2019-04-23
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Alişan Çalışkan
 
HAK-PAR ve Sosyal medya
2016-12-02 17:54
Alişan Çalışkan
Bilgisayarlar, internet ve cep telefonları hayatımızın neredeyse en önemli parçası haline geldiler.

Bu araçlar sayesinde “Sosyal medya” denen iletişim ağları oluştu, çeşitlendi ve giderek daha çok kullanılır oldu. Yeni nesil açısından internet ve sosyal medya üzerinden iletişim vaz geçilmez en yaygın iletişim araçları durumunda…

Bu iletişim aracı sırları kaldıran, bilginin hızlı ve en ücra köşelere dek ulaşmasını sağlayan, asla bir araya gelemeyecek insanları tanıştıran, yakınlaştıran bir özelliğe sahip.

Hem yeni ve görece özgür, hem de insanların kendilerini ifade edebilecekleri ucuz ve kolay bir alan yaratmaktadır.

HAK-PAR açısından da sosyal medya çok önemli bir iletişim aracıdır.

Çünkü neredeyse tüm etkili medya araçları muhalif Kürtlere ve HAK-PAR’a kapalıdır.

Kendi kontrolümüzde TV-radyo, günlük gazete veya tirajı yüksek dergilerimiz yok.

Kamuoyuna görüş ve düşüncelerimizi birkaç internet sitesinin yanı sıra facebook ve Twitter gibi araçlar üzerinde ulaştırmaya çabalıyoruz.

Üye ve sempatizanlarımız arasında ki iletişimi, bu kanallardan da yararlanarak yürütüyoruz.

Kısacası bu alan bizim için ustaca, bilinçli bir şekilde, yüksek duyarlılıkla kullanılması gereken bir alandır.

Geçmişte, HAK-PAR’ın bu alanı iyi kullandığını söyleyebiliriz.

Parti ile ilgili yazılı metinler, açıklamalar, görsel malzemeler sürekli olarak dolaşıma sunuldu. Yaygın bir biçimde paylaşılarak, görüşlerimizin kamuoyuna ulaşması için yoğun bir çaba harcandı.

Parti teşkilatlarımızın olmadığı yerlere sosyal medya üzerinden ulaşabildik.

Haziran ve Kasım seçimlerinde 10’ar dakikalık TV propaganda konuşması dışında, birkaç “yerel” basın hariç hemen hiçbir yerde basında yer alamamış sadece sosyal medyada yer bulabilmiştik

Bu durum bile bize Kürdistan’ın, Türkiye’nin tüm kentlerinde yandaş sağladı, oy taşıdı.

HAK-PAR açısından sosyal medya tam anlamıyla bir nefes borusudur.

Bu alana; görüşlerimizin yaygınlaştırılması, dostlarımızın çoğaltılması için, teşkilatlanmamıza yardımcı olması için ciddiyetle yaklaşılmalıyız.

Sabırlı, soğukkanlı, yapıcı olmalıyız.

Ancak son zamanlarda sosyal medyadaki durum hiç de istendiği gibi değil.

Durum giderek kötüleşti. Kötüleşiyor.

Hatta zaman zaman partiye zarar verecek noktalara da ulaşıyor

Özellikle Facebook’u kullanan kimi parti yandaşı, üyesi, hatta yönetici pozisyonunda bulunan arkadaşlarımızın bu alanı Parti adına, Kürt halkının, Kürt hareketinin yararına kullanmak yerine tam bir polemik alanına çevirdiklerini üzülerek izliyoruz.

Karşılıklı sataşmalar ile başlayan tartışmalar; hakaret, küfür, aşağılama sözcükleri ile tam gaz sürüyor.

Sabah uyanır uyanmaz klavye başına geçip, akşama kadar birçok insanı kırarak, Partiden soğutarak, yalan yanlış bilgilerle donatarak karşı saflara iten bir HAK-PAR’lı önce kendisini gözden geçirmelidir.

Bu alanı böyle mi değerlendirmeliyim? Diye kendisine sormalıdır.

Siyaset yaparken ya mevcut üye yapımız ile yetineceğiz ki bu asla istenen bir durum olamaz, ya da bize karşı olan -bizim gibi düşünmeyen herkesi ikna edilmesi gerekli, HAK-PAR’a kazınılacak insanlar olarak göreceğiz.

Üslubumuzu, yaklaşımımızı bu hedefe göre düzenleyeceğiz.

Eğer kıracak, hakaret edecek, iteceksek neden “arkadaş” olma teklifine evet diyoruz?

Arkadaş listelerimizde çok sayıda HAK-PAR’lı olmayan var. Geçmişte HAK-PAR’lı olan, HAK-PAR’a destek veren ama bu gün şu ya da bu nedenle yollarını ayran insanlar var.

Bunlar bir şekilde bizleri, paylaşımlarımızı, tartışmalarımızı izliyorlar.

Bu paylaşım ve tartışmalarımızdan hareketle HAK-PAR hakkında fikir sahibi oluyorlar.

Zaman zaman bizim tartışmalarımıza katılıyor, bazen destek oluyor, beğenilerini iletiyorlar bazen de bize göre yanlış da olsa görüşlerini paylaşıyorlar.

Bu kişileri hakaret ederek, aşağılayarak HAK-PAR karşıtı duruma itmenin bir anlamı var mı?

Onun yerine, bu kişileri sabırla, kırmadan dökmeden ikna etmeyi seçsek, paylaşımlarımızla etkilemeye çalışsak daha yararlı olmaz mı?

