2020-10-25
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
 
ANILAR – BELGELER 3
2020-03-31 20:08


Kamer Beysülen

Politikacı- Yazar ve Şair Kemal Burkay’ın anılarının 3. Cildi “Özgürlük Yolu Vakfı Yayınları” tarafından yayınlandı.

Burkay, Kitabın baskısına yazdığı notta: “Anılarımın 2. Cildinin basımı üzerinden 10 yıl geçti. Daha o zaman (2009) 3. Ve 4. Ciltlerde basma hazırdı: ancak bazı nedenlerden dolayı beklettim.

İlk iki cilt anılarımın 1987 yılına kadar olan dönemi kapsıyor. 3. Cilt 1988-1994 dönemini yani 7 yıllık süreyi kapsıyor. 4. Cilt ise 1995 yılından 2010’a kadar olan dönemi. Bundan sonrasının öyküsünü, ki yurda dönüşümü izleyen son 8 yılı kapsıyor, bir süre önce tamamladım. Böylece anılarım toplam olarak 3000 sayfa tutuyor. Bu benim hayat öyküm olmanın yanı sıra, 1940’lardan bu yana geçen 80 yıllık bir dönemin bir dizi önemli iç ve dış olaylarının da öyküsüdür”
diyor.

Bilindiği gibi Kuzey Kürdistanlı örgütlerin en fazla üzerinde durdukları konuların başında “ulusal birlik” gelmektedir. Hemen her örgütün, her siyasetçinin, -hatta siyasetle hiç ilgisi olmayanın bile- sürekli olarak dillendirdiği, sanki onu başardığımızda bütün diğer sorunlarımızı çözeceğimizi düşündüğümüz sihirli bir kelimedir birlik. Belki de en çok denediğimiz ve en çok hayal kırıklığı yaşadığımız çalışmaların başında gelir. Siyasi yaşamımızda sayısız örnekleri mevcuttur.

İşte kitap, tam da böyle bir çalışmayla; “Kürdistan Kurtuluş Hareketi” (TEVGER)’in kuruluşuyla başlıyor.
Burkay, bu birlik çalışmasını söyle anlatıyor:

“UDG olayından ve özellikle de dört yıl süren HEVKARİ çalışmasının yarattığı düşkırıklığından sonra, bir süre Kuzey Kürdistanlı yurtsever örgütler arasında birlik çalışmalarını bir kenara koyduk. Şu sonuca vardık ki, bu tür çalışmalar ancak bahse değer bir kitlesel gücü, istikrarı olan ve birlik için sorumluluk ve istek duyan örgütlerle gerçekleşebilir.”
(…)
Diğer örgütlerin durumuna, güçbirliği ve cephe koşullarının olmadığına ilişkin bu saptama hiç kuşkusuz doğruydu. Buna rağmen bir süre sonra, daha Sol Birlik devam ederken (ki Sol Birlik Kuzey Kürdistanlı örgütlerin birliğinin önünde bir engel değildi, onun işlevi farklıydı, çalışma alanı daha genişti) yine kendimizi bu tür bir çalışmanın içinde bulduk.” (s.7)

1987 yılında başlayan çalışmalar, 22 Haziran 1988 yılında, Kuzey Kürdistanlı sekiz örgütün katılımıyla; Kürdistan Birlik Hareketi (TEVGER) ismiyle yeni bir birlik oluşturulur. Bu kısa ömürlü UGD’den, sonuçlanmayan HEVKARİ çalışmasından sonra üçüncü önemli adımdır ve daha geniş kapsamlıdır.

Ne var ki, TEVGER de uzun ömürlü olmaz. Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK) dışında, onu oluşturan diğer yedi örgütün nerdeyse tamamı, 3-5 yıl gibi kısa bir süre içinde bölünür, silinir, giderler.

