2017-12-12
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Yılmaz Çamlıbel
 
Kerkuk dilê Kurdistenê ye
2017-10-18 12:13
Yılmaz Çamlıbel
İnsanların yöneten-yönetilen biçiminde iki barçaya bölünmesiyle ve modern sınıfların ortaya çıkmasıyla birlikte, insan ilişkileri karmaşık bir yumak haline geldi. Bu nedenle insanlık alemi binlerce yıldan beridir, sayısız çelişkiler içinde debelenip duruyor. İnsanlar karşıya geliyorlar, birbirleriyle çatışıyorlar ve savaşıyorlar. Bu çelişkiler ve savaşlar, halen de devam ediyor.

İnsanlar arasında yaşanan bu sayısız sürtüşme, didişme ve savaşlar sürecinde, insan ilişkileri de ciddi değişim ve dönüşümlere uğradı. Yeni ideolojiler, mücadele ve yönetim anlayışları ortaya çıktı.

Daha mutlu, daha adil, daha eşitlikçi, daha paylaşımcı bir düzen kurmak için kitlelere önderlik yapan ve bu nedenlerle tarihe damga vuran önderler de ortaya çıktı.

Bu insanların mücadele sürecinde söyledikleri bazı sözler ve sloganlar da, onlar gibi tarihe mal oldu. Bu söz ve sloganların bir bölümü, günümüzde bile hala kullanılmaktadır.

Birkaç kelimeden oluşan bu küçücük cümleler, daha adil, daha mutlu, daha huzurlu bir dünya için, insanları düşündürüyor, etkiliyor, harekete geçiriyor ve mücadele alanlarına yönlendiriyor.

Lenin’in önderliğinde Rusya’da yürütülen Ekim Devrimi mücadelesi, büyük bir tırmanışa geçmişti. Ne var ki komünist yönetim anlayışı, henüz ülkenin her yerine ulaşmamıştı. Tam bu aşamada Lenin’in söylediği üç kelimelik bir cümle, ülkede bir bomba gibi patladı. Kurulu düzenin değişmesini isteyen insanlar ayağa kalktı. Lenin, şöyle bağırıyordu “Bütün İktidar Sovyetlere”

Bu üç kelimelik söz üzerine, emekçiler, aydınlar, ilerici, devrimci, sosyalist insanlar ayağa kalktı. Ülke genelinde Sovyet Komünist Partisi’nin örgütlenme çalışmaları hızlandı. Sonuçta Çarlık Rusyası yıkıldı. 1917 Ekim Devrimi gerçekleşti.

1917 Ekim devrimi, tüm dünya emekçilerini, ilerici, devrimci ve demokrat unsurlarını harekete geçirdi. Dünya genelinde büyük bir toplumsal, sosyal ve sınıfsal bir uyanış başladı. İnsanalar sağ ve sol kulvarda karşı karşıya geldiler. Ama en büyük mücadele İspanya’da yaşandı. Tabir caizse, dünyanın sağcılarıyla solcuları, faşistleriyle anti faşistleri burada karşı karşıya geldiler.

İspanya’da kıran kırana bir mücadele başladı. Doleres İbarruri adındakı İspanyo Komünist Partisi yöneticisi olan kadın militan, çıktığı kürside kitlelere şöyle sesleniyordu. “No Pasaran, No Pasaran” Yani “Faşizme Geçit Yok” diye bağırıyordu.

Kısa bir şüre içinde bu iki kelimelik İspanyolca slogan, dünya geneline yayıldı. Çeşitli halklara mensup milyonlarca insan bir ağızdan “No Pasaran” diye bağırıyorlardı.

Yani iki kelimeden oluşan bu İspanyolca cümle, dünya devrimci güçlerini yan yana getirdi, el ele tutuşmalarını sağladı. Dünya genelinde bir antifaşist cephenin oluşmasına neden oldu. Birbirini görmeyen milyonlarca insanı tek yürek tek beden haline getirdiler. Bu inanılmaz bir şeydi.

Bence, Molla Mustafa Barzani’nin söylediği “Kerkuk dilê Kurdistanê ye.” Sloganı Kürt ulusal güçlerini mücadele alanına sürebilecek niteliktedir. Ben, bu sloganın böyle bir işlev görebileceğine inanıyorum.

Bu slogan, farklı siyasi anlayış, farklı din ve mezhepten olan milyonlarca Kürdü, ulusal birlik kurmaya yönlendirebilir. Geniş halk kitlelerinin ulusal ve toplumsal kurtuluşa katılmaya özendirebilir. Siyasetçilerimiz arasında var olan yanlışları törpüliyebilir. Halkımızın kaderini tayin etmek konusundaki istem ve özlemlerini güçlendirebelir.

Ben böyle bir şansımızın olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle, anayurdunda özgürce ve gönlünce yaşamak isteyen tüm Kürtleri ele ele tutusmaya davet ediyorum. Geçtiğimiz bu zor sürçte daha güçlü bir şekilde, hep beraber “Kerkuk Dilê Kurdıstanê ye” diye bağıralım.


Print