2018-11-14
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Heval Yılmaz Temel
 
Yapboz Tahtası Türk Eğitim Sistemi
2018-08-18 13:22
Heval Yılmaz Temel
Türkiye’de sürekli olarak değiştirilen,bir türlü düzene girmeyen eğitim sisteminin, öğrenciler açısından yarattığı tahribat gün geçtikçe artıyor.

AKP’nin 16 yıllık iktidar döneminde sürekli olarak değiştirilen eğitim sisteminin hiçbir versiyonunda; bilimin gerekliliği, toplumsal ihtiyaçlar, demokratik gereklilik gözetilmemiştir. Özellikle de İmam Hatiplerin zorunlu kılınması, yapılan değişikliklerin ideolojik olduğu izlenimini veriyor. Tabiri caiz ise ülkedeki eğitim sisteminin ‘’Sırtı kambur, ayağı topaldır’’. Uluslar arası Öğrenci Değerlendirme Proğramı ( PISA ) verilerine göre uluslar arası matematik ve fen bilimleri sınav sonuçları, okuryazar yüzdesi ve mezuniyet oranları değerlendirilen 40 ülke arasından Türkiye 34. sırada bulunuyor. Bu sonuçların da gösterdiği üzere eğitim açısından bir hayli geride kalmış bir ülkedir Türkiye.

Peki bu sorunun temel kaynağı nedir?

Bu soru karşısında aklımıza Albert Einstein’ın ‘’Aslında herkes dâhidir ancak bir balığı ağaca tırmanma becerisine göre değerlendirirsen, balık bir ömür boyu aptal olduğuna inanacaktır’’ sözü akıllarımıza geliyor. Ülkedeki eğitim sisteminin temel sebebinin bu olduğunu düşünüyoruz. Bireyin ilgi, beceri ve yetenekleriyle uyumlu bir eğitim-öğrenim sisteminin olmaması başarısızlığa yol açıyor.

Sistem yoksul öğrencileri eğitim dışına iterken, ekonomik olanakları iyi olanları paralı özel okullara yönlendiriyor.

Son yapılan YKS sınavında da iç açıcı sonuçlar yok. İş olanakları sunmayan alanlara hâlâ öğrenciler alınırken, ülkenin ihtiyacı olan bölümler desteklenmiyor. Hele ki öğrencilerin hayatlarının ikişer saatlik sınavlara bağlanması başlı başına problemin ana kaynağı.

Verili duruma özellikle Kuzey Kürdistan’da yıllardan beri süregelen savaş ve çatışma ortamını, gençlerin uyuşturucu madde kullanımını ve bölgedeki işsizlik probleminden kaynaklanan maddi olanaksızlıkları, örgün eğitimin Kürt diliyle de yapılmıyor oluşunu eklersek Kürt çocuklarının eğitime erişiminin daha da alt sıralarda seyrettiği olgusunu karşımıza çıkarıyor. Bir yandan militarist örgütlerin eğitime yönelik bakışı diğer yandan devletin gençlerin bütününü eğitim sistemi kapsamına alma kapasitesinden yoksunluğu gençlerin ve çocukların eğitim alanından uzaklaşmasına sebebiyet veriyor.

Tüm bu olanaksızlık ve problemler bir tarafa zamanında Kürt diline yönelik yapılan açılımlar kapsamında değerlendirilen Kürt Dili ve Edebiyatı Lisans ve Lisansüstü bölümleri genel ihtiyaca bir çare olamıyor. 20 milyondan fazla Kürt nüfusuna karşılık açılan bu üç beş bölüm son derece yetersiz kalıyor. Bölümlerden mezun olanların atanamayışı, lisansüstü derecesinin gençlere bilim kapılarını aralamayışı bu bölümlere olan ilginin de azalmasına neden oluyor.

16 yıllık süregelen ve bu konuyla ilgili birkaç somut örnekten başka ciddi bir adım atmayan iktidara çağırımızdır ; Ana dilde eğitim tüm milletlere hak olduğu gibi Kürt halkına da ana sütü gibi hak ve helaldir. Başta Kürtçenin anaokulundan üniversiteye kadar parasız-şartsız ders olarak verilmesi gerektiğini söylüyor ve bu hakkın tesisini talep ediyoruz.

HAK-PAR Parti Meclisi Üyesi
Merkezi Gençlik Komisyonu Başkanı
Heval Yılmaz TEMEL

Print