2018-12-17
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Metin Can
 
Yabancı olmanın çilesi
2018-11-29 10:00
Metin Can
Bazen içinden nereye kadar bee, bağırası gelir insanın, yeter bee, edi bese, gittiğin her yerde yabancısın veya ötekisin.

İnsanın zaten bu dünyada geçici olması, doğuşu ve ölümü arasında kendini ve çevresini anlıyana kadar, çoğu zaman geç kalınıyor bile, nerede, kim olduğunu ve olacağını belirliyenler zaten insanın kendisine, doğasına yabancılaştırmalarla eğitiyorlar. Yerli yabancısıdır, milli duygulardır, inançlardır, sınıflandırmalardır, idolojilerdir, mal mülklerdir, biz onlardır, hevaldir, kirvedir, alt üstlerdir, sağ soldur, iyidir kötüdür, dürüsttür, alçaktır, adam gibi adamdır, aman beş para etmezdir vs, vs.

O ve bu olmadan yaşamanın tadını alan insan sayısını bazen merak ederim. Yani olduğu gibi görünmek, kendisi ile barışık olmak, human merkezli dialog yolunu komunikasyon olarak seçmek, emeği ve özverisi ile geçinenler var ya... kainatın yabancısı olmanın anlamsızlığını bir nebze de olsa manalandırıyor kanısındayım.

Kalıcı olan, insanlığın yaşam kalitesine, refahına, sağlığına ve birlikte ahek içinde yaşamasına katkı sunanların emekleridir. Doğa dengeli insan refahı dünyanın bir çok yerinde hayat bulmuşsa bu tarihsel süreç içinde bedel ödiyen kişilerin mücadelesi sayesinde olagelmiştir.

İnsanlığın nankörlügüne rağmen de bu aydınlanmanın yanlızlığı ve çoğunluğun yabancısı olunacaktır.

Yanlızlığın ve yabancılığın birbiri ile akrabalığı varmıdır diye düşünürüm, çünkü çoğu zaman birlikte yaşadığın ailenin veya içinde olduğun çevrenin ve birlikte hareket ettiğin insanların yabancısı olabiliyorsun. Nedendir bilmiyorum ama hep olmasa da çoğu zaman etrafımızdakileri kendimize benzetmeyi veya bizim gibi düşünmelerini isteriz, bu bana çok tuhaf gelir!
Eşler arası kavgaların temel kaynağı biraz da bu nedenden kaynaklandığı kanısındayım, bunun yansıması hayatın her alanından da etkisini göstermektedir. Politik kavgaların baş kaynağını da bu toplumsal mühendislik yatmaktadır. Başarısız da sayılmazlar yoksa insanın kendi cinsine bu kadar yabancılaşması ve zülmü olabilir mi?

Yine de yanlızlık veya yabancı olmak fena sayılmaz, çoğunluğun yanlışı içinde olmaktansa, yanlızlığın doğruluğu tercihimdir.

Bence her türlü ayrımcılığın karşısında olabilmek insanın yaşam biçimi ve ütopyası olmalı ki, ortak paydalarımız çoğalabilsin, bilince dayalı dayanışmalarımız süreklilik hatına girebilsin.

Yoksa yabancının da yabancısı olur gideriz bir yerlere, ama nereye ? Onu ben bilmiyorum.
Bilen varsa...
Print