2019-12-11
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Ergun Babahan
 
İktidar, Süleyman’a evladını boğdurttu!
2014-08-12 22:17
Ergun Babahan
Erdoğan’ın Çankaya’ya çıkışı AKP içinde yeni bir dönemi başlatıyor. Türkiye’nin bugünkü toplumsal yapısı, iktidara alternatifin yine parti içinden çıkacağını ortaya koydu. Seçim sonrası ortaya çıkan manzara AKP içinde iki kanadın mücadelesine tanık olacağımızı gösteriyor.

Birinci kanat, varlık sebebini Erdoğan’ın şahsında bulan, siyaseti Erdoğan’a dalkavukluk olarak algılayan, ciddi yolsuz iddialarına karışmış bulunan ve Türkiye’yi Avrupa Birliği standartı yerineŞangay 5’lisi standartlarına yönlendirmek isteyen grup.Erdoğan’ın tercihinin bu gruptan yana olduğu ve partiyi Çankaya’dan onlar vasıtasıyla yönetmek istediği ortada.

Demirel ve Özal örneklerinden farklı olarak Erdoğan’ın elinin sürekli AKP’nin içinde olacağı, teşkilat yönetimlerinden milletvekili aday listelerine kadar tek belirleyici olmaya devam edeceği anlaşılıyor.

Bu Türkiye ekonomideki istikrarın giderek bozulduğu, yolsuzlukların alıp başını gittiği, hukukun gücün elinde oyuncak olduğu, eğitimin boşlandığı bir ülke olacaktır. Evlerdeki paralar sıfırlanmaya devam edecek, 700 bin liralık saatler rüşvet olarak alınacak, bu olayların üzerine giden kamu görevlileri ve yargı mensupları doğduğuna pişman edilecektir.

Diğer grup ise muhafazakar-demokrat diyeceğimiz isimlerden oluşuyor ve liderliğini Çankaya’dan inmeye hazırlanan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yapıyor. Ali Babacan ve MehmetŞimşek bu grubun etkili iki ismi.

Bu ekip AKP’yi Batılı Hristiyan-Demokrat partiler gibi yönetmeye, Türkiye’yi Avrupa Birliği standartlarına çıkarmaya, hukukun yansız ve bağımsız işlemesini sağlamaya mücadele etmeye daha yakın duruyor. Çünkü, Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığı süresince yaptığı tüm konuşmalarda, verdiği tüm mesajlarda vurguladığı gibi, bu koşullar olmazsa yabancı yatırımcı o ülkeye gelmiyor.

Bugün dönüp baktığımızda AKP döneminde Türkiye’ye ciddi bir sanayi yapımı yapılmadığını, büyümenin inşaat sektörü üzerinden sağlandığını görüyoruz.

Ali Babacan’ın son dönemde altını çizdiği gibi, Türkiye ekonomisinde ciddi sıkıntılar var. Yine, Babacan’ın belirttiği gibi, eğitim düzeni daha nitelikli bir ekonomik düzene geçilmesine imkan vermiyor.

Erdoğan’ın Çankaya’ya çıkması, Abdullah Gül’ün AKP’ye döneceğini açıklamasından sonra, olağanüstü kongrenin 27 Ağustos’ta toplanacağının ilan edilmesi, kavganın erken başladığının göstergesi.

Tek parti uygulamalarını benimseyen ekip, tezgahlarının bozulmaması için Gül’ün önünü kesip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda çalışacak bir başbakan seçtirme çabasında. Erdoğan’ın bu isimlere açık destek verdiği de görülüyor. Bu sayede, hükümet ve arti üzerindeki denetimlerini Erdoğan üzerinden sürdürmeyi umuyorlar.

Böyle bir tabloda, yeni oluşacak hükümetin ekonomi yönetiminde köklü bir değişiklik görebiliriz. Gül’ün kabinede kalmasını sağladığı isimlerin yerine yenilerinin gelmesi kaçınılmaz.

Türkiye piyasaları uzun zamandır kredi notunun düşmesi stresi içinde. Ali Babacan’ın muhtemelen yeni kabinde yer almayacak olması, uluslalarası piyasalarda önemli bir etki yaratacak, ekonomideki bozulmayı hızlandıracaktır.

Bölgedeki gelişmelerin de Türkiye lehine olmadığını, diplomatlarımızın Musul’da rehin olduğunu, IŞİD’in sınırımıza dayandığını ve Suriye’nin kanlı bir sarmalda sürüklendiğimizi düşündüğümüzde tablonun iç açıcı olmadığı kesin.

Sonuç itibariyle siyaset, lig gibi uzun bir maraton. Bir ya da iki maçı kaybetmek, mücadelenin bittiği anlamına gelmiyor. Çünkü bu maraton içinde AKP içindeki dengeleri de, Türkiye’nin dengelerini de değiştirecek beklenmedik gelişmeler olacağı kesin.

Abdullah Gül sabrı ve uzun vadeli hamleleriyle tanıdığımız bir isim. Kongrenin bu şekilde planlandığını, Erdoğan ve ekibinin kendisini istemediğini ve önün kesmek için her yola başvuracağını hepimizden önce biliyordu elbette. Buna rağmen dün AKP’ye geri döneceğini açıklaması, önümüzde çok ilginç bir dönem olduğunun açık işareti. Bu mücadele sadece AKP’yi değil, tüm Türkiye’nin geleceğini yakından ilgilendiriyor. Bakalım hangi kanat üstün çıkacak bu mücadeleden.

T-24- 12 Ağustos
Print