2020-10-25
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Kemal Burkay
 
KORONA GÜNLERİNDE İŞ
2020-04-09 19:23
Kemal Burkay
Değerli arkadaşlar, dostlar,

Korona günlerinde doğal olarak evdeyim. Sokağa çıkma bizim gibi 65 yaş üstü olanlara yasaklanmadan önce her gün belli işlerimi yapmak için bir yerlere uğrayan ve günde en az yarım saatlik bir yürüyüş yapan biri olarak şimdi bir tür evde mahpus durumuna düşsem de sıkılmıyorum; çünkü yalnız kalıp çalışmaya öteden beri alışığım. Her zaman yapacak işlerim vardı, şimdi de var.

Gerçi herkes gibi benim de bu döneme ilişkin bazı planlarım aksadı. Örneğin bu yılın Nisan ve Mayıs aylarında yurt dışında olacak, düzenlenen toplantılarda arkadaşlarla ve dostlarla sohbet edip yeni çıkan kitaplarımı imzalayacaktım. Bunu zorunlu olarak erteledik. Eğer ortam düzelirse –ve de korona belasını savuşturursak- bu yılın sonbaharında yapacağım. Ama kim bilir, belki de önümüzdeki yıla sarkar…

Bu arada anılarımın zaten basıma hazır olan 4. Cildini bir kez daha gözden geçirdim ve bazı arkadaşların katkılarıyla yeniden düzenledim. Yurda dönüşümden sonrasını kapsayan 5. Cilt de hazır sayılır. Onu da bir kez daha gözden geçiriyorum. Üzerinde çalışırken 2012 Şubatı’nda HAK-PAR Kadıköy ilçesi salonunda yaptığım konuşmanın bir özeti olan bölümü arkadaş ve dostlarımla paylaşmak istedim. Burada dile getirdiklerim bugün de benim HAK-PAR’a ilişkin görüşlerimi özet olarak içeriyor.

NEDEN HAK-PAR (28 Şubat 2012"de HAK-PAR Kadıköy İlçesi salonunda yaptığım konuşmanın özeti).

18 Şubat’ta HAK-PAR’a üye olduğum sırada yaptığım konuşmada üyeliğimin nedenlerini belirtmiştim. Bu konuşma medyaya yansıdı. Yine de bazı şeylere yeniden vurgu yapmakta yarar var.

Ülkeye döndüğüm gün verdiğim mesajda, “umarım Kürtlerin ve Türklerin siyaseti benim gibi 74 yaşında birine muhtaç olmaz,” demiştim. Ama kitlelerin benden de beklentileri var.

Köşeme çekilip kalan ömrümü rahatça sürdürmek vardı… Yapamadım. Sorumluluk duydum.

Bir sivil toplum örgütü veya vakıf oluşturup onunla ilgilenebilirdim. Ama örgütlü siyasetin önemi başkadır; çözüm örgütlü siyasi çalışmayla mümkündür. (*)

Neden HAK-PAR?

HAK-PAR küçük ama görüşlerime uygun. HAK-PAR Kürt halkının özgürlük mücadelesi için en doğru seçenek. Dönemin gerektirdiği bir programa sahip ve bir birlik projesi.

Kendi payıma bir post beklentisi içinde değilim. Başkanlık umurumda değil. Koltuklar kimseyi büyütmez.

Ama izlenecek politikaların doğruluğu umurumda.

a) Örgüt Kürt halkının temel haklarını savunmalı;

b) Türkiye’nin demokratikleşmesini savunmalı;

c) Barışçı mücadele yöntemlerini izlemeli ve süregelen çatışmanın sona erdirilmesi için çalışmalı;

d) Parti içi demokrasi, özgür tartışma ortamı ve şeffaflık olmalı;

e) Kitle partisi olmayı hedeflemeli.

Bizi bağlayan HAK-PAR’ın tüzüğü ve programıdır. Bunu benimseyen herkesle çalışmalıyız; sosyalist, sosyal demokrat, liberal ya da dindar…

Siyasette en önemli şey görüş ve politikalardır; diğer bir deyişle sağlam pusula gerekli.

Doğru bir politika olmadan bir yere gidemezsiniz.

Bunun yanı sıra doğru pratik…

Kitleleri böyle kazanırız. Bu şansımız vardır.

Kürt halkı özgür, onurlu bir yaşam istiyor, eşitlik istiyor.

Türk halkı sorunun barışçı çözümünü istiyor.

Her iki halk da demokrasi istiyor.

O halde Barışçı çözüme vurgu, silahlar sussun…

Eşitlik talebi, federal çözüm…

Demokratik nitelikteki her adıma destek…

Hoşgörü… Hem genel, hem örgüt içi, arkadaşlarla…

Önyargıları ve ezberleri aşma…

Başarabiliriz…

Bunun için görev almak, örgütlenmek…

Yaptığımız işe inanmak ve çalışmak…

Zamanı iyi değerlendirmek…

Küskün arkadaşları yeniden kazanmak…

Yeni kadrolar devşirmek, kitleye gitmek…

Parasal sorunları çözmek için her kesin gücüne göre katkı sunmasını sağlamak.

--------------------------------------------------------------
(*) Bilindiği gibi, 2012 yılı Kasım ayında yapılan HAK-PAR 5. Kongresi’nde Genel Başkanlığa seçildim ve iki yılın bitiminde yeniden yönetim planında görev almadım. Ama bugün de HAK-PAR üyesiyim ve partimizin başarısı için bana düşeni yapıyorum. Ayrıca 2016 yılında bir grup arkadaşla Özgürlük Yolu Vakfı’nı kurduk ve ben Vakfın başkanıyım. Yani köşeme çekilmedim. Bizim gibileri için emeklilik yoktur. Yaşam sürdükçe doğru bildiğimiz yolda yürümek en doğrusu ve en güzeli…

9 Nisan 2020

Print