2019-09-22
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Kemal Burkay
 
Düğüm nasıl çözülecek?
2011-10-12 08:35
Kemal Burkay
Kürt sorununa ilişkin iniş çıkışlar, yani bir bakıma şubat-mart havaları devam ediyor.

12 Haziran seçimleri sonrası bir yumuşama ortamı bekleniyordu. Yeni sivil anayasa gündemdeydi. Bir süreden beri tıkanmış olan açılım sürecinin canlanması, Kürt sorununun çözümü yönünde yeni adımlar atılması, bu arada böylesi olumlu gelişmelere fırsat sağlamak için silahların karşılıklı susması, en azından PKK’nın eylemsizlik durumunu sürdürmesi bekleniyordu.

Ne yazık ki gelişmeler bu yönde olmadı. Önce BDP ve CHP seçildikleri halde yasal nedenlerle parlamentoya giremeyen milletvekillerinin durumunu gerekçe göstererek parlamentoyu boykot ettiler. CHP gelen tepkiler üzerine bunu sürdürmedi, ama BDP sürdürdü. Buna paralel olarak PKK bölgede -Öcalan eylemsizliğin sürmesini istediği halde- bir dizi eylem yaptı. Bu eylemler Silvan’da ve Çukurca’da çok sayıda askerin ölümüne yol açarak kamuoyunda büyük bir gerginliğe neden oldu. Bunun üzerine hükümetin dili sertleşti, bölgeye ve sınır ötesine yönelik yeni operasyonlar başladı.

Özetle, 12 Haziran seçimleri sonrasına yönelik olumlu beklentiler gerçekleşmedi. Tam tersine yeni bir kriz ve kaos dönemine girdik, Kürt sorununda var olan düğüm daha da karmaşık hale geldi.

Şu günlerde Güney Kürdistan’a yönelik bir kara hareketinden söz ediliyor ve bunun hazırlıkları gözleniyor. PJAK’ın İran’a yönelik eylemleri nedeniyle zaten İran’da bir süreden beri Güney Kürdistan’a yönelik olarak askeri hareketlilik içindedir ve bölgeyi bombalamaktadır. Bu nedenle Güney Kürdistan hükümeti de güç durumdadır. Gelişmeler Güney Kürtlerini de içine çeken yeni çatışmalara yol açabilir, hatta güneyde PKK ile Güney Kürtleri arasında 1990’lı yıllarda olduğu gibi bir kardeş kavgasına neden olabilir.

Söz konusu halihazır ve muhtemel gelişmelerin hem Kürt halkının hem de Türkiye’deki demokratikleşme sürecinin yararına olmadığı açıktır. 12 Haziran seçimlerinin ardından, daha BDP’nin boykotu başlar başlamaz yazdığım “Kitlelerin beklentisi Kriz Değil, Çözümdür” ve “Kaos Kimin İşine Yarar?” başlıklı iki yazıda bu tehlikeye dikkat çekmiştim. BDP ve PKK ne yazık ki izledikleri yanlış politikalarla bu olumsuz durumun doğmasına yol açtılar. Ortalığın karışmasından medet uman Ergenekoncu ve darbeci güçler için yeni bir darbe ortamı henüz oluşmamış olsa bile -ki bu, darbeci çevrelerin bir türlü sönmeyen umutlarına rağmen kolay değil- izlenen yanlış politikalar hükümeti MHP ve öteki savaş isteyen güçlerin yanına itti, Kürtleri ise bir kez daha karşı karşıya getirdi.

Gelinen durumda bazı çevreler (ki bir kısım sol ile BDP ve PKK bunun içindedir) AK Parti’yi savaşçılıkla suçlamak için uygun bir fırsat yakalamış olmaktan, “haklı çıkmaktan” pek memnun görünüyorlar… Ne var ki marifet, hükümeti MHP’nin ve savaştan medet umanların yanına sürükleyen bir politika izlemek değildir. Bu sorunu çözmeye hizmet etmiyor, düğümü daha da büyütüyor.

Bu durumun yarattığı karamsarlığa rağmen şimdi aklı başında, barış ve çözüm yanlısı herkes bu düğümün nasıl çözülebileceği konusunda kafa yoruyor.

Peki düğüm nasıl çözülecek? Diğer bir deyişle bu tıkanma nasıl aşılacak?

Bir kere denenen ve bilinen, yani açık olan şu: PKK’nın silahlı eylemleri gibi yurt içi ve dışı operasyonlar da çıkar yol değil. Bu geçmişin tekrarlanmasından ve birkaç ayı, belki de birkaç yılı daha yitirmekten başka sonuç vermeyecek. Sonunda yine aynı noktaya, yani silahların karşılıklı susması ve Kürt sorununun çözümü için diyalog ortamının başlaması noktasına nasıl olsa geleceğiz. Ama oraya gelinceye kadar karşılıklı olarak kaybedilecek yeni canlara yazık olacak ve boşuna yeni acılar çekeceğiz.

Öyle olunca akıl ve sağduyu çok geç olmadan yanlış yoldan dönülmesini gerektiriyor. Bunun da yolu BDP’nin koşul sürmeden parlamentoya dönmesi, PKK’nın silahlı eylemleri, devletin de operasyonları durdurmasıdır. Bu yapılmadıkça bir tarafın barış ve diyalog çağrıları da diğer tarafın suçlamaları da inandırıcı olmayacaktır.
Print