2018-11-14
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
 
HAK-PAR 24 HAZİRAN SEÇİM BİLDİRGESİ
2018-06-06 15:49


HAK-PAR 24 HAZİRAN SEÇİM BİLDİRGESİ
Cumhurbaşkanlığı seçimlerini protesto et; boş oy kullan!

MİLLETVEKİLLİĞİ SEÇİMLERİNDE BAĞIMSIZ, YURTSEVER, KÜRT ADAYLARI DESTEKLE!

Kasım 2019 tarihinde yapılması gereken Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Seçimleri ani bir kararla 24 Haziran 2018 tarihine çekildi.

Türkiye Olağanüstü Hal Rejimi altında “Baskın” seçimlere gidiyor.
Seçime girme hakkı hukuk dışı yollarla gasp edilse de HAK-PAR kenara çekilip seyirci kalmayacak, sürece müdahale edecektir.
Hiçbir partiye, bloğa eklemlenmeden, Kürt karşıtı politikaların karşısında duracak, halkımızın taleplerinin savunucusu olacak ve bağımsız adaylarla seçimlere katılacaktır.

Değerli halkımız;

1 Kasım 2015 seçimlerinde parlamentoya taşınan partiler; iktidarı ve muhalefetiyle toplumun sorunlarını çözmek yerine gerilim ve kutuplaşma siyasetini sürdürdüler. Şimdi ise yarattıkları ekonomik ve siyasi sorunlar için birbirini suçluyor, faturayı da halka çıkarıyorlar.

Üç yıl önce verilen vaatlere ne oldu?

"Barış" dediler, kentlerimizi savaş alanına çevirdiler. Yetmedi; Güney Kürdistan’ın bağımsızlık referandumunu gerekçe yaparak tankları sınıra sürdüler, Orduyu Afrin’e sürmekle, 4 bin insanı öldürmekle övünmeye başladılar.

Çatışma halinde olmadıkları ülke kaldı mı?

“Demokrasi” dediler, Türkiye"yi bu çağda kanlı bir askeri darbe ile karşı karşıya bıraktılar.
Şimdi de Türkiye"yi Olağanüstü Hâl Rejimiyle, Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetiyorlar.

"Özgürlük" dediler Türkiye’yi tam bir hapishaneye çevirdiler. Ceza evleri tıklım tıklım…
Ağzını açanı, muhalefet edeni içeri tıkıyorlar; yazar, çizer, gazeteci, milletvekili, belediye başkanı, parti başkanı, iş adamı, öğrenci, sosyal medya kullanıcısı fark etmiyor.

"Refah" dediler işsizlik sayısı üç buçuk milyona ulaştı ve giderek büyüyor, yoksulluk sınırında yaşayan vatandaş sayısı ise milyonları aşıyor. Onlar merkezi ve yerel rant alanlarını paylaşmak için kavga ediyorlar. Çözüm bekleyen temel sorunları çözümsüzlük içinde tutuyor, yalanlarla toplumu kutuplaştırıyorlar.

Sandık ortaya konduğunda da pişkince sizden yeniden oy istiyorlar.

Değerli halkımız.
Sorunlarını zamanında çözmeyen, çözümsüzlüğü derinleştiren partilerden ve siyasetçilerden hesap sor!
Arkalarında yıkım, gözyaşı, ölümler ve yoksulluk bırakan partilerin yalanlarına ve oyunlarına “Dur” de!

Tekçi ve uniter egemenlik biçiminde ısrar ederek; Türkiye toplumunun çok dilli, çok kültürlü ve etnik çeşitliliğini görmezden gelen totaliter yaklaşımlarla gerilim ve çatışma ortamına zemin hazırlayan resmî ideolojiden beslenenleri bir kenara at.

Öte yandan “Barış” söylemleri ile oyunuzu alıp, savaşı Kürt kentlerine taşıyanlara, yurtseverliğe kaynaklık eden yerlere barikat ve hendekler kurarak harabeye çevirenlere, kent merkezlerinde bombalar patlatarak, yüzlerce sivilin yaşamını yitirmesine, yaralanmasına, bölge ekonomisinin felç olmasına yol açanlara, yüz binlerce Kürdün evini barkını terk ederek mülteci konumuna düşmesine neden olanlara, Güney Kürdistan’ın bağımsızlık çabalarına karşı duran, Kürt gençlerini sömürgeci İran, Irak, Suriye’nin ve emperyalist devletlerinin çıkarı için ölüme gönderenlere, Kemalist Türk Solcuları Kürtlere temsilci olarak atayanlara,

Ve onlara sesiz kalanlara, destek olanlara “Yeter” de.

