2021-04-10
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
 
HAK-PAR PARTİ MECLİSİ: TÜRK SİYASETİ İNANDIRICILIK VASFINI YİTİRMİŞTİR
2020-12-29 13:08


Hak ve Özgürlükler Partisi, Parti Meclisi (PM) 26.12.2020 Cumartesi günü Genel Başkan Latif Epözdemir başkanlığında video konferans yöntemi ile toplandı.

Partimiz dünyayı etkisi altına alan Covid-19 virüsünün yarattığı salgın nedeni ile olağan toplantısını internet üzerinden görüntülü olarak gerçekleştirerek dünya, Türkiye ve bölgemizdeki siyasal gelişmeleri değerlendirmiştir.

Toplantı sonrası HAK-PAR Parti Meclisi aşağıdaki açıklamayı kamuoyu ile paylaşmaya karar vermiştir.

ESKİ TARZ SİYASETLE SORUNLARIN ÇÖZÜLMESİ OLANAKLI DEĞİLDİR

Parti Meclisimiz, dünyadaki gelişmelerin bölgemizi yakından ilgilendirdiğine işaret ederek Türkiye’nin içte ve dışta sürdürmekte ısrar ettiği güvenlikçi ve askeri politikaların ülkeye yarar değil zarar verdiğinde hemfikir olmuştur. HAK-PAR olarak biz, Türk siyaset kurumunun hala olgulardan ve nesnellikten uzak eski yerleşik algılarından kurtulamadığını, eski tarz “tekçi” ve “Türkçü” resmi siyasetinde ısrar ettiğini üzüntü ile karşılamaktayız. Yıllardır sürdürülen retçi ve inkârcı siyasetin sonucu güdülen güvenlikçi ve askeri yöntemler sonuçsuz kaldı. Bu eski tarz siyasetin ülkeye ağır bedellere mal olduğu, ülkeyi ciddi sıkıntılara sürüklediği açıkça görülmektedir. HAK-PAR, başından beri bu köhnemiş, sonuç vermeyen, şiddet ve gerilimi arttıran, kin ve nefreti besleyen, tekçi, ırkçı ve Türkçü resmî ideolojinin terk edilerek ülke gerçekliğine uygun; çoğulcu, çok renkli, hak eşitliği temelinde, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesine uygun, çağdaş; adalet ve hukuka dayalı, değişen toplumsal gereksinmelere yanıt verebilecek bir yeniden yapılanma ihtiyacında ısrar etmektedir.

Türk siyaset kurumunun hızla kutuplaşarak gerilimin tırmanmasına neden olduğu bir gerçektir. Ülke iki kutuplu bir hale getirildi. Vatandaş iki kutuptan birine taraf olmaya zorlandı. İktidara destek verenler “saraycı, vesayetçi, cemaatçi, gerici” diye nitelendirilirken, iktidar da muhalefeti ‘’Fetöcü, darbeci, terörist hayranı ve faşistlikle” suçlamaya devam ediyor. Bu gerilim içine Kürd seçmen de çekilmek istenmekte ve Kürd Meselesi konusunda HDP de dahil olmak üzere hiçbir statü ve çözüm yolu önermeyen, Kürd halkının temel haklarını ipotek altında tutulmasına ses çıkarmayan parlamentodaki siyasi partiler, Kürd seçmenin de tarafgir olmasını beklemektedirler. Bu anlayışla ne iktidarın ne de muhalefetin, sorunların demokratik nizam içinde tartışılarak çözümü konusunda niyetli olmadıkları ortadadır.

KÜRDLER SİYASİ KUTUPLAR ARASINDA TERCİH YAPMAK ZORUNDA DEĞİLDİR

Kürd halkı bu kutuplaşmada taraf olmak zorunda değildir. Her iki tarafın da Kürd Meselesi karşısındaki tutumu “milli mutabakatçı” inkârcı, Kürd karşıtı, resmî ideolojiye uygun bir şekilde tezahür etmektedir. Kürd halkı karşıtlardan birini tercih etmek ya da birilerine eklemlenmek zorunda değildir. Kürd halkı tercihini kendi ulusal demokratik haklarını programlaştıran, Kürdlere siyasal statü tanınmasını savunan, bir “milli birlik platformu” olan Hak ve Özgürlükler Partisi / HAK-PAR’ı desteklemeli ve tercihini kendi ulusal çıkarlarını gözeterek yapmalıdır. Çünkü HAK-PAR, Kürd Meselesi’nin çözümünden yanadır, aynı zamanda da bir taraftır. Demokratik ve barışçıl çözüm yolunu savunan partimiz, sorunların çözülmesi konusunda temsil hakkına sahip önemli bir muhataptır.

