2017-12-12
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Amberin Zaman
 
Yolsuzluk Cumhuriyeti
2017-11-11 12:15
Amberin Zaman
Trump iktidara geldi geleli ABD’nin siyasi skandallarının ucu Türkiye’deki iktidara dokunur oldu.

Türkiye, Washington’da sadece hak ihlalleri ve otoriterlikle değil artan dozda yolsuzluklarla da anılır halde.

Bunun en çarpıcı örneklerinden biri bugün The Wall Street Journal’ın aktardığı ‘scoop’ yani atlatma haberdi. The Journal’ın bildirdiğine göre FBI tarafından Rusya ile şaibeli ilişkileri soruşturulan Trump’ın eski ulusal güvenlik danışmanı Michael Flynn, Aralık 2016’da New York’un lüks ’21 Club’ isimli restoranında bazı Türk yetkililerle bir araya gelip 15 milyon dolar karşılığında Fethullah Gülen’in kaçırılıp İmralı’ya ‘paketlenmesini’ masaya yatırmış. Yani Trump başkanlığa seçildikten sonra.

İddialar toplantıya katılmamış kişilerce öne sürülmüş, dolayısıyla henüz doğruluk derecesi bilinmiyor. Ancak geri planına bakıldığında gerçek olması şaşırtıcı olmaz. Flynn, Eylül 2016’da skandalın Türk kahramanı işadamı Ekim Alptekin’in aracılığıyla Enerji Bakanı Berat Albayrak ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’yla yine New York’ta bir araya gelmişti.

Toplantıda hazır bulunan eski CIA direktörü James Woolsey’nin ifadesine göre, o vakit de Gülen’in kaçırılması senaryoları tartışılmıştı. Aynı günlerde Alptekin, Gülen aleyhinde lobi yapması için Flynn’in danışma firmasına kaynağı halen tartışma konusu olan 600 bin dolar ödemişti.

Hürriyet’in aktardığına göre soruşturma kapsamında ABD’de büyük jüri önünde ifadeye vermeye çağrılan Alptekin, Türk Amerikan İş Konseyi başkanlığını bu ay içerisinde bırakacak.

Bu arada Alptekin’in Trump ile birlikte emlak ticareti yapan ve Rusya’da enerji ve madencilik konusunda faaliyetleri bulunan Rus işadamı Dmitri Zaikin ile ilişkisi olduğu iddialara farklı bir boyut kazandırdı.

ABD merkezli araştırma gazetecilik sitesi ProPublica’nın iddiasına göre, Zaikin Türkiye, Arnavutluk ve Makedonya’daki iktidar partilerine danışmanlık hizmeti veriyor. Alptekin, Zaikin’in tanımadığını öne sürdü.

Fortune Türkiye’ye göre Alptekin, 25 Eylül 2010 dan beri Arnavutluk Cumhuriyeti’nin Sakarya fahri konsolosluğunu sürdürüyor. Arnavutluk, Transparency International’ın 2016 da yaptığı yolsuzluk sıralamasında 176 ülke arasında 83’üncü sırada yer aldı. Türkiye is 73’üncü sırada…

Gülen’in kaçırılmasıyla ilgili iddialar, ‘Cennet Belgeleri’ diye bilinen ve Başbakan Binali Yıldırım’ın oğulları ve Berat ve Serhat Albayrak’ın da aralarında bulunduğu birçok ünlünün vergi yüklerini azaltmak için servetlerini başta Malta olmak üzere ‘off shore’ hesaplarına nasıl yatırdıklarını ifşa eden milyonlarca dosyanın basınla paylaşılmasından birkaç gün sonra ortaya atıldı.

Bundan önce ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eniştesi Ziya İlgen ve Azeri iş adamı Mübariz Mansimov arasındaki 25 milyon dolar değerindeki gemi alışverişleri ve kurdukları şirketlerle ilgili iddialar Avrupalı Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu’nun ‘Malta Files’ projesi kapsamında gündeme gelmişti.

Birkaç muhalif gazete ve haber sitesi hariç Türk medyası bu haberler karşısında üç maymunu oynamaya devam ediyor. Aynı tavrın New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesinde 27 Kasım’da sürecek olan Rıza Sarraf ve Halk Bankası yöneticisi Hakan Atilla duruşmasında da sürdürülmesi beklenebilir.

Hele ki Sarraf’ın federal mahkemeyle anlaşıp Erdoğan’ın ifadesiyle ‘itirafçı’ olduğu iddiaları doğru çıkarsa ve neleri itiraf ettiği ABD basınına sızarsa…

Türkiye’de yolsuzluk yeni bir şey değil. Ne de halkın yolsuzluk karşısındaki umarsızlığı…

Ve nasıl ki 12 Eylül komutanlarından Tahsin Şahinkaya’nın F-16 ihalesinden 23 milyon dolar rüşvet aldığı iddiaları güzelce gömüldüyse, Türkiye’de cereyan eden neredeyse her büyük yolsuzluk dosyası aynı şekilde halının altına süpürüldü…

Türkiye’de yolsuzluk yüzünden iktidardan düşen herhangi bir lidere rastlanmadı. Erdoğan ve AKP’nin bu altın kurala istisna teşkil edeceğine dair herhangi bir emare yok. Tam tersi bu iddialarının tümünün aslında ABD, İsrail ve Türkiye’nin diğer düşmanlarının ördüğü ‘büyük komplo’nun parçası olduğunu iktidarını sadık kalemlerinden duymaya devam edeceğiz.

Bu arada Osman Kavala gibi masumlar, komplonun sahiciliğini tescillemek üzere akıl dışı iftiralarla içeri tıkılmaya devam edecek. Peki nereye kadar?

Eskiden bu sorunun cevabı en son 2002 seçimlerinde görüldüğü üzere oldukça netti: Milletin cebine vurana kadar.

Ancak ‘Yeni Türkiye’nin yeni kuralları dahilinde seçimle gelenin seçimle gideceği artık hiç de malum değil.

------------------------------------------------

Diken-11 Kasım 2017


Print