2024-07-21
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Necla Çamlibel
 
1980 - 5 Nolu Diyarbakır Zindanları ve 5 Nolu Cezaevi Hafıza Müzesi Girişim Grubu
2024-01-02 23:48
Necla Çamlibel
Değerli okuyucularım;,

Yeni girdiğimiz bir yılın ilk günlerinde; 43 yıl önce yaşanan bir vahşetin unutulmaması için çaba gösteren; 5 Nolu Cezaevi Hafıza Müzesi Girişim Grubunun önemli çalışmaları ve girişimlerde bulunduklarını biliyor muydunuz?

1980"de açılan Diyarbakır 5 No"lu Askeri Cezaevi"nde 12 Eylül Askeri Darbesi sonrası Kürt halkının hafızından asla silinmeyecek ağır insan hakları ihlalleri yaşatıldığı bir merkezdi.

Dünyanın en kötü şöhretli 10 cezaevi listesinde yer alan Diyarbakır-5 Nolu 42 yıl sonra kapatıldı. Ilk günkü gibi hala acıları canlı duruyor onu yaşayanların ve onların yakın ve çocuklarının hafızasında. Bunu silmek mümkün değildir.

Diyarbakır 5 Nolu Askeri Cezaevi, 12 Eylül 1980 askeri darbenin ardından aralarında, çoğunluğu Kürt olan; bürokrat, siyasetçi, gazeteciler, aydın ve yazarların da olduğu binlerce insanın gözaltına alınarak ağır işkencelerden geçirildiği bir yerdi.

Tüm olanların yaşanan acıların unutulmaması için, iki yıldır önemli girişim ve çalışmalarda bulunan Girişim Grubu üyelerinden ve 5. Nolu’daki süreci yaşayan sayın Paşa Akdoğan ile yaptığım görüşmede; Diyarbakır 5 Noluda, insanlık onuruna karşı işlenen suçların bir daha yaşanmaması ve unutulmaması için; 5. Nolu’nun “Hafıza müzesine dönüştürülmesi için çalışma ve görüşmelerde bulunduklarını ve 5 No’lu Cezaevi Hafıza Müzesi Girişim Grubu olarak taleplerini ise kısaca özetle şöyle sıraladı:

“Bugüne kadar birçok tadilat gören cezaevi binası, 80-84 yıllarındaki durumuna uygun hale getirilmelidir.

Cezaevinde duvar yazları, resimler o günkü atmosfere uygun olsun, görsel ve işitsel efektlerle desteklensin.

Cezaevinde işkence sonucu öldürülen ve hayatlarını kaybedenlerin isimleri öldükleri tarih ve yerlere yazılarak tespit edilsin.

Müze için materyallerin toplanması sürecinde Kültür ve Turizm Bakanlığı o dönemi yaşayan bizler ve oluşturduğumuz girişim grubumuz üyeleriyle ortak çalışma yürütmelidir.

Bizler, 5 Nolu’da 1980-84 yıllarında yaşanan bu vahşet döneminin tanıkları olarak, cezaevinin müze yapılması ile ilgili alınan kararlarda muhatap olmak ve bu süreçte müdahil olmak istiyoruz.

Bu amaçla dünyada Macaristan Terörevi, Süleymaniye Emna Sor ve Türkiye’de Sinop-Ulucanlar emsallerinde olduğu gibi, cezaevinin aslına uygun bir şekilde yeniden dizayn edilmesini, o cezaevinde yatanların ve o günleri yaşayanların görüş ve önerileri mutlaka dikkate alınması gerektiğini”
belirtiyorlar.

1980’i yaşayan ve bugün aramamızda olmayanların şahsında her yaşayanın önemde onurlu bir duruş sergileyen tüm insanları ve o dönemde tüm yok olan ve yok edilmeye karşı duruş sergileyen coğrafyamdaki her canlı cansız onurlu direngen asimile olmamış, davasından dönmemiş her onurlu şahsiyeti saygı ve minnetle anıyorum.

Elli milyona yaklaşan bir nüfusuyla Kürtler, hala kendi topraklarında özgür yaşama kararlılığı ve haklılığı; tüm yanlış politika ve ihanetlere rağmen, insanı doğası taşı toprağıyla yeni çağın değişiminden dersler çıkarıp, yaşanan acılardan dersler alan egemen kesimler bu süreci daha da zorlaştırmadan, coğrafyamızda yaşayan halklar ve halkımızın da nefes alacağı yarınları yakınlaştıracaktır.

Ayrıca, 1980 ve Diyarbakır 5 Nolu’dan geriye kalanı hatırlatmak onlara laikiyle sürdürmek o süreci yaşayanların tarafları onurlu oğul ve kızlarına düşüyor.

5 No’lu da Kürt halkının önemli politik dinamikleri başta olmak üzere toplumun her kesiminden insanlarımız uygulanan vahşi işkencelerden nasibini aldı. Birçok Kürt ailenin ve tutsak yakınları, eş, çocuk, yaşlı, genç kadın ve erkekler ile birlikte yaşadıkları o insanlık dışı işkence ve uygulamaların etkilerini hala üzerinde silememiş.

O dönemi yaşayan birçok Kürdün yaşadığı vahşeti anlattıkları, kitap, belgesellerle silinmemeye devam edilecektir. 5.Nolu’nun hafıza müzesine dönüştürülmesi de bunların en önemli tarihi sayfası olacaktır. Bu konuda çaba gösteren her grup üyesini saygıyla selamlıyorum.

Bir sonraki yazımda; 1980 askeri darbesiyle, yirmi yıllık kamu hizmeti yürüten üst bürokrat birinin nasıl bir anda devlet gözünde “vatan haini” olduğunu, altı yıl boyunca 5 Nolu’da yaşadığı vahşeti işkenceleri yazacağım.



Print