2019-11-17
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Kemal Burkay
 
İnci Ablam’ın ardından
2014-02-24 19:58
Kemal Burkay


18 Şubat’ta ablam İnci’yi kaybettim. Yaşı seksene ulaşmıştı. Bir süreden beri ciddi sağlık sorunları vardı; ciğerlerinden rahatsızdı.

İnci ile birlikte büyüdük. Çocukluğumuz köyümüz Dırban’da ve babamın eğitmenlik yaptığı komşu Canik köyünde geçti. İlk üç sınıfı Canik’teki eğitmenli okulda birlikte okuduk. Kız çocuklarının eğitiminin çevrede pek de hoş karşılanmadığı o yıllarda İnci’nin eğitimi burada sona erdi, ben ise sürdürdüm. Henüz yayınlanmamış otobiyografik şiirimde şöyle diyorum:

Kardeşlerimin çoğu daha bebekken öldüler
Kızamıktan, çiçekten, şundan bundan
Bir rastlantıyla ben ölmedim
Şansım varmış ki -belki de yokmuş ki- okula gittim,
kitaplar okudum

Dünyaya açıldı yolum
Ama bilgi hem mutluluk, hem acı verir
Bilmesem kim bilir
Belki bir dut, bir ceviz ağacı kadar
Toprağımda yaşar ve kaygısız olurdum…

Ama İnci de bir köylü kızı olarak önündeki yol bizimki kadar açık olmasa bile kaygısız olamadı, köyün sınırlarıyla çevrelenmiş kaderine direndi ve hayat yolunu bir bakıma kendi çizdi. 1958 yılında Ankara’nın bir köyünde öğretmendim. O da Ankara’ya geldi ve Ankara Tıp Fakültesi Hastanesi’nde iş buldu. Orada tanıştığı Yozgatlı Abdurrahman adında bir işçiyle evlendi. Abdurrahman ondan önce hayata veda etti.

İnci’nin çocukları olmadı. Ama çok sayıdaki yeğenleri ile kendi çocukları gibi ilgilendi ve anne sevgisini onlarla giderdi. Emekli olduktan sonra da Ankara’da yaşamaya devam etti. 1967’de ilk tutukluluğum sırasında Ulucanlar’a, 12 Mart döneminde (1971) ise Mamak’a düzenli olarak ziyaretime geldi. 12 Eylül darbesi nedeniyle yurt dışına çıkışımdan sonra da iki kez İsveç’e bizi görmeye geldi. 2005 yılındaki ikinci gelişinde Kızım Hêlin ve yeğenim Murat’la birlikte onu doğal güzelliğiyle ünlü Heryedalın bölgesine götürdük.

2011 yılında ise ben yurda döndüm.

İnci hem sol siyasetin ve Kürt siyasetinin içindeki belalı kardeşinin, yani benim kahrımı çekti, hem de kendisi siyasetle ilgilendi, bir bakıma “bizim davamıza” destek verdi. 1990 yılından itibaren Halkın Emek Partisi (HEP) ile başlayarak legal biçimlerle sahneye çıkan Kürt partilerinin üyesi, Ankara’daki arkadaşlarımızın deyişi ile “İnci Abla”sı oldu. Son olarak da HAK-PAR’ın üyesiydi. Ama son dönemde ağırlaşan rahatsızlığı nedeniyle yeterince gelip gidemez olmuştu. Son günlerde ölümün yaklaştığının farkındaydı. 30 Mart yerel seçimlerinin sonuçlarını merak, ediyordu. Ama ona kalmadan aramızdan ayrıldı.

Köyümüzde, anne ve babasının yanına gömülmeyi vasiyet etmişti. Bu dileğini yerine getirdik. Onu Dersim yöresindeki köyümüz Dırban’da, şubat ortası olmasına rağmen güneşli, sıcak bir günde, akrabalar ve eş-dostla birlikte toprağa verdik.

İnci’nin ölümü ve toprağa verilmesi sırasında yanımızda olan, bize destek veren, mesaj gönderen tüm dost ve arkadaşlara bir kez daha teşekkür ediyorum.

24 Şubat 2014


Print