BAĞIMSIZ YURTSEVER KÜRT ADAYLARA OY VER!

Hem parlamentoda rantçı partilerin çözümsüzlük politikalarını mahkûm et hem de gerçek temsilcilerini parlamentoya gönder.

Biz Türkiye"nin sorunlarının yapısal olduğunu ve ancak idari olarak yeniden yapılanmasıyla, gerçek anlamda adil bir çözüme kavuşturulabileceğini düşünüyoruz.

Bunun için Türkiye’nin idari siteminin federal tarzda yeniden yapılanması gerektiğini savunuyoruz.

FEDERAL CUMHURİYET

Federal sistemler çok uluslu coğrafyalarda, halkın ve etnik toplulukların eşitlik zemininde bir arada yaşamasının idari ve siyasi şekilleridir. Bugün dünyanın yarısına yakını, Federal Sistemlerle yönetilen devlet modellerini benimsemişlerdir.

Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Belçika, Kanada, İsveç, Avusturya, Hindistan, Güney Afrika dahil birçok ülke Federal Sistemle yönetilmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti de başta Kürt sorunu olmak üzere kuruluşundan bu yana çözemediği, kangrenleşmiş sorunlarını aşmak için federal bir sisteme yönelmeli. Türkiye"nin çok dilli, çok kültürlü, çok uluslu gerçeğine uygun, çoğulcu bir niteliğe kavuşmalı; federal tarzda yeniden yapılanmalıdır.

Başta Kürtlerin çoğunlukta olduğu bölge olmak üzere, farklılıkların var olduğu bölgelerde federe yapılar kurulmalıdır. Hak-Par bu temelde siyasi ve idari egemenliğin paylaşılmasını öngören ve federal çözüm öneren tek partidir.

Türkiye federal bir yapıya dönüşmelidir.

KÜRT SORUNU

Çok uluslu, çok dilli, çok sayıda farklı inanç gruplarıyla çok çeşitli kültürel ve etnik toplulukların bir arada yaşadığı Osmanlı İmparatorluğu"nun bakiyesi üzerinde; tek millet-tek dil-tek bayrak paradigması ile uniter bir devlet biçiminde inşa edilen Türkiye Cumhuriyeti"nin en önemli sorunu dün de bugün de Kürt sorunudur.

1924 Anayasası ile Osmanlı döneminde etnik bir bakiye olan Türklüğe dayalı, aşırı merkeziyetçi, uniter ve tekçi bir devlet biçimi inşa edildi.

Böylece Kürtlerin temel hak ve özgürlükleriyle birlikte kendi ülkelerinde kendilerini yönetme hakları da gasp edilmiş oldu. Bu tekçi anlayışa karşı yapılan her itiraz, sergilenen direniş ve isyan soykırıma varan boyutlarda kanla bastırıldı. Kürtler ardı arkası kesilmeyen baskı ve zulümlere uğratıldılar. Kürdistan o tarihlerden bu yana hep Umumi Müfettişliklerle , Sıkıyönetimlerle, Olağanüstü Hâl Rejimleriyle yönetilmeye çalışıldı. İstiklal Mahkemeleri, Şark Islahat Planları, Mecburi İskan Kanunları, köy boşaltmaları ile Kürtler kitleler halinde batı illerine ve uç bölgelere sürüldü. Paramiliter güç ve birimlerle siyasi cinayetler eşliğinde Kürdistan sürekli bir savaş hali içinde tutuldu.

Kürt sorununun özü devletin uyguladığı bu tekçi, inkârcı ve baskıcı politikalardır.
Türkiye"de Kürt sorununun adil bir biçimde çözüme kavuşmamasının, demokrasinin gelişip kurumsallaşamamasının, askeri darbelerin, sıkıyönetim ve olağanüstü hâl uygulamalarının altında bu şiddet ve baskı politikaları vardır.

