2018-11-14
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
 
ÖZGÜRLÜK YOLU VAKFI YAYINLARI’NDAN İKİ YENİ KİTAP
2018-10-17 08:46


Kamer Beysülen

Özgürlük Yolu Vakfı Yayınları; Önümüzdeki günlerde iki yeni kitap daha (Destana Memê Alan/ Memê Alan Destanı ve Eylül Türküsü) yayımlayacak.

Destana Memê Alan/ Memê Alan Destanı

Ünlü Kürt Destanı: “Destana Memê Alan”/ “Memê Alan Destanı”; Türkçe çevirisiyle birlikte yeniden yayınlanıyor. İlk baskısı 1978 yılında “özgürlük Yolu Yayınları” tarafından yapılan kitap yeni düzenlemesiyle önümüzdeki günlerde yeniden okurla buluşuyor. Türkçe çevirisi Kemal Burkay tarafından yapılan eserde, ilk baskıda “Baran“ adı kullanılmıştı. Yeni baskıda Burkay’ın kendi adı kullanıldı.

Eylül Türküsü;

“Eylül Türküsü” Kemal Burkay’ın Türkçe 7. Şiir kitabıdır. 53 yeni şiir ve birkaç rubaiden oluşuyor. Kitapta yer alan ilk şiir; Yolcu ismini taşıyor ve 1959 yılında Yeditepe Dergisi’nde yayınlanmış. Bu aynı zamanda, Sayın Kemal Burkay’ın bir edebiyat dergisinde yayınlanan ilk şiiridir.

(...)
Tan ağardı güneş ıslık çalıyor
Heybeler yıldız dolu
Sana varacağım birazdan
Sancılı anıları yüreğinden sil
Tepeler az hoş
Daha dağlar daha görelim
“Yolcu” s.7

Londra’ya, Güneşe ve Başka Şeylere Dair isimli şiirinde ise Burkay Londra’yı şu dizelerle anlatıyor;

(…)
Köprüleri, anıtları, kral sarayları,
Prensi, prensesi
Kraliçesi, dükü, lordlarıyla
Yağma ve korsan öyküleri
Diplomasinin kurnaz tilkileri
Ve kirli-sefil varoşları
Köprü altında yatanları
İşsizleri, düşkünleri, açlarıyla
Büyük, ağır, engin
Obur ve zengin
Bir hangar gibidir Londra
Ve şöyle sürdürüyor dizelerini;
(…)
Vitrinlerinde dünyanın binbir yemişi
Sibirya samuru, Karaib incisi, fildişi
Kanlı korsan
Usta hırsız
İngiliz!
Gülüşümüzü bile çaldın
Ama güneşi çalamadın
(Londra’ya, Güneşe ve Başka şeylere Dair; Kasım 1992)
Burkay, Otobiyografi isimli şiirde ise şöyle anlatıyor kendisini:

(…)
Yorulan bir ırmak gibi düşünürüm şimdi
Yaşam neydi?..
Coşkular, kavgalar, özlemler, umutlar,
düş kırıklıkları...
Mal mülk tutkum olmadı hiç
Ayağımla ittim daha genç yaşımda ulaştığım
ve kolayca ulaşabileceğim nice makamı, ünü
Kavgacı değildim
ama ezilenler için kavgayı sevdim
Hem tatlı, hem bir kadeh şarap gibi burukturlar
sevdiğim kadınlardan kalan anılar
(Otobiyografi; Temmuz 2003)

Hayatın Şarkısı’ndan:

Hayatın şarkısı hep olacak dostum
Sen olsan da olmasan da
Bu gezegende ya da başkasında
Bin bir çeşit canlı, bin bir çeşit renk
Belki düşlerimizin ulaşamayacağı kadar uygar
Belki bizden daha barbar
(Hayatın Şarkısı; 2011-Stokholm)

Kitaba adını veren “Eylül Türküsü” şiirinde ise zamana şöyle sesleniyor Burkay;

(…)
Hey gidi zaman
Sen neler, kimler gördün, gelip geçtiler
Kimi Efesuslar, Pergamonlar bırakan,
Kimi su kabarcıkları kadar bile iz bırakmayan
Ben de geldim gidiyorum işte,
Gözlerimde bir eylül türküsünün izleriyle
Şen olasın Kuşadası
(Eylül Türküsü; 26 Eylül 2015)

Kitapta yer alan ve bazı okurların sosyal paylaşım sitelerinde okumuş olabileceği “Ağıt” da

Biz buradan gideriz Reşik Hüseyin
Ağdat’ta zaman durur
Bir palamut düşer toprağa
Su yürür
İnatçıdır meşe ağacı, büyür

Beni senden önce asarlarsa Reşik Hüseyin
Sakın ağlama
Seni benden önce asarlarsa
Ciğerim parçalanır,
Acımı yüreğime gömerim ama
(…)
Ağıt; 23 Aralık 2015

Burkay’ın kitabında yer alan rubailerden bir örnek vererek bu yazıyı sonlandırmak istiyorum. Okurlar daha fazlası için biraz merak edip kitabın yayınlanmasını beklesinler.

Her Mervan Silvan’a bey değildir
Bizde Mervan diye acımasız zalimlere denir
Sen ise ne beysin ne de zalim olacak kadar gücün var
Yalnızca bir zalimin kapısında ürüyensin

Bol şiirli günler dileğiyle…

Kamer Beysülen




Print