2019-10-20
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Abdulmenaf Kıran
 
Romantik Kürt Siyaseti
2017-08-16 00:29
Abdulmenaf Kıran
Nikola Makyavelli; “Siyasi iktidar toplumdaki maddi ve manevi değerleri dağıtan erktir“der. Tomas Hobbes ise; “Devletler birbirlerine karşı kılıçlarını çekmiş gladyatörler gibidir ” der.

Yazının başına bu iki Realist Okulun kurucusunun veciz sözlerini koymam pek de romantizmle bağdaşmaz. Ne var ki konunun ehemmiyetini anlatmak bakımından da gerekli gördüm.

Siyaset olayı, hemen hemen devlet ile başlamış, devlet var olduğu sürece siyaset de olacaktır.

Siyasi tarihten öğrendiğimize göre bilinen ilk yerleşik devletler Yunan Polis devletleridir. Atina ve İsparta Polis devletleri bunların en çok bilinenleridir. Atina Polis’i kurulduktan sonra, o dönemin ileri gelen filozofları devleti ayakta tutmanın yollarını aramışlar. Bunun için çeşitli fikirler ileri sürülmüştür. Bir kısım filozof o zaman için devleti ayakta tutmanın yollarından birisinin din olduğunu ileri sürmüşler. Ve günün koşullarına göre de din oluşturmaya başlamışlar. O dönemde ise tek tanrılı dinler henüz yoktur.

Yine devleti ayakta tutmanın yollarından biri olarak da, kamusal erdem, ahlaki bir yükümlülük olarak yüksek kabul görmüştür. Özü, kişinin kamusal menfaatleri, kendi kişisel menfaatinden üstün tutmasıdır. Atina Polis Devleti yöneticileri de vatandaşlarında var olan kamusal erdem ve her vatandaşın kamu hizmetinde mutlaka yer alması ile övünürler.

Platon’un ünlü Devlet isimli kitabı da polis devletleri döneminde yazılmıştır. Platon yöneticilerin, filozof olmalarını, aile kurmamalarını ve özel mülk edinmemeleri gerektiğini savunmuş.

Aynı dönemlerde Çin’de Konfiçus’da devlet yöneticilerinin erdemli olmaları gerektiğini savunmuştur. Günümüzde de tüm uygar devletlerde rüşvet ve yolsuzlukla mücadele mevcuttur. Bizim de yasalarımıza göre rüşvet ve yolsuzluk suçtur. Ama hikmetine sual olunmaz, yürürlükteki bu yasalar etkili olamıyor. Yaygın kanaat o dur ki rüşvet ve yolsuzluk hiçbir zaman bitmiyor.

Özetlemek gerekirse siyaset güce dayanır ve rant alanları yaratır. Ekonomik kaynakları siyasi anlayışına göre dağıtır. Siyasetçiler de “bal tutan parmak yalar“ misali bu ranttan ziyadesiyle yararlanırlar. Günümüzde artık parmak yalamakla kalmıyorlar, petek petek de araklıyorlar.

Siyasetin güce dayandığını söyledik. İki türlü güç var; ‘Sert güç’ ve ‘yumuşak güç.’ Sert Güç askeri ve ekonomik gücü ifade eder. Yumuşak güç (Soft Pawer) Yükselen ortak değerleri. İnsan Hakları, Demokrasi, Hukukun Üstünlüğü, yumuşak gücün belli başlı değerleridir. Ama burada alan çok geniş…

Kürt siyaseti ne yazık ki bu parametrelere göre yürümüyor. Ne sert, ne de yumuşak güce göre şekillenmiyor. Kürt siyasetçileri de sahip oldukları imkan ve olanaklardan ziyade, romantik duygularla siyaset yapıyorlar.

Jan Jack Rousseau; “ Bir devleti ayakta tutmak için iki şey gerekir. Biri din, diğeri güçlü yurtseverlik duygusu” der. Samimi Kürt siyasetçileri kendi ülkülerine aşkla bağlıdırlar. Onlardaki güçlü yurtseverlik duygusu gerçekten Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı, Romeo ve Juliet aşkından da güçlüdür. Bağlandıkları siyasi dava ve amaçlar için gözlerini kırpmadan canlarını verirler. Aşk bu; uğruna ölünmedikten sonra, aşk olmaz. Bu konuda ne güncel, ne de gelecekte kişisel bir menfaat beklentileri de yoktur. Tabii ki Kürt siyasetçilerinden de platonik aşkla siyaset yapanlar, güncel ve müstakbel çıkarlar için siyaset yapanlar da vardır.

Boşuna aşkın gözü kördür, denilmemiştir. Neticede yoğun duygusallıktan dolayı rasyonaliteden uzaktır. Yüksek düzeyde fedakarlık var; ama semeresi bazen hiç yoktur. Tıpkı karşılıksız aşklar gibi.

Oysa siyasetin özü çıkara dayalıdır. Elbette ki kast ettiğim kişisel çıkar değil. Kişisel çıkarlar kamusal çıkarların önüne konulunca, genelde kamusal çıkarlara zarar veriyor. Ulusal çıkarların siyaseti belirlemesi gerekiyor.

Ulusal çıkarlar yere ve zamana göre sürekli değişim gösterebiliyor. Siyasette katı, değişmez ilke ve prensiplerle başarıyı elde etmek mümkün değildir. Günün koşullarına göre değişen taktiklerle başarıya gidilecektir. Romantik duygulardan ziyade rasyonel tutumlarla, realpolitiğe uygun hareket etmek gerekiyor.

Kürt siyasetinin başarısızlığın en büyük sırrı bunda yatmaktadır. Elbette ki duygusal bağların siyasette yeri var; ama real politiğe aykırı duygusallıklar siyasette başarıdan ziyade başarısızlık getiriyor.

Bugün Kürt siyasetinin bölük pörçük olmasının temelinde yatan da ulusal çıkarlar değil, duygusal tutumlardır.13.08.2017


Print