Ortadoğu"da sorunlarını barışçıl yollarla, demokratik araç ve adil yöntemlerle çözemeyen toplumların sürüklendiği trajik süreçler ortadadır.

Sorunların çözümü, onları yaratan ve çözümsüzlükten, şiddetten, Kürt karşıtlığından beslenenlerden beklenemez

HAK-PAR, şu an yaşanmakta olan sorunların gelecekte telafisi mümkün olmayan bir felaketle sonuçlanmadan çözümü için Türkiye"de federal bir yapılanmayı önermektedir.

SORUNUN ÇÖZÜMÜ, ASIL OLARAK DA KÜRD HALKININ GASPEDİLEN TEMEL HAKLARININ TESLİM EDİLMESİYLE MÜMKÜNDÜR

Kürtler iktidarıyla, muhalefetiyle Güney ve Batı Kürdistan’a karşı sergilenen düşmanca tavırları, ırkçı, nefret söylemlerini unutmamalı. Düzen partilerine değil kendi öz siyasi dinamiklerine destek olmalıdır. Bunun için Kürtleri yok sayan, ülkeyi tek renge boyamak isteyen anlayışa ve bu anlayışa uygun tekçi sistem partilerine gereken dersi vermek gerekir.

Kürtçe Türkçe ile birlikte resmi dil olarak kabul edilmeli; ilkokuldan üniversiteye kadar okullarda okutulmalı ve kamu alanında serbestçe kullanılmalıdır.

Biz Hak-Par olarak, Türkiye"de ana dilde eğitimi savunurken bu hakkı aynı zamanda Arap, Laz, Çerkez gibi bu coğrafyada yer yer yoğun topluluklar halinde yaşayan diğer etnik gruplar için de gerekli görüyoruz.

İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ BAĞLAMINDA ALEVİ SORUNU

Biz HAK-PAR olarak, devletin Aleviliği kendine göre tanımlama anlayışını terk etmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Alevilerin bütün meşru haklarının verilmeli ve bu yöndeki taleplerinin geciktirilmeden karşılanmalıdır.

Herkes dinini öğrenme, gereklerine göre davranma ve yaşama hakkına sahiptir. Bu hakkı özgürce kullanmalıdır. Laik devletin görevi, ayrım yapmadan yurttaşlarına bu olanakları sağlamaktır.

Biz HAK-PAR olarak böyle bir laikliği ve inanç özgürlüğünü savunuyoruz.

DIŞ POLİTİKA KARŞILIKLI SAYGI VE BARIŞÇIL İLİŞKİLERE DAYANMALIDIR

Türkiye, İran, Irak, Suriye, ABD, AB ve Rusya başta olmak üzere neredeyse tüm dünya ile ilişkilerinin merkezine Kürt karşıtlığını koymuştur. Bu yanlış politikadan vaz geçilmelidir.
Türkiye hem içeride Kürt sorununu çağdaş yöntemlerle, adil bir çözüme kavuşturmalı hem de İran, Irak ve Suriye sınırları içinde kalan Kürtlerle iyi komşuluk ilişkileri geliştirmelidir.
Kürtlerin Bölgede meşru kazanımlarını beka sorunu olarak algılamamalı, “Bölünme” fobisi ile hareket etmemelidir.

Türkiye"nin Yunanistan"la da Avrupa Birliği"yle de ABD"yle de ilişkileri iyi gitmiyor.
Bu agresif politika sürdürülemez.
Türkiye başta Güney Kürdistan Federe Bölgesi’yle ve Suriye Kürdistan"ındaki Kürtlerle birlikte komşularıyla barışçıl ilişkiler içinde olmalı; haklarına saygı göstermeli ve uluslararası toplumla uyumlu olmalıdır.

AB ÜYELİĞİ

Biz Hak-Par olarak Türkiye"nin Avrupa Birliği üyeliğini destekliyoruz ve tam üyeliğin bir an önce gerçekleşmesini istiyoruz. Bunun için Türkiye bir an önce gerekli reformları tamamlayarak AB üyeliğinin gereklerini yerine getirmelidir.

Türkiye AB üyeliği için gerekli şartları yerine getirmekte ayak sürümekten de vaz geçmelidir.

DEMOKRATİK BİR ANAYASA ŞARTTIR
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, aradan geçen 36 yıllık zamana rağmen hâlâ askeri darbenin izlerini ve ruhunu taşıyor.

