2020-08-13
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
 
Latif Epözdemir: Ülke sorunlarını çözmek için tekçi ve ırkçı anlayışlar bir tarafa bırakılmalı
2020-07-01 12:38


BASINA VE KAMUOYUNA

Ekonomik ve siyasal sorunların her geçen gün daha da derinleştiği Türkiye’de, bir yandan sınır ötesi operasyonlardan ve oralarda elde edilebilecek olası bir galibiyetten medet uman egemen anlayış, diğer yandan, muhalif olanın “öteki”leştirildiği, düşünce ve kanaat özgürlüğünün hiçe sayıldığı, hukuk sisteminin siyasal iktidar hukukuna doğru evirilmeye çalışıldığı bir dönemden geçiyoruz. İçte ve dışta yaşanan ciddi politik gelişmelerin farklı gerekçelerle halktan gizlendiği bir dönemde yaşıyoruz. Tüm bu açmazların ve çıkmazların sebebi olarak siyasal iktidar, FETÖ ve PKK tehlikesini işaret ederek, kendisinden olmayan, farklı düşüncedeki hemen her kesin FETÖ yada PKK ile ilişkilendirildiği, bir yandan da bazı odakların “darbe” olur korkusunu da yayarak halk kitlelerinin sindirilmek istendiği zor bir süreç yaşıyoruz.

Geçen dönemde “karşıtlık” üzerinden siyaseti “makbul siyaset” haline getiren siyaset çevreleri, bu karşıtlığın kutuplaşmaya, etnik kin ve nefrete, dışlamaya ve ötekileştirmeye kadar varabileceğini anlamıyor olamazlar. Ancak iktidarı ve muhalefeti ile Türk egemen siyasetinin Kürd meselesinin çözümsüz bırakılması ve çözüm yolu olarak da güvenlikçi politikalardan; klasik ret ve inkar politikalarından medet uman eski tarz siyaset anlayışında ısrar etmesi üzerine, ülkede terör ve kargaşa yaratıp ona karşı mücadeledeki üstünlükleri siyasal geleceğine malzeme yapmaktan başka siyaset üretmeyen yoz, dar, tekçi, milliyetçi-ırkçı bir siyaset tarzı artık ülkenin başat sorunlarını çözmek konusunda yetersiz kalmaktadır. Eski tarz siyasetle, ülke sorunlarını çözmenin olanağı yoktur.

Böylesi zor koşullarda, geçmişte de olduğu gibi birileri; toplumun sinir uçlarına dokunmak sureti ile ülkedeki kutuplaşmayı kitlesel iç kargaşaya taşımak istiyor. Cami minaresinden “Çaw bela” okutulması, Hırant Dink Vakfı yöneticilerine tehdit mektupları gönderilmesi, Adana"da Suriye’den gelen bir Kürd çocuğunun öldürülmesi, üç milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması, Korona virüsün yarattığı özel yaşam koşullarına rağmen kayyum atamalarının sürdürülmesi, sokak ortasında işlenen kadın cinayetleri, Ankara’da 18 yaşındaki Kürd gencinin bıçaklanarak öldürülmesi, önce CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu"na, daha sonra cezaevindeki HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş"ın eşi Başak Demirtaş" a ve şimdi de, Cumhurbaşkanının kızı, Hazine Bakanı Berat Albayrak"ın yeni doğum yapan eşi Esra Erdoğan Albayrak"a yönelik ahlak ve edep sınırlarını aşan cinsel saldırı gibi tahrikler ve provokasyonlar tezgahlayarak farklı olanlar arasındaki sorunları kaşımak sureti ile bir iç kapışma yaratılmak isteniyor.

Elbette ki ülke bu koşullara kendiliğinden gelmedi. İzlenen tekçi ve milliyetçi politikalar, içte ve dışta yaşanan sorunlar karşısında barışçı bir siyasetin güdülmediği, özgürlüklerin kısıtlandığı, demokratik yaşamın dumura uğratıldığı, devlet olanaklarının iktidar yanlısı bir kısım “imtiyazlı” kişilere peşkeş çekilmesi, hukukun üstünlüğü yerine üstünlerin hukukunun esas alındığı, yargının yasamanın emrine girdiği, yürütmenin yargı üzerinde siyasal bir hukuk oluşturduğu, Kürd sorununa adil, eşit ve barışçı demokratik çözümüne yanaşılmadığı böylesine gergin bir politik zeminde tüm bu kutuplaştırmalara, edep ve ahlakdışı cinsel ve etnik saldırılara olanak doğmakta ve bu türden menfi olayların oluşmasına fırsat vermektedir.

HAK-PAR olarak diyoruz ki, karşıtlık üzerinden siyaset, kutuplaştırma ve ötekileştirme, kargaşa ve çatışmaya götürür. Ülke sorunlarını çözmek için tekçi ve ırkçı anlayışlar bir tarafa bırakmalı, barışçı demokratik çözümleri tartışmak ve siyasal diyalog geliştirmek gerekir.

HAK-PAR her şeye rağmen siyasetçilerin ve devlet adamlarının ailesi, eşi ve çocuklarını siyasetin öznesi yapıp çirkin, ahlak dışı ve edep sınırlarını aşan tüm cinsel ve etnik saldırıları şiddetle kınıyoruz. Son olarak sosyal medya üzerinden benzer bir saldırıya maruz kalmış olan Esra Albayrak"a yapılan bu çirkin cinsel saldırıyı da nefretle kınıyoruz. Bu tür saldırılar kimden gelirse gelsin ve kimi hedef alırsa alsın asla tasvip edilemez ve kat’a cezasız kalmamalıdır.
01.07.2020

Latif EPÖZDEMİR
Hak ve Özgürlükler Partisi /HAK-PAR
Genel Başkanı


Print