2019-12-12
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Necla Çamlibel
 
Vefa
2019-11-13 23:17
Necla Çamlibel
Bundan böyle şartlarım ve gücüm oranında yazılarımda, unutulmaya yüz tutulmuş kimi sözcükleri ve kavramları, bu sözcüklerin günlük yaşamda kullanış şeklimizle ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Bu yazımda vefa sözcüğün anlamını hatırlatmak isterim.

Bu kelimenin sözlük anlamına bakalım: Vefa: sevgi, dostluk bağlılığı, sevgiyi sürdürme, sevgi bağlılığını devam ettirebilmektir.

Bir başka anlamı: Sözünde duran, dostluğu sürdüren. Yetişme, yetme, ödeme.

Vefalı biriyle karşılaşmak her iyi insanın hoşuna gider. Her birimiz kendi hayatımızda vefalı, bir anne, baba, çocuk, evelat, akraba, dost,yoldaş, komşu...bulduğumuzda içimiz ne çok mutluluk huzur dolar. Vefalıysan, vefayla karşılaşınca içten içe daha da güçlenir ve onurlanır.

Vefalı ve vefalı insan olmak, her kişiliğin ve her insanın başaracağı bir meziyet değildir, vefalı olmak da, emek ve bilinç ister. Tıpkı “insan olmak” gibi. Sonradan kazanılan ve çoğaltılan kişilikte yer edinecek bir duygudur. Vefayı da vefasızlığı da yaşam içerisindeki yaşayıp öğreniyoruz .

Özellikle çocukluğumuzdan itibaren, kendi toplumumuz içinde ne çok vefa ve vefasızlık örnekleriyle karşılaşmışızdır herbirimiz .

Benim içinde vefa ve vefalı insan olmak, dostluğu güvenle ve dürüstçe devam ettirmekle eş değerdir.

Herkes vefa ve vefalı olduğundan bahsedebilir. Hatta başkalarını kendisi vefalı olmadığı halde, vefasız kişi olmamakla kendini tanımlar. Oysaki etrafımıza bir baktıımızda. Başta kendi ailesine, siyasi yapısına, hatta kendisine ve dostlarına vefasız ve haksız davaranan ne çok insanla bu son yıllarda karşılaşıyoruz.

Birbirinden uzaklaşan insanlar, en rahat hal hatır sormalar, nostaljik yeni yıl kartları göndermeler, mektup yazmalar, ev ziyaretleri; yerini dijital cihazlara mahkum bıraktı. Vefayı veya vefasızlığı günümüzde medya üzernden yürütülüyor.

Bizim kültürümüzde, vefa ve vefalı olmak önemli bir meziyettir. Bunu sürdürmekte ayrı bir olgunluk ve beceri ister.

Nasıl mı? Sırf kendi gönlü istediğinde veya sırf kendisi için başkasından vefalı olmayı istemek, dürüst ve sevgi dolu olmayı bekleyen insanın vefalı olduğu söylenemez.

Sırf bir insan öldüğünde onun ailesini aramak onlara taziye ziyaretinde bulunmak. Veya sırf bir aile , akraba, yoldaş, hastalık veya felaket yaşandığında bende katılayım da ben de artık bir mesaj yazayım da bu vefa örneğinden geri kalmıyayım da kendi manevi veya maddi çıkarları, kendi duygu tatmini için birinin yanında olmak vefa mıdır?

Son yıllarda yine toplumumuzun vey sosyal yaşamımızdaki sevinç ve acıda ne kadar ayrı düşünüp de bir arada saf tutuklarına tanık oluyoruz. Bu vefaysa sadece o günlerde değil. Devamın da da aile bireyleri, toplumsal gruplar içinde edindiğimiz akrabalık bağlarından da öte yoldaşlık ve arkadaşlıklar neden dumura uğradı.

Keşke bu birlikte duruş insanlar birbirlerine küfür etmeden, birbirlerine hakaret ve kardeş kardeşi aileyi aileye düşürmeden sırf ben güçlüyüm, haklıyım, benim olsun küçük anlayışıyla oluşturulan kurumlar. Oluşturulan yapılarda vefa da ön planda olmalı. Dün nerede kiminle yürüdüğünü hangi vefalı dosta sırlarını acılarını sevinçlerini paylaştın. Aynı tabakta yemek yediğini, yemeyip de yediren nice yoksul özverili insanların vefasını görmemek kültür erezonyonu değil de nedir?

Birbirlerine emek verenler nasıl olurda, bir çırpıda yaratıkları değerleri heder ederler? Bu son yıllarda yaratılan vefa duyguları nasıl olur da bir anda anlamsızlaşır, ortadan kalkar.

Siyasette insanlar ayrı düşebilir ama bu durum bin bir emekle yaratılan vefa duygu ve düşüncesini nasıl ortadan kaldırıp yok edebilir..

Dosta ve düşmana karşı dik ve onurlu yürüyen bu mücadelemizin geçmişten bugüne kadar getiren tüm emektarlarımıza, gönül bağıyla minnetarlığımızı ve onlardan destek alarak genç kuşaklarımıza akatarmak kültürel zenginliğimiz olacaktır.

Siyaset, vefa yerine vefasızlığı çoğaltıyorsa, dostluğu dürüstlüğü büyütmüyorsa o vakit siyaset niçin, kimin için yapılıyor?

Vefa öyle birşey ki, insan kendisi kendi içinde hissetmeli. Dostluğu ve yapması gerekeni bir başkasından beklemeden, karşıdaki insanın bekletisi olmadan da vefalı insan vefa borcunu yerine getirmeli. Sonra da siyasetini ve çıkarlarını nasıl koruyacaksa korur ve devam eder.

Ama lütfen tüm herkesten bu vesileyle bir ricada bulunmak istiyorum. Vefalı olmayı, dost, samimi olmayı kültürümüzün gereği yerine getirmeyi tüm kurumlarımız, programına koymalı. Naçizane önerim; Tüm duyarlı gençleri bu yazıyı okuyanları, yeni yıl yaklaşıyor, hiç bugüne kadar bir kart mektup yazmayanlar, sevdiği birine; liderine, annesine, babasına, yoldaşına, emektar bir kadına ablasına çocuğuna mektup yazmaya ve kart göndermeye davet ediyorum.

Vefa borcunuzu borçlarımızı öderken ölümleri beklemeyin. Sırf kötü kara günlerde değil. Düğünde seyranda iyi günde, kötü günde de bir arada olmayı yeniden birbirimize hatırlatmalıyız.

Ölümler pişmanlıklar olmadan. Hayattayken sizlerin hayatınızda iz bırakanları görün. Hele hele siyasette ömürlerini harcamış, kadınıyla erkeğiyle, tüm emektarların hakkını ödeyin. Yarın çok çok geç olabilir.

Selam ve Saygılarımla



Print