2020-12-02
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
 
12 Eylül Faşist Uygulamaları Devam Ediyor
2020-09-12 17:54


Bundan 40 yıl önce, yani 12 Eylül 1980 yılında gerçekleştirilen Askeri Darbe’nin yaratmış olduğu tahribatlar ve kaos, Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Beş general demokratik nizama son vererek “askeri cunta” ilan ederek ülkede faşist bir yönetim başlatmıştır. Askeri cuntanın başı dönemin Genel Kurmay Başkanı Kenan Evren, yine o dönemin kuvvet komutanları olan generaller Nurettin Ersin, Tahsin Şahinkaya, Nejat Tümer ve emir komuta zinciri içindeki öteki generaller ve bunlara bağlı olan diğer güçlerdir.

40 yıl önce gerçekleştiren bu askeri darbe, ülkeyi normal yaşamından alıkoymuş, sivil yönetim yerine askeri yönetimi ikame ederek, ekonomik, sosyal, siyasal ilerlemeyi durdurmuştur. Bu zaman içinde dünya demokratik kamuoyu ve uluslararası toplum Türkiye’nin uluslararası ilişkilerinin hedeflediği kazanımların elde edilmesi sürecine karşı olumsuz tavır geliştirmiştir.

12 Eylül Askeri Darbesi siyasal bakımdan tam bir diktatörlük yönetimini uygulamaya koydu. Bu despot yönetim ülkeyi hem içte hem de dışta antipatik bir duruma düşürdü. Türkiye bu cunta yönetimi süresince emir komuta zinciri ile yönetilmiş, demokrasiyi askıya alarak ülke insanlarının geleceği ve yaşamı generallerin insaf ve merhametine terk edilmiştir.

Bu dönemde, baskı, zulüm ve zorbalık egemen hale gelmiş, her şey darbeci generallerin iki dudağının arasından çıkan sözlere bağlı hale gelmiştir. Yasalar darbeci generallerden oluşan Milli Güvenlik Konseyi’nin emir ve talimatları doğrultusunda şekillenmiş; Milli Güvenlik Konseyi kararları, kanun yerine geçmiş ve yürütme erki bu konseyin bir emir eri olarak görev yapmıştır. Askeri yönetim ülkenin, yasama, yürütme ve yargı erklerini tek elde toplayarak demokratik kurumları işlevsiz bırakmış ve demokrasiyi rafa kaldırmıştır.

Askeri cunta döneminde hukuk da ayaklar altına alınmıştır. Hukuk devleti yerine, kanun devleti ikame edilmiş; kanunlar ise, generallerin talimatlarıyla oluşturulmuştur. Darbeci generallerin hazırlattığı ve bugüne kadar ülkenin anayasası olarak varlığını sürdüren Anayasa bile darbeci generallerin inisiyatifi çerçevesinde yapılandırılmış ve topluma kabul ettirilmiştir.

O günden bugüne, ülke hala o dönemin anti-demokratik Anayasası ile yönetilmektedir. 12 Eylül’ün 40 yıllık kalıntıları hala tümden temizlenemedi. Türkiye 12 Eylül ile birlikte büyük bir depolitizasyon sürecine girdi. Korku panik ve endişe toplumun iliklerine kadar sindi.

Askeri-Faşist yönetim döneminde 1 milyonu aşkın kişi gözaltına alındı; 1 milyona yakın kişi fişlendi, yüzlerce kişiye idam, binlerce kişiye müebbet, on binlerce kişiye de çeşitli hapis cezaları verildi.200’den fazla insan işkencede öldü, binlerce insan sakat kaldı. 55 kişi idam edildi, 17 yaşındaki Erdal Eren idam edilmek üzere yaşı büyütüldü. Diyarbakır, Metris ve Mamak Cezaevleri"ndeki işkenceler bütün dünyada yankılandı, Diyarbakır Cezaevi’nde 34 kişi yaşamını yitirdi, bine yakın insan hasta düştü, sakat kaldı.

Hak ve Özgürlükler Partisi olarak diyoruz ki, 12 Eylül kalıntısı olan bugünkü Anayasa tümden değişmeli, çoğulcu, katılımcı demokratik yeni bir anayasa yapılmalıdır.

12 Eylül mağdurlarına tazminat ödenmeli,12 Eylül faşist bir yönetim olarak ders kitaplarında alınmalı, yasal değişiklikler yapılarak askeri darbeler yasaklanmalı ve önlenmelidir.12.09.2020

HAK-PAR BASIN BÜROSU

Print