2019-10-20
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Necati Bayram
 
BUGÜN 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ
2019-03-08 15:58
Necati Bayram
Bilim insanları; 100 yılı aşkın insanlık tarihinde çok kısa bir dönem (11000 yıl) ataerkil olarak yaşamakta olduğumuzu söylemekteler. İnsanlık tarihinde “Anaerkil” yaşamda kadının ve erkeğin eşit olduğunu vurguluyorlar. Özellikle Avcı/ Toplayıcı zamanlarda kadın ve erkeğin eşit olduğu, Kadının doğurganlığı ve çocuk bakımı yönünden avantajları nedeniyle topluluk ta da baskın olduğu tespit edilmiştir. Yine avcı toplayıcı yaşam döneminde Kadınlar; topluluğun barınma, beslenme ihtiyaçlarının karşılanmasında erkeklerden daha aktif olduğu, %80’ni kadınlarca sağlandığı araştırmacılar tarafından vurgulanıyor.Kadın ve erkek vahşi hayvanlara karşı birlikte mücadele ediyor, büyük av partilerinde güçlerini birleştirerek avlanıyorlar. Stressiz sorunsuz mutlu yaşamlarına devam etmekte olduklarına ilişkin tespitler mevcuttur. Araştırmalara göre Anaerkil dönemde savaşların olmadığı insanların rahat ve uzlaşmacı olduğu dolayısıyla diğer kabile ve topluluklarla ilişkilerin, topluluklar arası üye geçişlerinin olduğu bir dönem olarak tarif ediliyor.

Ataerkil dönemle birlikte kadınlar için mutlu stressiz dönemleri sona eriyor. Eşitlik ortadan kalkıyor. Baskı, şiddet had safhada ve kadınlar mal/meta olarak görülmeye başlıyor. Yaşamın her alanında, sistem ve erkek egemen toplum tarafından barbarca eziliyor.

Bununla birlikte hak talebi için erkek egemen topluma ve sisteme karşı mücadele başlıyor.

8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin Newyork kentinde dokuma işçileri daha iyi çalışma koşulları talebi ile bir tekstil fabrikasında greve başlar ve Polisin işçilere saldırısını önlemek için işçilerin fabrikaya kilitlemesi sonrasında çıkan yangında kurulan barikatlar nedeni ile kaçamamaları sonucu 129 kadın işçi can verir.

Bu olay sonrasında kadınların hak ve eşitlik mücadelesi güçlenir ve uluslararası boyut kazanır.

26-27 Ağustos 1910 yılında Danimarkada yapılan Uluslararası Sosyalist Kadınlar konferansında ClaraZetkin’in önerisi ile 8 Mart (Women’sDay) Dünya kadınlar günü olarak anılması oy birliği ile kabul edilir.

Kadın mücadelesi hem erkeğe, hem de onun varlığını sürekli ezen sisteme karşı olmuştur.

Ataerkil ve sömürgeci kültürün oluşturduğu baskıcı, inkârcı ve hasta davranış biçimi sonucu gücün cinsiyete bakmaksızın, yönetimde kadın veya erkek olsun cinsiyet farkı gözetmeden düzen devam ediyor. İktidara gelen kadın yöneticiler sonrasındada kadınların kesintisiz ezildiğinipratik uygulamalarla ispatlamışlar.

Konu tarihsel süreç bakımından incelendiğinde, yaşadığımız çağın karnesi hiç parlak değil. Sokak ortasında kurşunlanan kadınlar, kaçırılıp cariye diye satılan kadınlar, dövülen, sömürülen her türlü baskı şiddet ve tacize maruz kalan yine kadınlar. Özellikle yaşadığımız coğrafyada şiddet sınırlarını aşmıştoplumsal cinnetyaşanıyor.

Ortadoğu’da nüfusu 40 milyon nüfusuyla statüsüz, devletsiz yaşayan Kürt kadınları bu baskı ve şiddetten 2 kat pay alıyor.

Birincisi 40 milyonluk bir halka mensup kadınlar olarak dili, kültürü ve ulus olmaktan ulusal talepleri nedeni ile baskı görüyor. İkincisi ise cinsiyetinden kaynaklı baskıları yoğun olarak yaşıyor.

Kadınlar, bu güne kadar haklı ve meşru talepleri için binlerce şehit vermelerine rağmen, gelinen nokta hiç te iç açıcı değildir.

Kadınlar açısından var olan böyle bir kötü iklime rağmen, kesintisiz hak talebi mücadelesinin devam etmeleri zorunludur. Kadınların eşitlik temelinde elde edecekleri haklarının toplumsal iklimi de olumlu etkileyeceğinden kuşkum yoktur. Kendini insan olarak niteleyen tüm erkekler, kadınların haklı ve meşru mücadelesine destek olup katkı sunmaları insani bir görevdir.

Kadınların haklı ve meşru taliplerini destekliyor, en yakın zamanda taleplerini elde etmelerini diliyorum.

Dünya kadınlar gününüz kutlu olsun.

HAK-PAR Başkanlık Kurulu Üyesi
NECATİ BAYRAM

Print