2020-12-02
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
 
BASINA VE KAMUOYUNA
2020-11-14 01:05


Uzun bir süreden beridir, PKK yöneticileri ve basını Kürdistan Federe Devleti yöneticileri ve siyasi liderleri hakkında bir itibarsızlaştırma kampanyası başlatmıştır. Yöneticileri Türk devletinin müdahalesine çanak tutmak ve Kürd halkının çıkarına aykırı hareket etmekle itham etmekteler. Bu gerçeğin çarpıtılmasından başka bir şey değildir.

Gerçek şu ki; PKK Şengal bölgesinde kontrolü sağlayarak, İran devletinin kara yoluyla Suriye devletine lojistik destek götürmesi için koridor açmaktadır. Bu durumu kabul etmeyen Kürdistan Hükümeti hakkında karalama kampanyası başlattı. Önceleri tehdit ediyordu. Şimdi artık pervasızca Kürdistan meşru ve resmi savunma gücüne saldırıyor.

Federe devletler de devlettirler. Onların egemenlik hakkı vardır. Üzerinde bulundukları coğrafyada yönetme hakkına sahiptirler. Güvenliği sağlamak devletin görevidir. O coğrafyada bulunan herkes meşru hükümetin otoritesine saygı göstermek durumundadır. Kürdistan Federe Devleti meşruiyetini başta Kürd halkının iradesi olmak üzere Irak Anayasası"nda, Kürdistan Parlamentosu" nun kabul ettiği yasalardan ve evrensel hukuktan almaktadır. Hiçbir silahlı gücün bu meşru otoriteye karşı koyma, saldırma, yada tanımama hakkı yoktur. Dahası Kürdistan hükümetinin iradesi dışında silahlı güç oluşturma ya da bulundurmaya da kimsenin hakkı yoktur.

HAK-PAR olarak biz,PKK’nin 04.11.2020 günü Peşmergeye yaptığı saldırıyı nefretle kınıyoruz. PKK Güney Kürdistan’da bulunmakla, Türkiye Devleti"nin Kürdistan bölgesine müdahale etmesine, bilerek zemin hazırlıyor. Kürdistan’da iç istikrarsızlık yaratıyor. Kürdistan Federe devleti halkının güvenliğini tehlikeye sokuyor.

Sanıldığı gibi bugün Güney Kürdistan’da bir “kardeş kavgası” yok. Savaşan iki taraf yok. Olay tüm dünya istihbarat teşkilatları listelerinde “terörist” olarak tanımlanmış yasa ve egemenlik tanımayan bir gücün hukuksuz bir şekilde tüm dünyaca “meşru” olarak kabul edilmiş yasal bir savunma gücü olan Peşmerge’ye saldırıp katliam yapmış olmasıdır. Sorun PKK"nin Güney Kürdistan hükümetinin egemenlik alanındaki yüzlerce köyü boşaltıp sivil Kürd köylülerini köylerinden çıkarma sorunudur. Yani sorun meşru bir yönetimi hiçe sayarak ona karşı silahlı bir karşı koyma sorunudur. PKK bu eylemleri ile Kürd karşıtı nizamın kontrolüne girmiş olduğunu göstermiştir.

Örneğin PKK pekala biliyor ki silah ile Türk Devletiyle baş edemez. Silahlı faaliyeti, sadece Kürd gençlerinin ölümüne ve daha çok Kürd coğrafyasının zarar görmesine neden oluyor.

Biz parti olarak her türlü şiddet hareketini reddediyoruz. PKK’yi de amasız, fakatsız tüm silahlı güçlerini Kürdistan Federe Devleti"nin sınırları dışına çıkarmaya davet ediyoruz.

HAK-PAR Basın Bürosu
Print