygara koparanların sayısı tahminimden daha azdı.

Milliyetçi ve Kemalist çevrelerin gösterdiği histerik tepkilere şaşırmamak gerekir, zira onlar bütün cumhuriyet tarihi boyunca Kürt sorunu salt dış mihrakların bir kışkırtması olarak göstererek Türk halkını manipule etmeye çalıştılar. Bunu belli bir yere kadar başardılar da. Ama günümüzde bu iddiayı hala geçerli bir akçe olarak kullanmaya çalışan söz ve güç sahipleri var olsalar da, artık gerçeğin özünü görmeye başlıyan daha geniş kitleler var karşlarında. Sorun içerde, o devlet eliyle yaratılmış! Sorunun nedenlerini dışarda aramanın komikliği artık sıradan vatandaşı da güldürüyor...

Türk demokrat ve aydın kesimi içinde de son zamanlarda (askeri vesayetin geriletilmesi ile) gerçeklerden yana tavır takınanların sayısında da bir artış gözlemleniyor. Bu ise sorunun çözümünü kolaylaştıracak önemli bir gelişmenin işaretidir.

Bölgenin en kadim halklarından olan Kürtlerin de her halk gibi, kendi ülkesinde onurluca ve özgürce yaşamak istemesiden daha doğal ne olabilir? Bunun Türklere hiç bir zararı yok ve olamaz da. Türk halkı giderek bu gerçeği daha iyi görüyor ve Kürtlerin haklı istemlerini hoşgörü ve anlayışla karşılıyor.

Devlet, özellikle doksanlı yıllardan itibaren, bu konuda bir siyaset değişikliğine yönelmeyi kaçınılmaz olarak görmeğe başladı. Her ne kadar rafa kaldırılmış gibi görünüyorsa da ‘’Kürt Açılımı’’ yapılmak zorundadır ve yapılacaktır. Neden?

-Çünkü bütün zorbalıklara, kırım ve katliamlara ve asimilasyona rağmen varlığını koruyan Kürtlerin sittin seneye kadar yok sayılması, ulusal haklarından men’ edilmesi mümkün olmadığı için! Bir sittin (80) sene geçti, ama bu halk hala dimdik ayaktadır!

-Çünkü Kürtleri eritip yok etme politikasını yavaş yavaş terk etmenin daha hayırlı ve sağlıklı olacağını görebilen ve artık gerçekçi çözüm yollarını seçmek isteyen siyasetçiler var Türkiye’de. Onlar da dünyamızın giderek ‘’küçüldüğünü’’ fark ediyorlar! Eski statükoyu çürümüş stunları üstünde tutmaya çalışmanın mümkün olmadığını anlamak için ‘’Arap Baharı’’na bakmak yeter.

-Çünkü içerde Kürtleri ez, haklarını gasp et, eritip yok etmeye çalış, sonra almana, ingilize, şuna buna ‘’işimize niye karışıyorsunuz’’ diye sitemde bulunmak ucuz bir siyasettir! Bit pazarında bile artık satılmıyor!
Print