2020-07-15
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Fehim Taştekin
 
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2018-01-08 16:36
Fehim Taştekin
Şah’ın kötülükleri, ardıllarının günahlarını artık silemeyecek kadar sünger özelliğini yitirdi. Muhalifler cezaevleri ile ilgili iddiaları sürekli gündeme taşıyor ve bunlar ‘düşman propagandası’ olarak geçiştiriliyor. İnfazlar, idamlar, işkence vakıaları, siyasi tutuklular vs. Hepsi devrimi koruma adına!

‘İran nereye gidiyor’ başlıklı son yazımı bir öngörüyle bağlamıştım: “Gösteriler çığırından çıkartılmazsa statükoya karşı Hasan Ruhani’nin elini güçlendirebilir. Tersi olursa sistemi dönüştürmeye yönelik çabaların üzerinde ilave bir balyoza dönüşür. Fakat değişim baskısı ötelense de yok edilemez.”

Talepleri haklı olmakla birlikte göstericilerin lidersiz, programsız ve uyumsuz olduğunu not edip rejimin kendi kartlarını henüz oynamadığını belirtmiştim.

Bu kartlar ‘İslam düşmanlarının komplosu’ savına sarılmak, geniş kitleleri rejim için seferber etmek, Pasdaran (Devrim Muhafızları) ve Besic’in gücünü göstermek. Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin öfkeye hak veren tutumuna karşın dini liderlik ve güvenlik şemsiyesi kestirme yolu seçti.
Göstericilerin şiddete yönelmesi, Piranşehr, Dehloran, Kazvin ve Necefabad’da çok sayıda güvenlik görevlisinin öldürülmesi, karakol ve bankaların kundaklanması, Furkan adlı örgütün petrol boru hattını bombalaması, Mazandaran’da birkaç köyde Şiilere ait türbelerin yakılması, ABD ve İsrail’in kışkırtıcı desteği rejimin aradığı gerekçeleri sundu.

Mutlaka bazı dersler çıkarıldı. Gösterileri tetikleyen ekonomik problemlere çözüm bulunması çağrısı dün Tahran’da Ahmet Hatemi’nin okuduğu Cuma hutbesine de yansıdı.

Fakat öfkenin kaynağını sadece ekonomik sıkıntılara indirgemek, dış güçleri suçlamak, rejimin kas gücünü göstermek ve ‘aldatılmış ya da yolunu şaşırmış’ göstericilerin karşına kitleleri çıkarmak, rejimin yüzünü bir kez daha kurtarsa da olup bitenler düzen açısından sevimsiz bir sürü gerçeğe de ışık tuttu:

– ‘Velayet-i Fakih’ fikrine dayalı din adamlarını yönetimde üstün bir yere getiren ve sistemi kontrol etme imkânı veren modele itirazlar meydanlara da yansıdı. Gösterilerin çapı küçümsense de bu çok radikal bir meydan okuma olduğu gerçeğini değiştirmez.

– Reformcu cepheye açılmış siyaset alanı artık tatmin ya da teskin etmiyor. Halkın iradesinin tecelli edebildiği alan sınırlı: Top ‘makbul’ reformcu ile muhafazakâr kaleler arasında gidip geliyor. Meşru muhalefet alanının büyüklüğünü tayin eden Anayasayı Koruyucular Konseyi gibi sistemin süzgeçleri. ‘Onaylanmış’ reformcular farklı kesimlerin değişim umuduydu. Bu umut insanları sandığa bağlıyordu. Sandığa ilgi de sistemin meşruiyet eşiğiydi. Son gösterilere damgasını vuran sloganlar reformcularla ilgili ciddi bir hayal kırıklığını açığa vurdu.

İnsanlar reformcuları iş başına getiriyor ama temel meselelerde bir değişiklik yaşanmıyor. Artık bu insanlar için reformcular sistemi tamamlayan madalyonun öteki yüzü.

2009’da düzen, Pasdaran ve Besic ile gösterileri bastırıp liderlerini hapse atarak ya da ev hapsine alarak kendini sağlama aldı. Hasan Ruhani’nin üst üste iki seçim zaferi bastırılmış kesimlerin sisteme yanıtıydı. Fakat tersinden Ruhani aynı zamanda sistemin kendi çözümüydü. Sistem bu şekilde badireleri atlattığını düşünse de esasen reformcu alternatifi işlevsizleştirmeye yani kendi çözümünü tüketmeye başladı. Eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi’den sonra Ruhani de değişim beklentisine yanıt veremedi. Haliyle sıradaki dalgalar dana sert rüzgârlarla şişecek gelecek demektir.

– 2009’da Yeşil Hareket’in nüvesini oluşturan reformcu kesimlerin gösterilere katılmaması Ruhani’nin cumhurbaşkanlığı koltuğunda olması, bakanlıkları ellerinde tutmaları, mecliste etkin olmaları ve son zamanlarda baskıların azalacağına dair sinyallere bağlanabilir. Mesela son zamanlarda başörtüsü takma zorunluluğu epeyce gevşetildi. Başörtülü olmayanları da kuşatacak ulusal birlik ve bütünlüğün önemine dair mesajlar verildi. Geçen ay Tahran polisi başı açık kadınların artık tutuklanmayacağını duyurdu. Milli Güvenlik Kurulu Sekreteri Ali Şamhani ev hapsindeki reformcu liderlerle ilgili koşulların hafifletileceğini açıkladı. Reformcuların pasifliği, Yeşil Hareket içindeki radikal unsurların inisiyatif almasına yol açtı.

----------------------------------------------

Gazete Duvar-6 Ocak 2018
Print