Makale

‘MGK’nin sivil sekli’ – Cemil Çiçek forever

Türkiye’de ‘tepedeki’ siyasetin dinamikleri, mekanizmalari, devlet dedigimiz yapinin temelleri, salterlerinin, sigortalarinin bulundugu kontrol odalari, herkesçe girilip çikilamayan iç salonlariyla, siyasetin mecburen yoldan geçen herkese açik tutulan avlusu arasindaki giris bölmeleri, bekleme odalari ve koridorlar hakkinda birseyleri merak eden herkesin, ögrenme yolunda kaçinilmaz olarak karsisina çikan figürler vardir. Hava nasil olacak diye, rüzgâr ne taraftan esiyor diye baktiginiz yön ete kemige bürünse olacagi sey gibidir bunlar. Cemil Çiçek, akla ilk gelenlerden.

Çiçek, biliyorsunuz, 13 bin liralik maaslari daha bes dakika mesai yapmadan 18 bine çikarilan Yüksek Istisare Kurulu’na cumhurbaskaninca seçilerek taltif edilenler arasinda. Yukarida söylediklerimi hem derinlestirecek hem de kastedileni anlamayi derhal kolaylastiracak bir anahtari, Çiçek’in öngörü ve temkin kabiliyetini kurulun bir baska üyesiyle, Bülent Arinç’la kiyaslayarak elde edebiliriz. Maaslarinin yükseltilmesine laf edenleri ‘edepsizlikle’ suçlayip, sonra ‘öyle demedim’ deyip kendini kaybedilmeye mahkûm, yipratici polemigin nesnesi haline getiriveren Bülent Arinç’in aksine, Çiçek, daha buraya seçilir seçilmez, sözkonusu kurul üyesi olarak alacagi maasi bagislayacagini duyurmustu.

Baktim Cemil Abi burada…

Daha önce de aktarmistim, ama kimbilir ne zaman; bu yüzden, hatirlayacak az sayida okurun affina siginarak, bugünün tepelerdeki bir siyasetçisinden dinledigim Cemil Çiçek anekdotunu anlatmak isterim. AKP’nin ‘hazirlandigi’ günlerde, ayni kulvarda bir baska parti hazirligi daha vardir. Iki grup da zemin yoklamakta, ‘bulusmalar’ düzenlemektedir. Çengel atilan çevreler ayni oldugundan, bazen istenmeyen kesismeler meydana gelir. Nitekim bir gün otel lobisinde biraraya gelen grup, öbür grubun da ayni lobinin öbür tarafinda toplasmakta oldugunu görür. Lobiye giren bazi insanlar, iki taraf da tanidik oldugu için, birine davet edilmisken yanlislikla öbürüne giderler. Bunlardan biri, yanlis grubun yanina geldigini anlayinca öbür tarafa gider, fakat biraz sonra tekrar dönüp gelir. Bir ara ona ‘ne is?’ diye sorarlar, adam söyle cevap verir: ‘Baktim Cemil Abi burada, demek is buradan yürüyecek dedim, geldim.’

Önemli yani, Cemil Çiçek. Hava açacak mi, kapayacak mi, ona bakarak kerteriz almaya alismis sagci siyasetçi bol. Devletin neresi nezdinde ne bakimdan ne kadar önemli, ayrintisini tabiî bilemeyiz, önemli oldugunu biliyoruz. Bugünün tantanasi içerisinde Çiçek’in macerasini izlemekten imtina edemeyiz.

ANAP ve AKP’nin kurucu heyetleri içerisinde yeralan, böylelikle bunlarin devletçe kabulünün simgesel ilanini ete kemige büründüren, eski Adalet Bakani, eski Meclis Baskani Cemil Çiçek, bir süredir ortalikta yoktu. Sonra bir yanda Ali Babacan ile Abdullah Gül’ün, öbür yanda Ahmet Davutoglu’nun iki ayri kanaldan yürüttükleri yeni parti olusumlariyla adi anildi. Tayyip Erdogan da Çiçek’in yeni bir olusum bünyesinde görünmesinin ne anlama gelecegini pek iyi bildiginden, onu da, merkezkaç kuvvetlere kapilmasinlar diye bir ‘yüksek kurul’dabiraraya topladigi siyasetçilerin arasina katti. Gerçi Cemil Bey Ali Babacan ekibiyle temaslari için ‘dedikodu’ dedi, lâkin onlarla birlikte bir lokantada ayni masada görüntülendi. Görüntü, Erdogan’in onu ‘massetme’ operasyonunun basarisina dair süphe uyandiriyor. Neden? Çünkü ‘Cemil Abi’ bu sefer burada degil surada. Ama ayni zamanda orada!

‘Dört ayakli vizyon’

Çiçek nerede, görecegiz. Zaten onun bulundugu yeri kollayarak ikbal arama degil basina ne gelecegini anlama derdi olan bizim gibiler için soru farkli. Kendisinin nerede bulundugu degil, bulundugu yere ne kattigi önemli. Bizzat yeraldigi siyasî bünyeye ne gözle bakiyor, devlet siyasetçisi Cemil Çiçek?

