2019-10-20
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Mehmet TIRAŞ
 
BU SORUNLARI PARMAK SALLAYARAK ÇÖZEMEZSİNİZ
2019-05-29 00:43
Mehmet TIRAŞ
Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kendine muhalif olan toplumun her kesimine ve kanat önderlerine parmak sallamaya devam ediyor.
Bir taraf olan bertaraf olur sözünü sık sık hatırlatıyor.
Şimdi de bundan nasibini TÜSİAD yöneticileri aldı.
TÜSİAD’ın 15 Mayıs 2019 Tarihinde Erdoğan’a yönelik demokratik önerilerini kısaca hatırlatalım:
“YSK’nın İstanbul seçiminin yenilenmesi demokrasiye olan güveni sarstığını,acil olarak yargının bağımsızlığı,hukukunüstünlüğü,insanhakları,akademiközgürlükler,liyakat ve ifade özgürlüğü ve ekonominin demokrasi ile düzeleceği çağrısı” yapmasıydı.
Erdoğan bu eleştiriyi ve öneriyi getiren TÜSİAD yöneticilerine bunun hesabını sormasını ben bilirim, diye karşılık verdi.
Türkiye 24 Haziran 2018 Tarihinde yapılan genel seçimlerinden sonra parlamenter sistemden, Cumhurbaşkanlığına Bağlı Hükümet modeline geçerken;demokrasinin kuvvetler ayrılığından kuvvetler birliğine de geçmiş oldu.
Yargı talimatla karar vermeye başladı; bunun son örneği muhalefetin adayı İstanbul Büyük şehir Belediye başkanlığını kazanmış olan Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasını elinden alan, seçimlerin yenilenmesine karar veren, YSK’nın kararının hukuki değil siyasi olduğu tartışmasız bir vakadır.
Mevcut Yargıtay Başkanı Yargıya olan güvensizliğin, yüzde 70’lerde olduğunu açıklamıştı bir konuşmasında; Yargıtay Başkanının konuşmasını YSK’da tescillemiş oldu.
Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet modeli bir yıl içinde parti devletine dönüştü.
Bütün ekonomik ve demokratik göstergelerde bir yıl içinde buğday başağı gibi aşağıya doğru eğildi.
Son bir yılda vatandaş geçmiş yılını mumla arar hale geldi..
Erdoğan 24 Haziran seçimlerinde vatandaşa şöyle diyordu:”Bu kardeşinizi seçin dolarla,faizle nasıl baş edilirmiş görün” diye söz vermişti.
Birazdan aşağıya sıralayacağımız devletin verdiği rakamlar dudak uçuklatır durumda.
İşte Ekonomik tablo:
2002 yılının Mayıs ayında 1 dolar 1 TL 38 Kuruş idi.
*Haziran 2018 Tarihinde bir dolar 4.68 TL iken şimdi 6 TL’nin üzerinde seyrediyor.
*Son Bir yılda TL Dolar karşısında yüzde 25 değer kaybetti.
*Son bir yılda işsizlik son on yılın rekorunu kırdı,TÜİK’in verilerine göre yüzde 15’çıktı ve 4 milyon 776 bin kişi işsiz gözüküyor..
*Son bir yılda özel sektörden atılan işçi sayısı bir milyon 300 bin.
*Meslek örgütlerinin ve işçi sendikalarının açıklamaları ise işsiz sayısının 8 milyon olduğu doğrultuda.
*Genç nüfus arasında ise işsizlik başka bir rekora koşuyor her 3 gençten biri işsiz.
*Enflasyon yüzde 20’ler de seyrediyor.
*2002 yılında toplumun yüzde bir kesimi milli gelirin yüzde 39’nu alırken;2018 yılında aynı kesim Milli gelirin yüzde 54’ünü alıyor.
*20 Milyon insan açlık sınırında yaşarken,50 milyon insan ise yoksullukla boğuşuyor.
*Akp’nin 16 yıllık iktidarında 22 bin işçi cinayet ekonomisini kurbanı olurken;Türkiye’de her gün 5 işçi iş kazasında ölürken, 7 işçi de sakat kalarak iş göremez duruma düşüyor.
*2002 yılında Türkiye Tarımda dünyada kendi kendine yeten 7 ülkeden biri iken;şimdi 135 ülkeden tarım ürünleri ve canlı hayvan ithal ediyor.
*Yılda AB’liği üyesi ülkelerinden ve ABD’den gelen 50-60 Milyar dolar yabancı sermaye geliyordu, şimdi gelmez oldu.
*Yabancı sermayenin bıçakla keser gibi kesilmesi ekonomik krizi de tetikledi..
Parası tatlı kendisi düşmanımız olan yabancıyı şimdi ülkeye çekmek için, damat Bakanımız AB ve ABD’de kapı kapı dolaşıyor adeta yalvarırcasına..
*Dış borç 450 milyar doları bulmuş durumda.
Eğitim durumu ise bambaşka bir rezalet durumda..
*Akp’nin 17 yıllık iktidarında 8 bakan değişti 16 defa da müfredat..Nerede ise her bakan harika diyerek bir eğitim sistemi açıkladı,yerine gelen bakan ise sil baştan yenisini ilan etti, o da tutmadı, başka bir eğitim sistemine geçti, tam bir yaz boz tahtasına döndü eğitimin durumu.
*Eğitimin böylesi bir açmaza girmesinin nedeni Erdoğan’ın “bizim neslimiz bozdular dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz” zihniyetinin sonucudur.
*İmam-Hatip okullarına ağırlık vererek din referanslı eğitimi öne almasının getirdiği sonuçlar; OECD’nin yaptığı araştırmalarda 76 ülke arasında, Türkiye’nin eğitimde sıralamada ki yeri 41’ci.
Basın özgürlüğünün yerini istisnalar hariç tam bir tetikçiliğe dönüştü.
*Uluslararası Basın özgürlüğü sırlamasında 180 ülke arsında Türkiye 157’ci sırada.
*2019 yılının Nisan ayı itibarı Türkiye’de 162 gazeteci cezaevlerinde tutuklu durumda.
*İktidara muhalif olan gazetecilere sistematik olarak fiziki saldırılar yapılıyor.
Türkiye’nin Hukuk ve demokrasi fotoğrafı ise tam bir Orta Doğu ülkesini yansıtıyor.
*Türkiye’nin uluslararası Hukuk devleti sıralaması 126 ülke arasında 109’cu durumda.
Yukarıda sırladığımız ekonomik ve özgürlükler toplumun ortak sorunları ve ivedi çözümler beklerken;Muktedir bu sorunları çözeceği yerde bunları gündeme getirenlere parmak sallıyor.
YSK’nın İstanbul Büyük Şehir belediye başkanlık seçimini yenileme kararı tartışmasız, Saray talimatlı bir karar olduğunu; Akp’den milletvekilliği yapmış Erdoğan’ın basın danışmaları yazıp çiziyorlar.
Erdoğan muhalefeti rejim karşıtı görüyor.
YSK’nın kararından sonra demokratik kamuoyunda; Erdoğan seçimle geldi ama, seçimle gitmeyeceğinin işaretleri olarak yorumlanıyor haksız da değiller.
Dileriz Erdoğan parmak sallamayı bırakır, hukuka döner ve sandıktan çıkan sonuca da katlanır.
.-------------------------------------------------------------
Marmara Yerel Haber-28-5-2019
Print