2019-07-18
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Ali Bayramoğlu
 
Ordu yargılanırken: Evren ve Başbuğ
2012-01-04 12:16
Ali Bayramoğlu
Uludere felaketi ve gerginliği dışında yılın ilk haftası iki önemli ve anlamlı gelişmeye tanıklık yaptı.

12 Eylül askeri darbesine ilişkin soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, dönemin Genelkurmay Başkanı, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya"nın "ağırlaştırılmış müebbet hapis" cezasına çarptırılmaları istendi.

İkinci gelişme emekli Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ"la ilgiliydi.

Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ hakkında, "hükümeti düşürmeye yönelik kara propaganda siteleri" ile ilgili soruşturma başlatıldı.

Bunlar iki önemli, hatta iki tarihi gelişmedir...

İkincisinden başlayalım...

İnternet andıcı, malum, hükümeti karalamak için Genelkurmay"ın inisiyatifiyle kurulan internet sitelerine ilişin bir dava...

Ve bu dava inisiyatifi kimin aldığı, hükümeti karalama, yıpratma ya da düşürmeyi kimin hedefliği sorusu etrafında her geçen gün derinleşiyor.

Önce varlığı reddedilen, ardından tek tek bazı askerlere mal edilen bu girişim bugün ordunun tepesine ulaşmış bulunuyor. Dahası bir dönemin ordu politikasını kuşatıyor.

Soruşturmaya ve gelinen noktaya dair kanıt pek çok...

Tutuklu sanıklardan eski Genelkurmay 2. Başkanı Hasan Iğsız ve Başbuğ"un haberi olduğunu, hatta emri onun verdiğini itiraf etmişti.

Tutuklu bir başka sanık Korgeneral Mehmet Eröz "Andıç emrini İlker Başbuğ"un verdiğini belirtip "tanık" olarak çağrılmasını" istemişti.

Sanık Yüzbaşı Murat Uslukılıç da "Andıcı ben hazırladım, Dursun Çiçek ve Adli Müşavir Hıfzı Çubuklu son düzeltmeleri yaptılar. Sonra da Çiçek, 2. Başkan Hasan Iğsız"a sundu. Iğsız "Komutana arz" notu düştükten sonra Çiçek andıcı Orgeneral İlker Başbuğ"a arzetti" demişti.

Bir genelkurmay başkanı hakkında hükümeti yıpratma ve düşürme girişiminden dolayı dava açılması, Türk siyasetinin alışık olduğu durumlardan değildir.

Şüphe yok, 2008 sonrası Ergenekon ve Balyoz davaları darbe girişimlerinin peşine düşmüş ve ordu içi temizlik yargı eliyle yapılmaya başlamıştı.

Bununla birlikte, genelkurmay başkanı düzeyinde bir soruşturma ilk kez yapılıyor. Bu soruşturma, tanıkların da ifade ettiği gibi hükümeti karalama ve düşürme girişimini bir grubun değil, emir komuta mekanizması çerçevesinde ordu kurumunun yaptığını gösteriyor.

Bir genelkurmay başkanı hakkında bu anlamda ve bu çerçevede açılan bir soruşturma aynı zamanda bir ordu anlayışı ve politikası hakkında açılan bir soruşturmadır...

Ve hayatidir...

Gelelim diğer dosyaya, 12 Eylül darbesi meselesine...

12 Eylül askeri darbesi medeni dünyada yaptırımsız kalmış nadir darbelerdendir...

Bu askeri darbenin Türk toplumsal ve siyasal hayatında açtığı yaralar her anlamda çok derin olmuştur. On binlerce insan tutuklanmış, işkence görmüş, partiler kapatılmış, gençler asılmıştır.

Milli güvenlik rejimi, askeri vesayetin ağırlaşması, özgürlüklerin daralması bu dönemde derinleşmiş ve onlarca yıl ülkenin belası olmaya devam etmiştir.

Ve bu darbenin başında bulunan kişi, ülkeye cumhurbaşkanı yapılmış "tonton ihtiyar" sıfatıyla anılagelmiştir.

İlk kez adalete doğru bir adım atılmış görünüyor...

Darbe yapmış, biri daha sonra genelkurmay başkanı olmuş iki general hakkında, darbe eyleminden ötürü ağır hapis cezası isteniyor...

Bu, hem adalete doğru atılan bir adım, hem askeri vesayetin ruhuna doğru yapılan bir hamledir...

Umarız devamı gelir...

----------------------------------------------------------

Yeni Şafak-4 Aralık


Print