‘Ecdadimiz’ edebiyati ile yeni Türkiye insa edilemez!..
“ECDADIMIZ” EDEBIYATI ILE YENI TÜRKIYE INSA EDILEMEZ!.. HEM SONRA ARTIK BIR KARAR VERIN, “BOLU BEYI” MI YOKSA “KÖROGLU” MU SIZIN ECDADINIZ?..
Sayin Basbakan Bolu’da halka önce “Bolu Bey’inin torunlari” diye hitab etmis, sonra da yaptigi gafin farkina varmis olacak’ ki bunu Köroglu’nun torunlari diye düzeltiyor!..
(https://www.evrensel.net/haber/311627/yildirim-bolululara-seslendi-bolu-beyinin-torunlari)
Peki, bu düzeltmeyi’ yaparken Köroglu’nun kim oldugunu biliyor muydu sayin Basbakan!?
Tarih bilinci olmayan bir toplum hafizasini kaybetmis toplumdur!..
Tarih boyunca Devlet’in baski ve siddetine maruz kalmis insanlarin (“Köroglu’nun torunlarinin”) simdi, kendi katillerine (“Bolu Beylerine”) asik olurcasina yaratmaya çalistiklari- “ecdadimiz” edebiyatina dayanan- sübjektif tarih bilinci gerçekten traji komik kaçiyor!.. Unutmayalim, Köroglu devrimciliginin’ sonu ya Devlet’e biad ederek ona kul’ olmayla, ya da o Devlet tarafindan yok edilmeyle sonuçlaniyor! Bir zamanlar bizler de yasadik bu ruh halini ve trajik sonuçlari, bu nedenle iyi biliriz!..
Ingiliz elçisine tokat atan bir Abdülhamid, Ertugrul-Dirilis Dizisine özenilerek yapilan güncel siyaset!.. Simdi de Köroglu!! Bunlar hiç hayra alamet seyler degildir!.. Popülizmle yogrulmus bir tür Jakobenizmle nereye kadar gidilebilir ki?..
Bosuna söylenmemis o, “ölü kusaklarin gelenegi yasayanlarin üzerine bir kabus gibi çöker” sözü!..Hele bu gelenek, bizim gibi, travmalarla yogrulmus bir tarihsel bilgi temeline dayaniyorsa varin o zaman siz düsünün gerisini!..
Bakin açik konusalim: Yeni Türkiye’yi, ne Bolu Beyi’nin torunlari’ olarak o antika Devlet gelenegine sahip çikmayla, ne de Köroglu’nun torunlari’ olarak godoslanmayla- isyankar, reaksiyoner bir ruh haliyle- insa edebiliriz!.. Tarihimizi bilelim, köklerimize simsiki sarilalim, ama 21.Yüzyil kulvarlarinda ilerleyebilmek için onu tekrarlamaya, ya da taklit etmeye çalismayalim!..
Asagidaki satirlar Mustafa Akdag’in “Türk Halki’nin Dirlik Düzenlik Kavgasi-Celali Isyanlari” isimli kitabindan. Bu kitabi herkesin adeta yutar gibi okumasini öneririm!..
“Elimizdeki vesikalara göre ilk taninmis levend bölükbasi, yahut daha uygun bir deyimle Celali Reisi, Bolu ile Gerede arasinda, 1581’den itibaren, iki yüz kisilik bir grupla soygunculuga baslayan ve Köroglu efsanesinin kahramani olan Köroglu Rusen’dir. Önce küçük bir bölük ile servet sahiplerine ve tabii olarak daha ziyade kadilara ve ehl-i örfe saldirmaya baslayan bildigimiz destan kahramaninin, gittikçe önem kazandigini ve emrine daha bazi basbuglarin gelmesi ile birçok bölüklere kumanda eden hakiki bir Celali reisi oldugunu tahmin edebiliriz.
Köroglu’nun da, kendisinden sonra gelen Celali önderleri gibi, mazul hükümet mensubu, veyahut hiç olmazsa, halk tarafindan il erleri’ne bas sçilen bir yigitbasi olup olmadigini bilmiyoruz. Fakat tahminimize göre bu taninmis eskiyabasinin bütün Celali isyanlarinin mahiyetini ve karakterini aksettiren ‘Köroglu’ adindaki halk destanlarinin yegane kahramani olarak ebedilesmesinin sebebi, Celali isyanlarinin ilk bayraktari olmasindadir”
Söyleyin bana simdi, “Bolu Beyi”mi, “Köroglu”mu, yoksa Seyh Bedreddin mi, ya da ne bileyim Abdülhamid mi?.. Hangisi sizin-bizim ecdadimiz’?
Ama bitmedi! Bugün, 21.Yüzyil kulvarlarinda yol alabilmek için kendinizi-kendimizi- bunlardan birinin yerine koyup onu taklit etmeye çalisarak nereye varabilirsiniz ki? Bu türden travmalara dayali rövansist siyasetlerle nereye kadar gidilebilir ki?..
Koparin artik su zincirlerinizi!.. Bakin, Köroglu da biziz, Seyh Bedreddin de, yani onlarin hepsi sizin-bizim- içimizde yasiyorlar; ama onlarin gelenegi-bilgi temeli ancak bizim çikis noktamiz olabilir. Fakat biz artik baska birileriyiz. Onlar bizim anamizsa, biz de onlarin diyalektik anlamda inkari olarak dogan- o gelenegin içinden çikip gelen- çocuklariz Bu gelenegi modern toplumsal yapimizla yogurarak onun içinden çikip gelenleriz Çikin artik o kabuklarinizin içinden!..
————————————————-
Marmara Yerel Haber-11 Mart
Münir Aktolga