2019-12-11
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Abdulmenaf Kıran
 
Kartpostal Hayat – 2 Diasporadaki HAK-PAR
2018-04-08 13:02
Abdulmenaf Kıran
Yurt dışındaki davetten sonra, vize işlemlerimi tamamlayıp, Hamburg Newroz kutlamasından bir gece önce, gecenin geç saatlerinde Hamburg’a vardım. Kirve beni karşılayıp eve götürdü. Gecenin ilerlemesine rağmen, ertesi gün yapılacak Newroz etkinliği üzerinde kısa bir aydınlatma bilgisini benimle paylaştı.

Ertesi gün Almanya saati ile saat 11.00 sıralarında Newroz etkinliğinin yapılacağı salona gittik. Görevli arkadaşlardan başka hiç kimse gelmemişti. Salon, kocaman bir salondu. Ben ülkedeki etkinliklerimize olan katılımı gözeterek, neden bu denli büyük bir salon, diye sordum. Kirve; “ tasa etmeyin, bu salon dolup taşacak.” dedi. Doğrusu bana pek inandırıcı gelmemişti. Çünkü salon en az bin kişilik bir salondu.

Beni huzurdaki arkadaşlarla teker teker tanıştırdı. Almanya’daki tüm Newroz programlarına katılacağımı arkadaşlara açıkladı. Görevli arkadaşlar arı gibi çalışıyordular. Bir yandan salon süsleniyor, öte yandan satış için teşhir edilecek kitap vs ve malzemeler için tezgah hazırlanıyordu. Güvenlik için iş bölümü yapılmış, hatta NEWROZ"a katılanların yiyecek ve içecekleri için ayrı bir köşe hazırlanıyordu. Saat 14.00.ten sonra salon yavaş yavaş dolmaya başladı. Saat 15.00 itibarıyla salon neredeyse tamamen doldu. Kirve haklıydı, gerçekten de o koca salon dolmuştu. Program planlandığı gibi saat 15.00’de başladı.

Programın Kürtçe sunuculuğunu Mehmet ÜNLÜDERE, Almancasını Gülbin AKSOY yaptı. Anımsadığım kadarıyla İran KDP, Irak KDP temsilcileri, PAK Parti Meclisi Üyesi Mehmet Ali, Yazar Eskeré BOYIK, Alman Sosyal Demokrat Partisinde siyaset yapan Aysel ÖZKAN yine İnternet Radyoculuğunu yapan Zeynep CAGER ve ismini bilmediğim pek çok kişi benim de oturduğum masadalardı. Ben konukların bir kısmını tanımıyordum.

Program akışı konuşmalar, arada müzik, tekrar konuşma sonra yeni sanatçı şeklindeydi. Yine Mehmet arada şiirler de okuyordu. Belirli bir sıra içinde konukların bir kısmı sahneye konuşmaya davet edildi. Genelde Kürtlerin birliği temenni edildi ve ağırlıkla Afrin konuşuldu.

Gecenin baş sanatçısı Şıvan PERWER’di. Bana da HAK-PAR’ı temsilen konuşma imkanı sağlanacağını söylemişlerdi. Ben de bu sırada neyi nasıl konuşacağımı kafamda canlandırmaya çalışıyordum. Fakat program epey ilerlemesine rağmen adım anons edilmedi. Kirveyi gördüm. Kendisine ben konuşmayacak mıydım, diye sordum. Kirve “ sana Şıvan’dan hemen önce söz sırası verilecek “dedi. Demek ki arkadaşlar Şıvan için heyecan doruğa ulaşırken benim sahneye çıkıp konuşmamı, böylece insanların daha çok ilgiyle beni dinleyeceklerini, düşünmüşler.

Ben daha Türkiye de iken, konuşmalarım için, kendime bir sıralama belirlemiştim. Önce selam, arkasında güncel siyasi gelişmeler, sonra HAK-PAR’ı anlatıp, Kürt Siyasetçilerinin birbirine eleştirileri ve teşekkür ile konuşmamı bitirmeyi not almıştım. Notumu defalarca hayalimde canlandırdım. Konuşmanın tamamını Kürtçe yapmayı da içimde kararlaştırmıştım. Fakat bu denli kalabalığa karşı akıcı ve salondakilerin ilgisini çekecek şekilde nasıl hitap edebilirim, heyecanımı nasıl kontrol edebilirim, düşüncesinden de kendimi alamıyordum.

Beklenen an geldi. Sahneye davet edildim. Heyecanlıydım. Kafamda canlandırdığım plana da genelde bağlı kalarak, biraz da spontane hitabımı yaptım. Kürtçe konuştum. Selamlaşmadan sonra, Güney Referandumu, referandum sonrası gelişmeleri ve Afrin konusundaki partimiz görüşlerini paylaştım. Sözü Kürt siyasetinin bölünmüşlüğüne getirdim. Bu arada Kürt siyasetçilerinin birbirlerini eleştirirken daha dikkatli bir üslupla hareket edip, bir birlerini kırmamaları konusunu da işledim. Kurtuluşun anahtarının birlik ve birlikte iş yapma becerimizden geçtiğini de belirttikten sonra, Partim adına bize sağlanan bu imkandan dolayı KOMKAR ve KOMCIWAN’a teşekkür ederek, sahneden ayrıldım.

Doğrusu konuşma esnasında içinde bulunduğum heyecan nedeniyle ne kadar düzgün ve hangi konuları işlediğimi tam olarak hatırlamıyordum. Fakat sahne dönüşünde, protokol masasındaki arkadaşların bana artan ilgisini görünce, çok kötü bir konuşma olmadığına kanaat getirdim.

Ertesi günü konuşma videosunu Kirveyle birlikte kahvaltı esnasında dinledik. Kirve ve yenge konuşmamı beğendiklerini belirttiler. Eh, bence de fena olmamıştı. Kirvem hallerimi aynen böyle yaz diye Kirveye takıldım. Bu halleri aynen yazacağımı söyledim. 07.04.2018

Av.Abdulmenaf KIRAN
HAK-PAR Gnl.Bşk.Yrd.
Print