2020-09-20
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Oral Çalışlar
 
Hani ölüm cezası kalkmıştı?
2014-02-02 20:15
Oral Çalışlar
Son 13 yılda 2300 insan, cezaevinde yaşamını yitirmiş. 2013 verilerine göre 163"ü ağır olmak üzere, 544 hasta tutuklu ve hükümlü bulunuyor.

Ergenekon Davası sanığı Profesör Fatih Hilmioğlu’nun ağır hastalığı nedeniyle kendisine soru yöneltilen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Yetkim yok ki” şeklinde bir cevap verdi. Medyadaki haberlerin de etkisiyle, Hilmioğlu’nun rapor alabilmesi için, yeni bir faaliyet içine girildi. Umarım, bu kez bürokratik engeller aşılır ve Hilmioğlu serbest bırakılır.
Gül’ün yakınması, gerçeği ortadan kaldırmıyor. Cezaevlerinde çok ağır sağlık sorunları yaşayan, ölümle yüz yüze gelen yüzlerce insan, çaresizlik içinde kıvranıyor. Onların ‘serbest bırakılmasıyla ilgili’ mevzuat, tam anlamıyla insan haklarına aykırı, ‘engelleyici’ tuzaklarla dolu. Ayrıca, polisin, savcıların yetkileri; baskıyı katmerli hale getiriyor.
Hafızasını kaybetmiş

Birkaç örnek paylaşmak istiyorum.
“16 yıldır cezaevinde tutulan S.T. hafızasını kaybetmiş, yürüyemiyor ve tek başına hiçbir ihtiyacını karşılayamıyor. Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) olumlu raporu sonrasında savcılık tarafından sorulan görüş üzerine Siirt Terörle Mücadele Şubesi ‘Toplum güvenliği için tehlikelidir’ dedi. S.T.’nin serbest bırakılma talebi reddedildi.”

İnsan Hakları Derneği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Türk Tabipleri Birliği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın birkaç gün önce yayımladığı bir rapordan aldım bu bilgiyi.

Başka bir örnek: E.A.’nın sol kolu dirseğine yakın yerden, sağ kolu da bilekten kesilmiş durumda. Konuşmakta zorlanıyor ve unutkanlık yaşıyor. İstanbul ATK, Temmuz 2013 tarihinde A.’ya ‘hayatını yalnız idame ettiremeyeceği, bir başkasının desteği ile bakıma muhtaç olduğu’ yönünde rapor verdi. Raporun ardından Bakırköy Başsavcılığı’nın sorusu üzerine Terörle Mücadele Şubesi’nin verdiği ‘tehlikelidir’ raporu, gereği E.A.’nın ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olduğu belirtilerek tahliye talebi reddedildi.

A.H.Y, İstanbul’da yaşanan soygun sırasında, 6 kurşunla yaralandı ve felç kaldı. ATK’nın, A.H.Y.’nin ‘hayatını yalnız idame ettiremeyeceği, bir başkasının desteği ile bakıma muhtaç olduğu’ yönündeki Ocak 2013 tarihli raporu mahkemeye gönderildi. Duruşma savcısı, ‘hasta hükümlülere ilişkin düzenleme olduğunu, tutuklu sanıkların faydalanacağı bir düzenleme bulunmadığını’ belirterek, A.H.Y.nin tahliye edilmemesini istedi. Y., hâlâ Metris R Tipi Cezaevi’nde tutuluyor.

163’ü ağır 544 hasta
Örneklerin sonu gelmiyor. Adalet Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre son 13 yılda, 2300 insan, cezaevinde yaşamını yitirmiş. 2013 verilerine göre; cezaevlerinde, 163’ü ağır olmak üzere, 544 hasta tutuklu ve hükümlü bulunuyor. Bu 544 insan, sadece seslerini duyurabilenler.

Gelelim mevzuatın insanları çaresiz hale getiren derin inceliklerine: Ceza İnfaz Kanunu’nun 16. Maddesi’nde; ‘hükümlünün hastalığının hayatı için kesin tehlike teşkile ettiğine ATK’ca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığı’nca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip ATK’ca onaylanan rapor gereği karar verilen’ durumlarda, ‘infazların ertelenebileceği’ düzenleniyor. Kanun, ‘hükümlü’ dediği için, bu durum, daha hafif durumda bulunan ‘tutuklu’nun aleyhine yorumlanarak; uygulanmıyor.
Adalet Bakanlığı’nın belirlediği tam teşekküllü hastanelerden alınan raporlar, ATK’da haftalarca, aylarca bekletiliyor, kimi hastalar ring araçlarıyla saatler boyunca süren yolculuklarla İstanbul ATK’ya çağrılıyor ve çoğu dosya, ‘ret kararı’ ile geri gönderiliyor.
Bütün bunları aşabilen tutuklu ve hükümlü ise savcıların, mahkemelerin, Terörle Mücadele Şubeleri’ndeki polislerin vereceği bir raporla boşa çıkarılabiliyor.

Sivil toplum kuruluşlarının bildirisi şöyle sona eriyor: “Biliyoruz ki; adli tıp raporu beklerken, adli tıp raporu olmasına rağmen toplum güvenliği bakımından tehlike yaratacağı gibi gerekçelerle yahut anılan düzenlemenin tutukluları kapsamadığı iddialarıyla birçok hasta bu bekleme veya insan yaşamını hiçe sayan reddetme nedeniyle cezaevinde hayatını kaybetti. Yine maalesef biliyoruz ki, cezaevlerinde onlarca kişi (...) başkalarının yardımına muhtaç halde yaşamını devam ettirmeye çalışıyor.”

----------------------------------------------------

Radikal-1 Şubat
Print