2019-11-19
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
C E M A L Î
 
ÖKÜZ İŞLERİ…
2016-07-03 22:28
C E M A L Î
Yeni bir şeker bayramı ve bu kez tam 9 gün süren…

İnsanlar bunu fırsat sayıp, arabalarına atlayıp yallah tatil yerlerine, ya da kendi memleketlerine…

Böyle yapmaları son derece doğal. Bulundukları kentte işle ev arasında gidip gelmekten bunalmışlardır. Biraz hava almak, denize girmek, ya da doğup büyüdükleri yerlerde hasret gidermek…

Üstelik İstanbul ve Ankara gibi her Allahın günü damarları tıkanan, trafik kaosu ve gürültü içinde bir kentte yaşıyorlarsa…

Ama o trafik kaosu tatilde de yakalarını bırakmaz ki. Hatta asıl olarak şu bayram tatillerinde doruğa çıkar, yollar tıkanır, kazalar rekor yapar, yollar mezbahaya döner.

Tatilin daha öncesinden başlayarak İstanbul ve çevresinde, Bolu yolunda, Çanakkale’de yaşananlar ortada.

Çünkü şehirler çok büyümüş, ama plansız büyümüştür. İyi bir kent planı olmadan, sağlam bir altyapı kurmadan; tarihi dokuyu, doğayı, yeşil alanları korumadan; park ve bahçe yaratmadan, olanları da yok ederek…

Plan yalnız her bir kente değil, tüm ülkeye gereklidir. Nüfusun belli metropollere yığılmasını önlemek için bölgeler ve kentler arasında dengeli gelişme olmalıdır. Bu da tüm ülkeyi kapsayan ve uzun dönemleri gözeten bir planlamayla olur.

Aynı zamanda, daha aileden ilkokul çağından başlayarak insanı eğitmekle olur.

Bir araba alıp ehliyet ayarlamakla iş bitmiyor. Kuralları bilmiyor ve onlara uymuyorsanız, dünyanın en iyi caddeleri ve otoyolları da işe yaramaz.

Lafı uzatmayayım. Bana bu yazıyı yazdıran asıl olarak Bolu Tüneli girişinde kaza yapıp ailesinden beş kişinin ölümüne yol açan Tır sürücüsüdür.

Aslında kaza demek doğru değil, düpedüz cinayet. Adam 9-10 kişilik ailesini, eşini, gencecik çocuklarını tıra doldurmuş güya İstanbul’dan Zonguldak’a tatile götürüyor. Dördü ön bölmede kendi yanında, beşi ise tiner yüklü arka bölümde…

Bolu tüneline girişte kontrolü kaybedip tünel duvarına çarpıyor, alev alan tiner ortalığı cehenneme çeviriyor ve arkadaki, 10-17 aşlarındaki beş çocuğu yanıp kül oluyor, öndekiler de yaralı…

Adamın uykusuz olduğu ve kaza sırasında uyukladığı söyleniyor…

Bu olayı televizyon haberlerinde dinledikçe öfkemden tekrar tekrar haykırdım: Öküz!..

Sen aileni tıra doldur, tinerin yanına yerleştir, üstelik uykusuz uykusuz sür!.. Böyle adama başka ne denir Allah aşkına?!

Aslında “öküz” demekle, doğaya uygun yaşayan, böyle saçmalıklar yapmayan zavallı hayvanlara haksızlık ediyoruz.

Adamın biri de, sanırım Mersin’de, ayrı yaşadığı ve tartıştığı karısını silahla vurmuş, sonra da başında durup “sakın ölme!” deyip ağlamış…

Böylesine ne denir Allah aşkına?

Bu memlekette böyle akıl almaz olaylar ve böyle adamlar (adam denirse tabi) öyle çok ki!..

Ne yapmalı bu durumda? Televizyon mu izlememeli, sokağa, yola mı çıkmamalı? Kulağımıza bez tıkayıp gözümüze perde mi germeli? Yoksa bu memleketten çekip gitmeli mi?..

Ama nereye? Herhalde Suriye’ye, Irak’a, Afganistan’a, Suudi Arabistan’a değil. Avrupa’ya desen, onlar da bizi artık istemiyor, bizden korkuyorlar. Belki Antartika’ya, pelikanların yanına, belki Kuzey kutbuna, beyaz ayıların diyarına…

Ama toprağı, suyu, atmosferi öylesine bozduk ki onların da hayat alanları kurumakta…

Ne yazık, şu akıllı denen insanların yaptığına bir bakın hele!

3 Temmuz 2016
Print