2019-09-17
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Ali Bayramoğlu
 
Bir 'yüzleşme metni'…
2013-09-18 22:21
Ali Bayramoğlu
Hrant Dink davası nerede durdu ya da duruyor sorusu, bir başka soruyla yüzleşme, arınma, temizlik nerede durdu ve duruyor sorusuy-la eşdeğerdir.

Çünkü çıplak bir cinayetti bu.

Devletin tüm kurumlarının gözetimi altında işlenmiş bir cinayet.

Tekrara gerek yok.

MİT boyutu ortada kaldı…

Emniyet boyutu ortada kaldı…

Jandarma boyutu ortada kaldı…

Hüküm bireysel eylem olarak verildi. Yargıtay mahalle çetesi olması gerekir diye bozdu.

Ve dün yargılama yeniden başladı.

Aynı gün, yani dün ailenin, açıklaması yayınlandı.

"Biz artık yokuz" diyorlardı.

Not düşmek lazım:

"Dink ailesi olarak, bundan böyle, bizlerle alay eden devlet mekanizmalarının oyununa alet olmayacak ve cinayet davasının ye-niden görülmeye başlanan duruşmalarına katılmayacağız…"

"Cinayetten sonra savcılığa verdiğimiz ilk dilekçede, bugün Ergenekon üyesi olarak mahkûm edilen pek çok kişinin adını verip soruşturulmalarını istedik. Hiçbiri soruşturulmadı. Bu davanın hiçbir aşamasında etkili bir soruşturma yürütülmedi.

Şimdiye kadar defalarca mahkemelere girdik çıktık. Üzerimize gülündü, hakaret edildi, "Ya sev ya terk et" denildi. Ama en büyük alayı mahkeme, "Cinayette örgüt yoktur" diyerek etti. Son olarak Yargıtay"ın yerel mahkemenin kararını bozan hükmü, sinsice hazır-lanmış yeni bir oyunla, var olduğunu tespit ettiği örgütü birkaç milliyetçi gençle sınır- layarak bizlerle bir kez daha alay etti. Yetmezmiş gibi, Yargıtay"ın bu kararı sanki olumlu bir adımmış gibi yansıtılarak kamuoyu bir kez daha yanıltıldı…."

"Siyasi iktidar, kamuoyu önündeki türlü sözlerine ve vaatlerine karşın, bu iradeyi göstermekten ısrarla kaçındı. İrade göstermek bir yana, cinayette rol alan veya katilleri yücelten devlet görevlilerini terfi ettirdi, emniyet müdürü, müsteşar, vali, ombudsman olarak atadı; bazılarını da kendi bünyesine katarak, milletvekili, bakan yaptı…"

"Muhalefet partileri ise kâh 301. maddeye ilişkin tutumlarıyla, kâh ülkedeki milliyetçi-ulusalcı dalgalanmaları körüklemeleriyle, kâh tetikçileri yetiştirdikleri ocaklarıyla, zaten cinayet ikliminin başaktörle- riydi…"

"Biz artık bu müsamerede yokuz…"

"Ne bekliyorduk ki?

Bir tek bizim mi başımıza gelmişti? Daha önce ne olmuştu ki şimdi ne olacaktı? Ama olsundu. Belki bu kez farklı olurdu. Belki ön-ceki davalara, belki sonraki cinayetlere de bir faydası olurdu. Bir de biz deneyelim dedik. Denedik, olmadı. Acıda akraba oldukla-rımızın yanındaki yerimizi çoktan aldık…"

"Bütün bu yaşananlar içinde bizlere gelecek adına hâlâ umut veren tek şey, halkın çok geniş bir kesiminin bu cinayeti vicdanların-da mahkûm etmesi; ona yüreklerinde yer açması oldu. Bu dava sadece ailemizin değil, Türkiye"de demokrasiye inanan, ayrımcılığı ortadan kaldırmak isteyen, devletin şeffaflaşmasını arzu eden, yüzleşmeden ve barıştan yana herkesin davasıdır…"

İşte size bir "yüzleşme metni"…

Daha önceki cinayetler diyor Dink ailesi…

Faili meçhul cinayetler, perde arkası malum ama karanlık cinayetler…

Fethiye Çetin, davanın ve ailenin avukatı "Utanç Duyu- yorum" başlıklı kitabında Ergenekon dosyasına, Özel Harp Dairesi"ne işaret ediyor.

Ergenekon dosyası Susurluk"a, Susurluk faili meçhullere, faili meçhuller JİTEM"e, JİTEM devlete işarete ediyor.

Dink davası tüm bunlara ve onu koruma altına alan tüm siyasi aktörlere işaret ediyor.

Vicdan rahatlamadan yeni sayfa açılmaz.

Yüzleşme olmadan vicdan rahatlamaz.

İrade olmadan yüzleşme olmaz.

----------------------------------------------

Yeni Şafak-18 Eylül
Print