2019-07-20
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Ergun Babahan
 
AKP’nin Susurluk’u: Hatay’da durdurulan TIR
2014-01-04 19:20
Ergun Babahan
Dün akşam saatlerinde hala özgürce haber yapabilen haber portalları ve gazete sitelerine ilginç bir haber düştü, çoğu talimat gereği görmezden gelmeyi tercih etti. Hatay’da İnsan Hakları ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı’na (İHH) ait olduğu öne sürülen bir yardım kamyonu Suriye’ye yardım adı altına silah götürdüğü iddiasıyla durduruldu. MİT’in devreye girmesi sonucu arama kararına rağmen jandarmaya arama izni verilmediği öne sürüldü. Haber aynen şöyle:

‘‘Hatay İl jandarma Komutanlığı ekipleri, İHH’ya ait bir tır ile silah taşındığı ihbarı üzerine harekete geçti. Reyhanlı Yolu üzerinde durdurulan TIR’da çok sayıda silah ve mühimmat olduğu ancak jandarmanın arama yapmasına izin verilmediği öne sürülüyor. TIR’da, İHH il müdürünün yanı sıra 2 MİT çalışanının bulunduğu da iddia ediliyor.

Bir ihbar üzerine harekete geçen Jandarma ekipleri, Kırıkhan-Reyhanlı yolu üzerinde insani yardım vakfı İHH’ya ait bir TIR’ı durdurdu. Ancak jandarmanın elinde mahkeme kararı bulunmasına karşın arama yapmasına izin verilmediği, TIR’da çok sayıda silah ve mühimmat taşındığı öne sürülüyor. Araç içerisinde İHH il müdürü ile 2 MİT çalışanının bulunduğu, MİT çalışanlarının, aracın kendi kontrollerinde olduğu gerekçesiyle jandarmayı engellediği belirtiliyor. MİT ve İçişleri Bakanlığı’nın da arama yapılmasına engel olduğu iddia ediliyor.’’

Gelen haberlere göre, içinde Suriye’deki El Kaide unsurlarına gönderilen silah ve mühimmat bulunan TIR’ın plakası 06 BR 8860, dorsesi ise 06 DE 3290 idi.

Haberin iddialı kısmı ise şu: Jandarmanın elinde mahkeme kararı var ama buna karşın arama yapmasına ise izin verilmiyor, araç içerisinde 2 MİT çalışanının var, MİT çalışanları, aracın kendi kontrollerinde olduğu gerekçesiyle jandarmayı engelliyor

Bu haberlerin ardından TIR’ların arama yapılmasına izin verilmeden bırakıldığı bilgisi düştü. İHH’dan yapılan açıklamada ise durdurulan TIR’ın kendileriyle ilgisi olmadığı iddia edildi.

Ancak olaydan saatler önce muhafazakâr haber sitelerine şöyle bir haber düşmüştü:

‘‘İnsan Hakları ve Hizmet Derneği’nin (İHH) yetimlere düzenli destek sağlanan projesi kapsamında sınır ötesindeki Suriyelilere gönderilecek yardım TIR’ları Ankara’dan yola çıktı.’’

Vakfın Başkan Yardımcısı Durmuş Aydın, Ankara’da dün öğlen saatlerinde yaptığı açıklamada ‘‘İHH’nin yapmış olduğu bu 35’inci TIR. Bugün olarak toplamda 5 TIR daha gönderilecek’’ dedi. Durdurulan bu TIR onlardan biri mi belli değil ama olayın kendi başına bile IHH faaliyetlerine sıkıntı vereceği ortada.

Ancak soruşturmayı yürüten kaynakların da IHH"nın TIR"la ilgisi olduğu iddiasını doğrulamadığını ekleyelim.

Diğer yandan ‘‘devletin mahremiyeti’’nin alay konusu olduğu bir olay bu.

İddialar vahim: AKP iktidarı, yardım kisvesi altında Suriye’de Esad rejimine karşı savaşan El Kaide uzantısı unsurlara yardım sağlıyor. Savunma Bakanlığı, Suriye’ye gönderildiği belirtilen tüfekleri ‘‘spor amaçlı’’ olarak açıklıyor. Suriyelilerin iç savaş sırasında avlanmaktan vazgeçmediğine tüm dünyanın inanması bekleniyor.

Batı’da Türkiye’nin Güneydoğu’sunda kurulan silah fabrikalarından Suriye’ye silah, hatta sarin gazı gönderildiği iddiaları giderek yayılıyor.

Her şeyi Cemaat’ten gören iktidar, birden elinden mahkemeden alınmış arama emriyle jandarmayla karşı karşıya kalıyor ve 2’nci yolsuzluk soruşturmasında olduğu gibi mahkeme emri uygulanmıyor.

Mahkemelerin verdiği hükümlerin uygulanmasının istisna haline geldiği bir hukuk devletine yaşıyoruz.

Bu tablo, kifayetsiz muhteris teriminin cuk oturduğu bir durum.

Sen, Esad’ı devrimek için Batı’da tüyleri diken diken eden, bazı unsurları Rusya’da gerçekleştirdikleri eylemlerle masum sivilleri öldüren El Kaide uzantılarıyla işbirliği yapıp bölgesel güç olduğunu kanıtlamaya çalışırken, küresel sistem sana haddini bildiriyor.

Şimdi ne yapacaksınız?
Arama kararı alan savcıya hakaret yağdırıp Jandarma teşkilatını da hallaç pamuğu gibi sallayacak mısınız!

Bazı istihbarat örgütleri ve kimi başkentlerin bildiği sırrı şimdi tüm dünya başkentleri biliyor.

Erdoğan ve yakın çevresi kendilerini bölgenin tek patronu zannetmenin bedelini ödüyor. Bu algıyla, Batı İttifakı ile işbirliğini tehlikeye atacak uygulamalara başvurabiliyor. Batı Kulübü’nün bir üyesiyseniz, onun kurallarına uymak zorundasınız.

Türkiye, ‘‘Batı’ya giden bir gemide Doğu’ya koşan bir yolcu’’ olmanın ötesinde işlere imza atıyor. Geminin rotasını çaktırmadan değiştirebileceğine inanıyor.

Kuzey Irak’ta Amerika Birleşik Devletleri’ne rağmen işler çevirmeye çalışan askerlerin başına sonunda çuval geçirilmişti. Bu gerilim vardığı son nokta ise Batı karşıtı askerlerin Silahlı Kuvvetler’den tasfiyesi olmuştu.

Şimdi aynı işleri, Batı’ya rağmen yapmaya çalışan ve zaman zaman yapan sivil bir iktidar var. Ama belli ki, tarih okumaları zayıf.

-------------------------------------------

T24- 2 Ocak
Print