2019-10-16
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Abdulmenaf Kıran
 
Kartpostal Hayat -3
2018-04-11 23:29
Abdulmenaf Kıran
(Şıvan Perwer ile tanışma)

Hamburg Newrozundan önce Şıvan Perwer’i gıyabında biliyordum. Müziğini dinlemeyen Kürt hemen hemen yoktur. Sahne sırası Şıvan’a geldiğinde, salon çalkalanmaya başladı. Şıvan’nın hayranları onunla fotoğraf çekmek, ona yaklaşmak, dokunmak için izdiham yaratıyorlardı. Salon görevlisi arkadaşlarımız Şıvan’nın kazasız belasız sahneye çıkmasını sağlamak için, sanatçı hazırlanma odası ile sahne arasında adeta etten duvar oluşturarak, insan koridoru içinde sahneye gelmesini sağladılar. Bu kez de hayranları sahne önünde balık istifi gibi saf tutmaya başlayıp, bir yandan da kimisi yakından fotoğrafını çekmeye çalışıyor, kimisi ise Telefonlarıyla selfi yapıyordu. Şıvan rica ile teskin edici konuşarak, sahne önünün açılmasını hayranlarından istedi. Uzun dil dökme ve yakarmadan sonra, neyse ki hayranlar sahne önünden masalarına çekildiler.

Şıvan gerçekten sesi ve sazıyla içeridekileri adeta büyüledi.

O gün arkadaşlar beni Zeynep Cager ile de tanıştırdılar. Daha program başlamadan önce arka masalardan birinde genel olarak siyaset ve özel olarak HAK-PAR üzerinde epey bir sohbet ettik. Benden bir de canlı yayın programına katılmamı istedi. Ben de memnuniyetle kabul ettim.

Newroz programından sonra arkadaşlar bir lokanta ayarlamışlardı. İçinden Şıvan, Zeynep Cager ve benimde bulunduğum yirmi civarında kişi, lokantaya gittik. Lokantanın ikinci katı bize tahsis edilmişti. Zeynep Cager yemek öncesi yan tarafta Şıvan ve benimle canlı yayın söyleşisi yaptı.

Söyleşide, bana genelde Kürt siyaseti, Kerkük, Afrin ve Demokratik Kürt siyasetinde birlik konusunda HAK-PAR’ın görüş ve yaklaşımı soruldu. Özetle cevaplarım;

- Siyaset stratejiye dayanır, strateji de genelde güvenlik esaslıdır. Güvenlik kavramı çok geniştir. Can, mal, sağlık, çevre, ekonomi, altyapı, özgürlük, eğitim vs. Çok geniş bir kavramdır. Siyaset kurumu kendi halkının güvenliğini tehlikeye koyduğu an stratejik hataya düşmüştür.

- Yine siyaset aynı zamanda yapabilme kabiliyetidir. Güçtür, olanaktır. İki tür güç var. Biri sert güçtür, Askeri ve ekonomik kapasiteye dayanır, diğeri yumuşak güç dediğimiz yükselen ortak değerler ve demokratik örgütlenme kapasitesine dayanır. Kürtler Orta Doğuda Araplardan sonra en büyük nüfusa sahip halktır. İttifakları olursa kesinlikle haklarına kavuşabilirler.

- Kerkük binlerce Peşmerge kanı ile DAİŞ’e karşı korunmuş ve Kürdistan Bölgesel Hükümeti yönetimindeydi. Kürt siyaseti bölük pürçük ve birbirine düşmanca tutum içinde olduğu için Kerkük Haşdi Şabi milislerine teslim edildi. Kürt siyaseti birlikte iş yapma becerisi gösteremiyor. Siyasi parti çıkarları bir halkın çıkarlarının önüne konuluyor. Eğer Güney Kürt Güçleri birlikte hareket etseydi bu sonuç doğmazdı.