Burkay anılarının 3. Cildi’nde iç ve dış önemli olaylara yer verir. Bunlardan biri 1990 yılında yer alan 1. Körfez Savaşı ve yol açtığı önemli sonuçlardır. Savaşta Saddam rejimi büyük bir yenilgiye uğrar ve Güney Kürdistan önce otonom bir statüye kavuşur, ardından tek yanlı federasyon ilan edilir. Böylece Güney parçasındaki Kürt halkının kaderinde büyük ve olumlu değişmeler olur.

PSK 3. Kongresi’ni 1992 yılında burada yapar. Burkay, bu nedenle Güney’e yaptığı gezide, söz konusu dönemde bu parçada yer alan önemli değişimi gözlemleyerek anlatır.

Ne yazık ki bu olumlu gelişmeyi PKK’nın bu parçaya yönelik saldırısı ve iki büyük partinin, KDP ve KYB arasındaki çatışmalar kesintiye uğratır.

1993 yılında, PKK’nın tek yanlı ateş kestiği dönemde Burkay, Celal Talabani’nin aracılığıyla Şam’da Öcalan’la görüşür ve iki örgüt arasında “Şam Protokolü” diye bilinen protokol imzalanır. Bu gelişmeler Kürt ve Türk kamuoyunda olumlu bir yankı yapar, sorunun siyasi çözümü ve barış umudu doğar. Kuzey parçasında Kürt örgütlerinin ilişkileri düzelir ve 12 örgüt arasında bir cephe çalışması başlar.

Ne yazık ki bu süreç kısa zamanda, barış ve çözüm istemeyen iç ve dış güçler tarafından kesintiye uğratılır ve cephe çalışmaları da durur.

Ulusal Kongre konusunda yapılan çalışmalar, bu nedenle Burkay’ın diğer parçalardan liderler, Celal Talabani, Dr. Kasımlo, Mesut Barzani, Abdülhamit Devrêş, Aziz Muhammed gibi önde gelen liderlerle yaptığı görüşmeler de bu ciltte geniş biçimde yer almaktadır.

Burkay’ın bu ciltte yansıttığı önemli uluslararası gelişmelerden biri Dünya sosyalist sisteminin yaşadığı büyük kriz ve dağılmadır. Burkay bu gelişmeleri sosyalist ülkelere ilişkin bazı gözlemlerle birlikte değerlendirir ve şöyle der: “O günlerde büyük bir kavgayı yitiren, darbe üstüne darbe yiyen insanlar gibiydik. Yine de kişi olarak umudumu yitirmedim ve Parti olarak da yitirmedik. Bunun tarihsel olarak geçici olduğunun bilincindeydik. Rüzgarın yönü yeniden bizden yana dönecekti ve gelecek sosyalizmindi.”

Burkay, anılarında sadece siyasi ve kültürel çalışmaları değil hayatı bir bütün olarak ele alıyor. TÖB-DER Genel Başkanı Gültekin Gazioğlu, Kürt Ozan Şivan Perver ile gittiği Avustralya gezisinde ülkeyi şu sözlerle anlatıyor: “Ülkenin iyi yağış alan yerleri tropikal görünümlü sık ormanlarla, geniş otlaklarla kaplı. Ayrıca geniş çöllük alanlar var. Avustralya bitki örtüsü, iklim, kendisine özgü hayvan türleri (örneğin kuala ayısı, kanguru ve bir yaban köpeği olan dingo) ve yerlileriyle son derece ilginç bir ülkedir.”(s.33)

Yurtiçinde yaşananlar; ülkede çok zor koşullarda yürütülen örgütlenme ve yayıncılık faaliyetleri, legal parti çalışmaları ile Kürt halkına yönelik baskılar; köy ve kasabalara yönelik yıkım, faili meçhul cinayetler, cezaevi direnişleri ve söz konusu baskılara karşı yurt içinde ve dışında yürütülen kampanyalar da kitapta geniş biçimde yer alıyor.

Ciltli ve toplam olarak 664 sayfa tutan kitabın 150 sayfası belgelerden, 55 sayfası ise kuşe kağıda basılmış resimlerden oluşuyor.



Bu korona günlerinde hazır evdeyken okunması gereken kitaplardan bir tanesidir.

31 Mart 2020

Print