2021-01-26
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
 
İnsan Haklarıyla İnsandır!
2020-12-10 22:50


Bugün İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi"nin BM Genel Kurulu tarafından kabul edilişinin yıl dönümü olması nedeniyle İnsan Hakları Günü ve 10 Aralık gününün içinde olduğu hafta da İnsan Hakları Haftası olarak kabul edilmektedir.

Türkiye’de 2020 yılı ne yazık ki, insan hakları bakımından kayıp bir yıl oldu. Bu yıl onlarca kadın cinayetine ve kadına karşı şiddete, yargısız infazlara şahit olduk. İşkence daha çok yaygınlaştı. Toplantı ve gösteriler engellendi. Devlet adeta düşünen insan istemiyorum deyip, Facebook, İnstagram ve Twitter de fikrini açıklayanlar hakkında hızlı ceza soruşturmaları başlattı, pek çok insan fikirlerini paylaştığı için cezalandırıldı. Basın ve yayın organlarının neredeyse tamamı iktidarın payandası haline getirilerek en ufak farklı ses, baskısıyla susturuluyor.

Eskiden de, devlette ırkçılık ve ayrımcılık mevcuttu. AB sürecinde bir miktar gevşemişti. 2016 yılından bu yana MHP ittifakı ile iktidarda olan hükümet daha çok ayrımcı ve ırkçı bir eksene kaydı. Dahası tam bir anti Kürd ittifaka dönüştü. Dünyanın neresinde etnik olarak Türk varsa, hükümet, inayetini esirgemiyor, haklarına kavuşması için gerekli diplomatik girişimlerde bulunuyor.

Dünyanın neresinde Kürdler bir hak mücadelesi veriyorsa, bu hükümet, bastırılması için her türlü çabayı gösteriyor. Kürdler bir statü sahibi olmasın diye Suriye ve Irak’a durmadan sınır dışı operasyonlar yapılıyor, her yerde Kürdlere göz dağı veriliyor. Oysa bu toplumun üçte biri Kürd. Bu kadar ırkçı ve ayrımcı politika iç barışı kurmayı engelliyor.

Kürdlerin kollektif haklarını kullanmasına devlet zinhar geçit vermiyor. Başta İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi olmak üzere, BM Medeni ve Sosyal Haklar Sözleşmeleri, Paris Şartı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi imzalandığı halde, bu sözleşmelerle güvence altına alınan haklar Kürd yurttaşlara kullandırılmıyor. Bu ülkede mülteci olarak bulunan Suriye’nin Arap vatandaşlarına ana dillerinde eğitim veriliyor. Onlara Arapça kamu hizmeti veriliyor. Ama binlerce yıldan beri bu topraklarda yaşayan, askere giden, vergisini ödeyen Kürd vatandaşın anadilinde eğitim hakkı yoktur, Kürdçe kamusal hizmet sunulmuyor. Kürdçe de ikinci bir resmi dil olarak kabul edilmiyor. 30 milyon Kürd yurttaşın gözünün içine baka baka soydaşları olan başka ülkelerdeki Kürdlere karşı operasyonlar düzenleniyor. Bu ırkçı ve ayrımcı tutumu insan hakları ile bağdaştırmak mümkün değildir.

Vatandaş üzerinde ki vergi yükü son 19 yılda tam üçe katlanmıştır. Nüfusun yaklaşık üçte biri açlık sınırının altında bir gelire sahiptir. Gelir dağılımında çok büyük adaletsizlik vardır. Ülke savaş yıllarında bile görmediği kadar ekonomik sıkıntı içindedir. Çoğu esnaf siftah etmiyor. Öte yandan bir avuç iktidar yanlısı ve yöneten kesim servetini saklayacak yer arıyor. Toplumun yarısından fazlası ekonomik sıkıntılardan dolayı insanca bir hayat sürdüremiyor.

Hak ve Özgürlükler Partisi olarak diyoruz ki, gelin hep beraber, el ele verip bu olumsuz gidişata son verelim. Hak ihlallerinin olmadığı, ayrımcılığın tarih olduğu bir ortam yaratalım. İnsanın insanca yaşadığı, toplumsal kutuplaşmanın olmadığı, her kesin bireysel ve kollektif haklarını kullandığı bir ülke yaratalım. Bunu yapmazsak, ortada insan hakları adına hiçbir şey kalmaz. 10.12.2020

Abdulmenaf KIRAN
Hak Ve Özgürlükler Partisi / HAK-PAR Genel Başkan Yardımcısı
Print