2018-11-17
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Metin Can
 
Son üç yazı ve demokrasi kültürü
2017-01-19 12:17
Metin Can
Genelde gecen yıldan beri ve bu yılın başlarından itibaren tartışıla gelen çoğu polemik,suçlama ve hakaretler içeren yazılar, bu medyatik gönderimler benim gibi nice insanı hem incitiyordu hemde üzüyordu. Bu olumsuz gelişmelere seyirci kalmakta bir yere kadar tahamül edilebilinir.

Söylemek istediklerimi son üç yazı ile sayın Burkay, Boyık ve Çolpan dile getirmişlerdir. Bu yazılardan itibaren bu gerilime noktayı koymak gerekiyor.

Bütün bu olumsuzluklar Ortadoğu, Kürdistan ve Türkiye deki ceryan eden toplumsal olaylar, buna bağlı olan problemlerin çözümsüzlüğü tamamıyla demokrasi kültürüne bağlı olmasada belirleyicidir.

Bunun yansıması bireye, birey de aileye, aileden topluma, toplumdan sıyasete ve dine varana kadar kendi etkisini gösteriyor. Düşünün bunun yansıması devletin kurumlarına ve eğitimine yasıdığını!

Son meclis kavgalarındaki ısırmalarla mı? yeni, çağdaş, evrensel insan değerlerini baz alan anayas hazırlıyabilsinler! Çift dedinmi ödü kopan yığınlarların üst yapısıyla mı? Şarjla çalışan çekingen aydın tabakasıyla mı? İnancın temel diregi olan vijdan (sız) dan yoksun olan dindarlarla mı?

Yani saymakla bitmez, kısacası bu kaosta cıkış yolunun kolay olmadığı ortada, ama alternatifi vardır olmak zorundadır yoksa tabiatına aykırı olur.
Birlikte yaşamanın ve çalşmanın temel normlarını belirliyen demokrasi kültürünün yansımasının belirtileri, mücadele içinde bireylerin birbirine davranışlarında tutun verilen emeklere saygıdan, tartışmalardaki objektıf tutumuna, toplumsal çıkarları bireysel ve örgütsel cıkarlarına heder etmemeye varana kadar degerler zincirin halkalardır.

Acı ama gerçek kendi deger yargılarına ve emegine sahip cıkamayanların, haklı davayı haksızlık yaparak mücadele edenlerin özgür olmaları bana mümkün görünmüyor, kazara ellerine güç geçtigi zamanda kendileri de haksızlık yapacaklardır etrafımız örneklerle doludur.

Sonuç olarak Kürt sorun toplumsal bır sorun olarak ortada, bunun hem iç hemde dış aktörleri mevcut,
Hak Par bu aktörlerden biridir bence önemli olan bütün zorluklara rağmen Partinin kendini eski söylem ve polemiklerden arındırarak daha planlı, kısa,orta ve uzun vadeli program ve projelerle, açık anlaşılır söylemlerle, Türk toplumuna da hitap eden anlayışla kesintisiz çalışılamsı gerekmektedir.

Bütün bunlar öyle uzakta gazel okumakla olmıyacak, her kesin kendi alanında yapması gerekenler olmalı, olmalıdır da. Önemli olan koordineli, bilinçli özveri ve vicdani sorumluluk taşıyarak hareket edilmeli yoksa kırk yıllık emek ortaklığını bir günde heder edebilecek tramatık bir o kadar da gülünç duruma düşmekte kurtulamayız, adına yola çıktığımız topluma karşı tarıh önünde sorumlu duruma düşeriz kanısındayım.

Print