Gelinen noktada; Türk siyaset kurumu sorunları çözme konusunda istekli ve niyetli görünmemektedir. Başta Kürd Meselesi olmak üzere diğer temel sorunları çözme gayreti içinde değildir. Sorunlara yaklaşım tarzı içten ve gerçekçi değildir. Kısacası egemen Türk siyaseti, içteki kısır ve verimsiz tartışmalardan, kutuplaşma ve karşıtlık siyasetinden, dış politikasındaki olumsuz tutumlarından, ülkenin ekonomik ve sosyal durumuna ilişkin resmi söylemlerin, gerçeklerden farklı gösterilmesinden ötürü inandırıcılığını ve güvenirliliğini yitirmiştir. Türkiye bir an önce siyaseti zenginleşme ve kibirlenme aracı olarak gören bu siyasetçilerden kurtulmalı, bu köhnemiş düzeni değiştirmeli daha adil ve daha mutlu bir yaşamın kurulması için çaba göstermelidir.

Partimiz, Türkiye’nin en temel sorunu olan Kürd Meselesi ile ekonomik sorunlarına, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yol açtığı kadın cinayetlerine gibi hayati sorunlarına yönelik, siyaset kurumunun yapay gündemler yaratarak sorunları çözümsüz bırakmasına itiraz etmektedir.

MİLYONLAR AÇLIK SINIRINDA YAŞAMAYA MAHKUM EDİLMEKTEDİR

Milyonlarca emekçiyi ilgilendiren asgari ücretin tespiti on beş kişilik bir ekibin merhametine bırakılmıştır. Partimiz asgari ücretin toplu pazarlık yolu ile belirlenmesi gereğine işaret etmektedir. Asgari ücret en az 3.750 lira olmalı, vergiden muaf tutulmalı ve enflasyon ile döviz kur artışından korunmalıdır. İşsizlik, hat safhaya ulaşmıştır. Ülkede üretim ve yatırımlar durma noktasındadır. Denetimsiz fiyat artışları, hayat pahalılığı ve enflasyon yoksul halk kitlelerini açlık sınırının altında bir yaşama mahkûm etmiştir. Milyonlarca esnaf işyerini kapatmak zorunda kaldı. Pandemi koşullarında tedbir olarak kapatılan işyerleri ekmeğe muhtaç duruma getirildi. HAK-PAR olarak diyoruz ki, ülke kaynakları doğru değerlendirilip içte ve dışta barışçı politikalar izlenirse daha huzurlu ve daha mutlu bir yaşamı sağlamak mümkündür. Sosyal devlet vatandaşına yardımcı olan devlettir. Sosyal devletin elinde sopa olmaz. Sosyal devlet normal zamanlarda kendisine vergi veren esnafına dar zamanda yardımcı olmak zorundadır.

TÜRKİYE AİHM KARARLARINA UYMALIDIR

Son günlerde kimi odaklar Kürd seçmen oylarının yönü değişmesin diye özel uğraş içerisindedir. HDP’den uzaklaşmakta olan Kürdleri, mağduriyet yaratarak bir kez daha HDP’ye entegre edebilmek için ciddi çaba harcamaktadır. Bize göre bunun nedeni, HDP’nin Türk siyaset kurumuna alan açması; HDP politikalarının Türk siyasi partilerine politik malzeme sağlıyor olmasıdır. Her ne kadar HDP, üzerine gelen devletin esas itibarı ile Kürdleri cezalandırdığını iddia ediyorsa da, bu bir hedef şaşırtmadır, algı operasyonudur. Çünkü madalyonun öteki yüzünde HDP ve yaslandığı güçlerin eylem ve politikaları ile “devleti Kürdlerin üzerine saldığı” açıkça görülmektedir.

Diğer yandan iktidar AİHM’in; HDP eski eş genel başkanlarından Selahattin Demirtaş için verdiği kararı uygulamayacağı yönünde beyanatlar vermektedir. Hak ve Özgürlükler Partisi Parti Meclisi olarak, üstünlerin hukukuna değil, hukukun üstünlüğüne riayet edilmesini savunmaktayız. Bu nedenle AİHM’in verdiği karara Türk yargısının uymasının zorunlu olduğunu düşünüyoruz. AİHM uluslararası hukukun sağlanması için önemli ve caydırıcı kurumdur. Bu kurumun kararlarını tanımamak, hukuk ve adalet adına büyük bir hata olur.

Bu bağlamda HDP eski eş başkanlarından Selahattin Demirtaş’ın tahliye edilmesi gerektiğini savunuyoruz.

İSMAİL BEŞİKÇİ KÜRD ULUSUNUN DOSTUDUR

Parti Meclisimiz son günlerde araştırmacı yazar ve sosyolog İsmail Beşikçi’ye yönelik sosyal medya mecralarında belirli kesimler tarafından bilinçli olarak sürdürülen itibarsızlaştırma girişimine karşı çıkmaktadır. İsmail Beşikçi ömrünü bilime adamış, bilim yönteminden şaşmamış Kürd ulusal sorunu konusunda gerçekçi çözümleri dile getirmekten çekinmemiş ve bu nedenle önemli bedeller ödemiş bir bilim adamı ve bir Kürd dostudur. Kürd ulusu kendisine minnet ve şükran borçludur. Beşikçi hocaya yönelik çirkin mesnetsiz ve isabetsiz saldırıları şiddetle kınıyor ve İsmail Beşikçi’nin yanında olduğumuzu ifade ediyoruz.

