2019-07-19
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Arif Sevinç
 
Güçlü bir seçenek inşa etmek
2019-07-13 20:50
Arif Sevinç
Siyasi partiler iki yılda bir olağan genel kongrelerini toplar.

İki yıl süresince görevlere seçilenler, sorumluluk üstlenenler, program ve kongre kararları çerçevesinde yaptıkları çalışmaları içeren faaliyet raporlarını ve parti kaynaklarını nasıl kullandıklarını içeren mali raporlarını delegelere ve parti kamuoyunun bilgisine sunar. Tartışmaya açar.

Eleştiriler, özeleştiriler, öneriler sonunda, raporlar kongrenin onayına sunulur. Geleceğe yönelik karar tasarıları tartışılır ve nihayet partinin öncelikleri, yeni yol haritası belirlenir ve gelecek 2 yılını yönetecek yeni yöneticileri seçilir.

Hak ve Özgürlükler Partisi de 8. kez kongresini topluyor.

14 Temmuz 2019 tarihinde gerçekleşecek olan Parti Meclisi toplantısında HAK-PAR’ın 8.kongresi planlanacak.

Kuruluşundan bu yana, tüm olumsuz koşullara rağmen, düzenli olarak kongresini toplayabilmesi, 7 olağan, 1 olağanüstü kongreyi geride bırakarak 8.kez kongreye gitmesi HAK-PAR’ın istikrarlı, direngen bir yapısı olduğunun, kurumlaşma yönünde epeyce mesafe aldığının göstergesidir.

Ancak HAK-PAR henüz memnunluk verici bir yerde değil. Daha yapılacak pek çok şeyin olduğu ortada…

Kurumsal yapısını yetkinleştirme, örgütsel ağını büyütme, seçimlere parti olarak katılma hakkını yeniden kazanma ve kitleselleşme acil hedefler olarak durmakta.

Bir parti ancak bunları başararak programsal hedefleri doğrultusunda gündem oluşturabilir.

Aksi halde başkalarının yarattığı gündemlerin peşinden sürüklenmekten kurtulamaz, giderek küçülen, iç sorunları ile cebelleşen ve nihayet siyaset sahnesinden silinen bir parti haline gelir.

HAK-PAR kurumsal yapısını yetkinleştirebilir, örgütsel ağını büyütebilir ve seçimlere parti olarak katılma hakkını yeniden kazanabilir.

Bu potansiyele sahip.

Bunları başarması halinde kitleselleşmesi için önemli bir bariyeri de aşmış olacaktır.

Halkımızın hak ve özgürlük taleplerini kararlıca savunan, istikrarlı, sosyalist, milliyetçi, muhafazakar, demokrat kadroların, farklı kesimlerden yurtseverlerin birlikte siyaset üretebileceği demokratik, barışçıl bir çizgide politika yapan HAK-PAR’ın güçlü bir seçenek haline gelmesi için koşullar her zamankinden daha iyi.

Çünkü sömürgeci rejimin, Kürt yurtsever hareketinin gelişmesinin önünü tıkamak için yarattığı ve halkımıza umut olarak sunduğu, Kürtlerin önemli bir kesimini bloke etmede epeyce mesafe alan sahte, karanlık yapı giderek kan kaybediyor.

Bu yapının artık Türkiye’deki odaklarının iç iktidar çekişmelerinin basit bir aparatına dönüştüğü, ülkemizin diğer parçalarında ise sömürgeci güçlerin birer taşeronu durumuna geldiği daha da belirginleşiyor.

Kürtlerin önemli bir kesimini bloke eden diğer aktör AKP’de giderek güç kaybediyor. Son yerel seçimler bu durumun açık kanıtı. Üstelik AKP de küçülme, parçalanma yani Anavatan Partisi’nin akıbetine doğru gidişin işaretleri görülmekte.

Her şeyden önemlisi bu iki yapı da kitlelerin umudu olmaktan çıkıyor.
Başta yurtsever kadrolar olmak üzere genel olarak Kürt kitlesinin ciddi bir seçenek arayışı içinde olduğunu görmek mümkün.

Ne yazık ki ortada güçlü, güven veren yurtsever bir seçenek olmadığı için tüm eleştirilerine rağmen her kes “kendi yanlış”ının yanında durmayı sürdürüyor.

Kürt yurtsever kadroları bu koşullara halkımızın talepleri ve menfaatleri adına müdahale edebilmelidir.

Mevcut dağınıklık durumundan bir an önce çıkmanın, toparlanmanın yolu bulunmalıdır.

Her zaman küçük, etkisiz ancak çok büyük iddialar taşıyan gruplaşmalar, tabelalı pazarlık mekanlarında patinaj yapanlar, tek kişiden oluşan “partiler”, üç kişiden oluşan “inisiyatifler, elini taşın altına koymak yerine, alanda olanlara akıl vermekle yetinen “bağımsız” bireyler olacak.
Bu duruma takılmanın, hayıflanmanın yararı yok.

Onca olumsuz deneyime rağmen, toparlanarak etkili bir yurtsever kurumlaşmaya gitmek yerine, daha çok parçalanmaya yol açacak tutumlara pirim vermeden ve kendi önceliklerini tespit ederek, kendi gündemi ile meşgul olmak çok daha akıllıca olacaktır.

Kürt yurtseverlerin önceliği güçlü bir seçeneği adım adım inşa etmektir.
Halka güven verecek güçlü yurtsever bir seçenek yaratmak için HAK-PAR’a da HAK-PAR dışında kalan yurtsever kesimlere de, kadrolara da önemli sorumluluklar düşmektedir.

Kürtler barışçıl demokratik mücadeleyi esas alan, hak ve özgürlük taleplerini kararlıca savunan tutarlı, istikrarlı, güçlü bir seçenek ararken, koşullar da her zamankinden daha elverişli hale gelirken buna cevap olmak, bir araya gelmek için gerekli adımları atmak ıskalanmamalıdır.

HAK-PAR 8.Kongre süreci bu açıdan değerlendirilmesinde yarar vardır.
Print