- Türkiye Cumhuriyeti oluşacak bir Kürt devletini kendi güvenliği için risk olarak görüyor. Afrine müdahalesini bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Güney Kürdistan Referandumundan sonra Türkiye devleti derhal İran ve Irak hükümetleri ile ittifak kurdu. Kürdistan Yerel hükümeti ile olan ilişkilerini asgariye indirdi. Sınırda ortak tatbikatlarla gözdağı verdi. Hava sahasını kapattı. Sınır kapılarında geçişleri daha sıkı kurallara bağladı. Daha da ileri giderek “ bir gece ansızın gelebiliriz “ deyip, açıkça askeri müdahale yapabileceği tehdidini yüksek sesle dillendirdi. Güneydekiler terörist değildi. Güney Kürdistan Federe devleti Irak Anayasasına göre kurulmuştur. Meşrutiyetin temel kaynakları, hukuk, etik, din ve gelenek, görenek ile ana nelerdir. Hukuku hukuk yapan halkın iradesidir. %93 halk iradesini hukuk dışı saymak evrensel hukuka sığmaz. Mesele sadece terör meselesi değil, mesele Türkiye’nin yanlış olan güvenlik endişesidir. Zira Türkiye’nin nüfusunun üçte biri Kürttür. Komşu küçük bir Kürt Devleti Türkiye’ye güvenlik riski yaratmayacağı gibi, tam tersine güvenlik sağlar.

- Demokratik Kürt siyasi partileri dediğimiz tüm partilerin fikir ve düşünceleri benzerdir. Hemen hemen farklı düşünce ve yaklaşım yoktur. Bu parti ve parti inisiyatiflerinin tamamı HAK-PAR’dan sonra kuruldu. HAK-PAR zaten bir birlik projesi olarak kuruldu. Halen aynı program ve aynı tüzükle siyaset yapmaktadır. Pek çoğu partimizden ayrılan şahıslar tarafından kurulan partilerdir. Ortada ayrılmayı gerektirir ideolojik ve politik hiçbir gerekçe yoktu. Bu kadar bölük pürçük olmanın halkımızın haklı davasına hiçbir katkısı yoktur. Sadece Demokratik Kürt siyasetini zayıflatıp işlevsiz hale getirmeye yarıyor. Zaten egemen güçler de bunu istiyor. HAK-PAR’dan ayrılmakla bilerek ya da bilmeyerek egemen güçlerin dümenine su taşınmıştır.

Öte yandan halkımızın siyasi enerjisi boşa gitmekte, ekonomik imkanları da boşu boşuna heba edilmektedir. Biz demokratik siyasi partilerin tamamı bir il veya ilçede tek bir örgütü işlevsel hale getirecek imkana sahip değilken 6-7 örgüt kurmaya çalışmışız. Tek bir büro ya da bina hepimizin siyasi faaliyeti için fazlasıyla yeterli iken 6-7 büro yada parti binasına kira ödüyoruz. Kimse kusura bakmasın Demokratik siyaset adına bu mazlum ve yoksul halkın enerjisini ve ekonomik imkanlarını heba etmek siyaset değildir. HAK-PAR bu gün alternatif olamaya en yakın partidir. Seçime girme yeterliliğimizi sağlamak için gereken Örgütlemenin %75’ine ulaşmışız. Her yurtseverin görevi bu amaca ulaşmamız için destek sunmak ve fedakarlık yapmaktır. HAK-PAR’da işleyen bir demokrasi vardır ve HAK-PAR’ın kapısı her yurtsevere açıktır, şeklinde cevaplar verdim.

Şıvan, cevaplarını Kürtçe sundu. Uzun detaylı açıklamalar yaptı. Özetle Kürtler Devletsiz oldukları için, himayesiz ve güvensizlik içindeler. Değer de bulmuyorlar. Söz gelimi devleti olan bir sanatçının temsil bileti 100-200 avroya satılırken, benim biletler 15-20 Avroya bile satılamıyor. Siyasetin sanat üzerinde de etkisi vardır doğru siyaset hepimiz için gereklidir….. şeklinde cevaplar verdi. 11.04.2018

Av. Abdulmenaf KIRAN
HAK-PAR Gnl.Bşk.Yrd.
Print