KÜRDİSTAN YÖNETİMİ, HALKININ HUZUR VE GÜVENLİĞİ İÇİN TEDBİR ALMALIDIR

Parti Meclisi’miz bölgemizdeki son siyasal gelişmeleri de değerlendirerek şu sonuca varmıştır. Son dönemlerde Ortadoğu’daki bölgesel Kürd karşıtı düzen, Güney Kürdistan’daki meşru Kürd yönetiminin federal statüsünü ortadan kaldırmak için çeşitli entrikalarla saldırıya geçmiştir. Irak devleti ve Kürdistan Bölge Hükümeti (KBH)’nin Şengal konusundaki anlaşması tedirginlik yaratmış bu nedenle bu anlaşma hayat bulmasın diye Kürd yönetiminin egemenlik alanındaki kimi yerlerde yasadışı şiddet eylemleri, tahrik ve kışkırtmalar tertip edilmiştir. Başrollerinde PKK ve HAŞDİ ŞAABİ gibi şiddet yanlısı, terör heveslisi provokatör örgütlerin rol aldığı bu senaryo tüm Kürdleri hedef almaktadır. Parti Meclisimiz, PKK’nin meşru Kürdistan Hükümeti’nin yasal statüsünü ortadan kaldırma konusundaki plana dahil olarak, düşman güçlerin hizmetine koşulduğunu ifade etmek ister. HAK-PAR, PKK saflarında yer alan yurtsever Kürdlerin kendi halkına karşı ihanet etmekten ve düşmana hizmet etmekten vazgeçmeye çağırır. PKK ve türevleri Kürd halkının yakasını bırakmalı, Kürdlere daha fazla zarar vermemelidir.

Federe Kürdistan Hükümeti ise meşruiyetini korumak ve kendi statüsünü savunma hakkına sahiptir. Kürd yönetimi, HAŞDİ ŞAABİ ve PKK’nin bu düşmanca tutumlardan vazgeçmemesi durumunda bölgeyi terk etmeleri konusunda uyarmalı, eğer bu sağlanamıyorsa hiçbir yasadışı eylem ve olaya asla müsamaha tanımamalı, Güney Kürdistan halkının huzur ve refahının sağlanması için, gereken her türlü idari ve yasal yaptırımları devreye koymalıdır. Kürdistan Hükümeti, meşru egemenlik alanlarını savunma hakkına sahiptir. Bu alandaki gayri meşru güçler derhal uluslararası hukuka aykırı olan bu işgale son vermelidir.

PARTİMİZ ULUSAL TALEPLERLE BİRLEŞMENİN ADRESİDİR

Partimiz, yurtsever ve ulusal güçlerin ulusal demokratik amaçlar etrafında bir araya gelerek iç ve dış saldırılara karşı ortak bir tutum sergilemesi fikrini destekler. Keza Kuzey’de yurtsever demokratik güçler arasında milli ve demokratik amaçlar doğrultusunda bir arada mücadele edilmesi gereğini bir kez daha dile getirmektedir. Bu vesile ile Parti Meclisimiz, yurtsever halkımıza şu çağırıyı yapmayı uygun görmüştür;

Hangi görüşe ve inanca mensup olursanız olun, hangi toplumsal katmana, sınıfa mensup olursanız olun, gelin ulusal demokratik bir proje olarak mücadele veren HAK-PAR’ı yurtsever demokratik güçlerin mücadele platformu olarak değerlendirip, özgür ve demokratik bir yaşam için HAK-PAR’da birlikte mücadele verelim. HAK-PAR’a destek olup, onu demokratik alanda halkımızın ulusal seçeneği haline getirip güçlendirelim.

Parti Meclisimiz, partimizin seçimlere hazırlanması için önemli kararlar aldı. Örgütlenme ve kongre süreçlerimizi hızlandırma kararındayız. Yurt içinde ve yurt dışında genel üye kampanyamız devam edecek. Bir yandan var olan örgütlerimizin kongrelerini yapmak; diğer yandan da yeni örgütler kurmak yolu ile HAK-PAR’ı hak ettiği yere getirme azminde olacağımızı belirtiyoruz.

Son olarak belirtmek gerekir ki, HAK-PAR’ın gelişip güçlenmesinden rahatsız olan kimi güçlerin partimizin direncini kırmaya yönelik çabaları yurtsever demokratik kamuoyunda karşılık bulmayacaktır. Daha güçlü ve daha azimli bir parti yaratmak için, istikrarlı ve doğru duruşumuzu bozmadan yolumuza devam edeceğiz. HAK-PAR üstlendiği davadan vazgeçmeyecek, anlayışından ve ilkelerinden ödün vermeyecektir.

Parti Meclisi’miz tüm halkımıza yeni yılda özgür, sağlıklı, mutlu bir yaşam diler.

Hak ve Özgürlükler Partisi / HAK-PAR
PARTİ MECLİSİ




Print