Biz HAK-PAR olarak Türkiye"nin çok uluslu, çok kültürlü yapısına uygun çağdaş, sivil, demokratik bir Anayasa yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu Anaysa federal yapılanmaya, AB standartlarında, çoğulcu, katılımcı demokrasiye zemin oluşturmalıdır.

Kopenhag Kriterleri"nin gerekleri yerine getirilmelidir.

Venedik Komisyonu Şartı"na uygun olarak şiddeti dışlayan siyasi partiler ve dernekler kurulabilmeli, siyasi ve sivil hayattaki yerlerini alabilmelidir.

Siyasi Partiler Yasası, Seçim Yasası demokratikleşmeli; seçim barajı tümden kaldırılmalı, her parti aldığı oy oranında parlamentoda temsil edilmeli ve aldığı oy oranında hazineden yardım almalıdır. Ceza Yasası adil ölçülerde değiştirilmeli, Terörle Mücadele Kanunu kaldırılmalıdır

KADIN SORUNU
Birleşmiş Milletlerce kabul edilen ve Türkiye’nin de tarafı olduğu Kadınlara Karşı Her Türlü Ayırımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ne (CEDAW) uygun olarak ülkemizde kadınların toplumsal ve siyasal yaşama eşit katılımı önündeki engellerin kaldırılmasından yanayız.
HAK-PAR toplumsal cinsiyetçi, erkek egemen sistemin her gün yeniden ürettiği eşitsizliğe ve baskı mekanizmalarına karşı mücadele edecektir. Kadının toplumsal, sosyal, siyasal, ekonomik hayata katılımını destekleyecek, eşitsiz katılımı engelleyici tüm tedbirleri alacaktır.

İŞÇİ VE EMEKÇİ HAKLARI

Türkiye"de emekten yana uluslararası sözleşmelerde de yer alan tüm hakları hayata geçirecek, işçi ve emekçilerin örgütlenmesi önündeki engelleri, bariyerleri kaldıracağız.
HAK-PAR olarak işçi haklarının ve yaşam güvenliğinin çağdaş standartlarda olması için çalışacağız. Asgari ücret bir toplum için utanç verici bir emek ölçütüdür. Hak-Par tam ücretli işçi ile asgari ücretli işçi sıfat ve standardı arasındaki farkı kaldıracak, “Eşit emek eşit ücret” ilkesini bütün emekçiler lehine hayata geçirecektir.

HAK-PAR mesleki eğitim grubuna giren sektörler dışında çocuk işçilerin çalıştırılmasını yasaklayacak, bu konuda etkin bir denetleme mekanizması oluşturacaktır.

ENGELLİLERİN DURUMU VE ŞARTLARI

Türkiye"de engelli vatandaşların durumuna ve sorunlarına yönelik dünya standartlarını uygulayacak, aile, çevre ve toplumun eğitilmesi, bilinçlendirilmesi için çalışacaktır. Engellileri koruyan, takip eden ve denetleyen mekanizmaları öncelikle devreye sokacaktır

ÇEVRE VE DOĞA

HAK-PAR doğa ve çevre bilincinin gelişmesine önem veren bir partidir. Bu konuda toplumsal bilinç yaratmak için çevreci gruplarla, kuruluşlarla ilişkiye geçer, doğa ve çevre koruma projelerini destekler, katkı sunar.

KENT VE YAŞAM

HAK-PAR modern, çağdaş kent ve bölgeleri, doğa ve çevreyi tahrip etmeden, doğa ve çevrenin ekonomik değerini bozmadan inşa edecektir. Yeşil alanları, ekonomik değeri olan arazileri, bitki örtüsünü, ormanları koruyacak, kentleşme ve sanayileşme titiz bir doğayı koruma anlayışıyla yürütülecektir.

HAK-PAR çevre ve doğa, kent ve yaşam bilincinin yükseltilmesinde sahip olduğu bilgi, birikim ve tecrübeyi kullanmayı sürdürecek; bu konularda duyarlı olan çevreci kurum ve kuruluşlarla sürekli bir işbirliği içinde olacaktır.