Yine eski yol arkadaşlarımız arasında küçük bir grup bilmeden veya kimileri bilerek, isteyerek ortamı provake ediyor diye, bu kesimi tümden aynı sepete koyup karşıtlarımıza mı dönüştürmeliyiz?

Kişisel husumetlerini, kıskançlıklarını, beceriksizliklerini, turasızlıklarını görmeyen şahısların kendi aralarındaki kişisel sorunları örgütleri kalkan yaparak kullanmalarına pirim mi vermeliyiz?

Hasta, kişilik bozukluğu içindeki dengesiz birkaç kişinin paylaşımları ile başlattıkları tartışmalara dahil olup, çerçevesini onların belirlediği, bizleri çekmek istedikleri kirli alanlara dahil mi olmalıyız?

Partiyi, kadrolarımızı savunmak sanal alem küfürleri, sanal alem yumruklarıyla mı olmalı?

Bu sorular üzerinde ön yargısız kafa yormalıyız.

Bizler çok uzun zamandır siyasetle iç içeyiz.

Hayatın, her gün insanları nasıl değiştirdiğine, bir uçtan bir uca nasıl savurduğuna tanıklık ediyoruz. Bundan sonra da edeceğiz…

Çünkü her şey değişmekte, dönüşmektedir.

Geçmişte aynı heyecanla, aynı fikirler etrafında, aynı örgütsel yapı içinde birlikte uzun süre mücadele ettiğimiz arkadaşlarımızla şu ya da bu nedenle yolumuz ayrıldı. Karşıt hale geldik.

Yine geçmişte bize karşı olan, hatta zarar veren pek çok insanla da buluştuk, yol arkadaşı olduk.

Bu durum, bu karmaşa hep devam edecek. Karşıtlar bir arada var olacak ve bir birine dönüşecek.

Bize düşen bu devinim içinde sabırlı, ilkeli olmak, duygusal tepkilere yenilmeden, aklı önde tutmak olmalıdır.

Yapılması gereken öncelikle sizi çok rahatsız eden, art niyetli biri varsa onunla tartışmaya girip ilişkiyi rahatsız edecek bir üslupla; küfür ve hakaretlerle sürdürmek yerine, hemen ilişkiye nokta koymak olmalıdır.

Onu arkadaşlıktan atmak zor değildir.

Bu türden kişiler bilmelidirler ki tartışmaya dahil olduklarında, sınırı aştıklarında hemen yorumları silinecek ve arkadaşlıktan atılacak, yalnızlaşacaklardır.

Elbet seviyeli, gerçekten fikir tartışması kapsamındaki paylaşımlar, bilgilendirmeler yararlıdır.

Yapacak başka şeyi olmayanlar dedikodularla, boş gevezeliklere, uçkur muhabbeti ile vakit geçirmek isteyebilirler,

Yine kimileri okumak, araştırmak, bilgilenerek tutum takınmak yerine kendisine sunulan hazır şablonlarla, “paket” bilgilerle, sloganlarla hareket edebilir ve bizi de bu mindere çekmeye çabalayabilir.

Bu türden tuzaklara düşmemek gerek.

Onların belirlediği gündemleri reddetmek, kendi belirlediğimiz gündemler üzerinden sosyal medyayı değerlendirmek gerek.

HAK-PAR’a yönelik düşmanca tutumları, HAK-PAR kadrolarının itibarsızlaştırılması çabalarını sanal alem üzerinden yürüten bir avuç hasta ruhlu insanın çabalarını görmüyor değiliz.

Bunlar yıllardır alıştığımız karanlık, Kürt halkının özgürlük mücadelesini terörize eden, kendileri dışında herkese düşman kesimlerdir. Onlar ne yazıldığına, ne söylendiğine, verilen mesajın içeriğine bakmadan kendilerinden farklı düşünen herkese düşmanca yaklaşırlar.

Kendileriyle beraber olmaları halinde Kürt düşmanı, itle mitle kol kola girmekten, onları yüceltmekten geri durmuyor, hayatını Kürt halkının özgürlük mücadelesine vakfeden insanları ise sırf kendileri gibi düşünmüyor ve ya farklı bir politika öneriyor diye itibarsızlaştırmaya çabalıyorlar.

Bu çevrelerden gelen saldırılara bir de bizim çevreden dahil olanlar var.

Ne yazık ki bu insanlar daha çok 1-2 yıl öncesine kadar beraber yürüdüğümüz insanlar.

Maşallah bu “karşıtlık” sürecine o kadar hızlı adapte oldular ki hayret etmemek elde değil.

Bir yıl önce “kırmız çizgimizdir” dedikleri dahil, vicdansızca, ahlaksızca önüne gelene saldırıyorlar.

Bunu özgürlükçülük, sosyalistlik, milliyetçilik adına yapıyorlar(!)

Bir paylaşımın altına çoğu kez konuyla ilgili dahi olmayan düzeysizce bir şeyler yazıp gündemi değiştiriyor, bizim arkadaşlarımızı da bu düzeysiz yorum üzerinden tartışmaya sürüklüyorlar.

Bu tür kişilerle muhatap olmayın.

Onları arkadaşlıktan atın.

Seviyesice yorumlara müsaade etmeyin, silin.

Partimizin açıklamalarını paylaşın. Bu açıklamaların yaygın olarak ama seviyelice tartışılmasını sağlayın.

HAK-PAR açısından sosyal medyanın önemli olduğunu unutmayın.
Print