EKONOMİ VE EKONOMİK GELİŞME
Ekonomik gelişme istikrarlı bir planlamayla kaynakların bilinçli kullanılmasına bağlıdır. Barış içinde olmayan, birbirleriyle çatışan toplumlarda, zenginlik kaynakları ne kadar çok olursa olsun, ekonomik gelişme olmaz.

Biz HAK-PAR olarak ekonomik gelişmenin toplumun barış, huzur ve güven içinde olmasına bağlı olduğunu düşünüyoruz. İç ve dış sorunların savaş araçlarıyla değil, barışçı yollarla ve araçlarla çözülmesi kaynakların silahlanmaya, çatışma ve operasyonlara, militarist çarkı güçlendirmeye değil toplumun ekonomik ve sosyal gelişmesine yöneltmeye olanak sağlar.

HAK-PAR ülke ve çevre kaynaklarını tanka, topa, kurşun ve bombaya değil, üretime, kalkınmaya harcayacak.

İŞSİZLİK VE YOKSULLUK

Türkiye"de bölgeler arası ekonomi ve gelirler dengesi arasında uçurumlar vardır. Bu uçurum giderek daha çok derinleşmekte ve toplum bundan olumsuz bir biçimde etkilenmektedir. Bu durumun doğurduğu sonuçlardan biri de işsizliktir. İşsizlik ve yoksulluk birbirini doğuran olgulardır. Kürdistan da sürdürülen kirli savaş tarım ve hayvancılığı, bir bütün olarak üretimi çökertmiştir. İşsizlik ve yoksulluk had safhadadır. İnsanlar yeni bir ekmek kapısı bulmak için yerini yurdunu terk ederek başka yerlere göç ediyor. Bölgeler arasındaki ekonomik dengesizlik işsizlik ve yoksulluk olarak Kürdistan"a sirayet ediyor; var olan cılız sermaye de kaçıyor

Bu durum risklidir ve böyle devam edemez.

HAK-PAR bölgeler arası ekonomik dengesizliğin yarattığı bu işsizlik ve yoksulluğa bir çözüm bulmak için bölgelerin durumuna uygun özel yatırım ve kalkınma programını uygulamayı hedeflemektedir.

Özel olarak, Kürdistan"da sürdürülen kirli savaş nedeniyle çoraklaştırılan bölgenin yeniden cazip hale getirilmesi için savaştan etkilenen, yerinden yurdundan, köyünden ve tarlasının başından ayrılmak zorunda kalan insanlarımızın geri dönmesini sağlayacak bir sosyal ve ekonomik politikayı hayata geçireceğiz.

Türkiye bir sivil, asker, bürokrasi devletidir.

Bu devasa bürokrasi çarkı ülkenin kaynaklarını tüketen, üretici olmayan, aynı zamanda hantal ve hayatı zorlaştıran bir işleyişe sahiptir.

HAK-PAR bürokrasiyi halka hizmet için daha verimli hale getirecektir. "Halk devletin değil, devlet halkın "hizmetinde olacaktır.

HAK-PAR YENİ BİR SİYASET TARZINI SAVUNUYOR
HAK-PAR sorunların diyalog yoluyla çözülebileceğine; her diyalogun mutlaka bir uzlaşma imkanı yaratacağına inanır.
Hiçbir sorun şiddet ve kavga yoluyla çözülmez.
Biz sorunların kavga ve şiddetle değil, barışçıl yöntemlerle çözülmesinden yanayız.

Biz yeni bir siyaset tarzı izliyor ve halkın bizi bağrına basacağına, özgür, barışçı, yaşanılır bir dünyayı birlikte kurabileceğimize inanıyoruz.

Değerli Yurttaşlar,

Özgürlük, demokrasi, barış için mücadele eden HAK-PAR 24 Haziran Seçimlerine bağımsız adaylarla giriyor.

BAĞIMSIZ YURTSEVER KÜRT ADAYLARI DESTEKLEME ÇAĞRISI YAPIYOR:

HAK-PAR DİYOR Kİ; KÜRT KARŞITI, DEMOKRASİ KARŞITI POLİTİKALARI MAHKUM ET!

ÇÖZÜMSÜZLÜKTEN VE ŞİDDETTEN BESLENENELERİ CEZALANDIR!

BAĞIMSIZ YURTSEVER KÜRT ADAYLARI DESTEKLE


HAK VE ÖZGÜRLÜKLER PARTİSİ / 2018
Print