Çiçek, bir süre önce [ https://tinyurl.com/y38avyum ] kendisiyle görüsen Özlem Gürses’in (Sözcü) sorularini cevaplarken, ‘ekonomi, adalet ve dis politika alanlarindaki ülke sorunlarinin dört ayakli bir siyasî vizyonla ele alinmasi gerektigini yillardir söyledigini’ belirtmisti. ‘Ülke sorunlarinin ele alinmasi’ derken kastedilen, bildigimiz siyaset. Siyasetin en üst düzeyi. Ülke yönetimi. Güya bizim bu konulardaki tercihlerine göre seçecegimiz insanlarin yapacagi is. ‘Ekonomi, adalet ve dis politika’ diyor adam, dahasi mi var?

‘Dört ayakli vizyon’la ele alinacak bunlar… Peki kimlere ait bu dört ayak? Arada bizimki de var mi? Cemil Çiçek, ayaklarin kimlere ait oldugunu söyle siraladi: ‘is dünyasi, akademi, kidemli siyasetçi ve görevdeki bürokratlar’. Yani bizimki yok. Seçmeninki.

Kendisiyle önceki gün görüsen Deniz Zeyrek’in (Sözcü) [ https://tinyurl.com/y3znx8bq ] aktardigina göre, Cemil Çiçek, ‘Biz,’ demis, istisare konusunda, ‘zaten zaman zaman bu isi yapiyor, önemli konulardaki görüslerimizi en üst seviyede iletiyorduk.’

Bilmedigimiz kanallar

Kimdir bu, görüslerini en üst seviyede iletebilen ‘biz’? Baska bir ‘biz’in, yani bizim bilmedigimiz, seçilmeksizin, hepimiz için açik, bilinen bir konumlari olmaksizin ülke siyasetini yönlendirebilen birileri. Kurula dair, ‘Burada bizlere önemli bir görev ve sorumluluk atfediliyor,’ dedi Cemil Çiçek; Arinç üzerinden maas meselesi mevzu edildi diye yakinarak. ‘Is degil maas konusuluyor!’

Su ‘önemli görev ve sorumluluk’ konusunu ortaya getirip, ‘Yüksek Istisare Kurulu ne yapacak?’ diye sormus Deniz Zeyrek. Çiçek söyle cevap veriyor: ‘Herhangi bir icra yani yok. Ancak danismanliktan da farkli olmasi gerekiyor, yeterince danisman var zaten. Ismi geçenler siyasetin içinden gelen isimler. Ciddî konularda deneyimlerini aktarir, tavsiyede bulunabilirler. Millî Güvenlik Kurulu’nun sivil bir sekli gibi düsünün.’

Bak sen! Demek su ‘dört ayak’ teorisi Çiçek’in arzuladigi pratige kavusuyor. Üstelik galiba ayaklarin ikisine öbür ikisi kadar ihtiyaç duyulmuyor olmali. Bugünkü kosullarda ‘is dünyasi’nin bagimsiz mihrakmis gibi memleket haline dair öneriler gelistirmesi düsünülemeyecegine, ‘akademi’ denen seyden geriye ne kaldigi da epeyce süpheli olduguna göre..?

Çiçek, ‘Bu kurul devlet isleri için kuruldu,’ diyor. ‘Gündemi büyük ihtimalle genel iç ve dis siyaset olur. Üyelerin hepsi en üst seviyede siyaset yapmis kisiler.’ Yukarida geçen, ‘icra yani yok … ancak danismanliktan da farkli olmasi gerekiyor’ lafina dikkatinizi çekeyim mi yoksa zaten oraya takilip kaldiniz mi? Çiçek’in bu sözleri gazetecinin ‘kurul AKP’nin istikbaliyle de ilgilenecek mi?’ mealindeki sorusuna cevabin ettigini de ekleyeyim.

Bu kurul ne ise yarayacak?

Yüksek Istisare Kurulu dendiginde, girisimin öncelikle güncel-pratik düzeydeki iki siyasî hedefi üzerinde duruluyor. Bu kurulun icadindan ilk muradin, baska yere kaçip dengeyi Erdogan ve AKP’nin aleyhine çevirecek kurt siyasetçileri zaptetmek oldugu söyleniyor ki, bu elbette yanlis degil. Ikinci olarak, kimseye kulak vermemekle, hep tek basina kararlar vermekle elestirilen ‘TekAdam’in tekrar birilerine danismaya, istisareye yöneldiginin vücut bulmasi, Tek Adam’da yogunlasip sikisan kudretin paylastirilmasi olarak sunuluyor bu heyet. Kurulla ilgili haberler duyuldugunda Duvar’da Kemal Can [ https://tinyurl.com/yyvvuy65 ] söyle yazmisti: ‘Erdogan’in, AKP tabaninda hâlâ kredisi olabilecek (…) agirlikli isimleri çesitli görevlerle etrafina toplamasi, bugünlerde çok ihtiyaci olan güç tedariki için elbette çok önemli. Fakat bu hamlelerin, bu ülkede siyasete ilginin yapisindan kaynaklanan bir baska hedefi daha var: Erdogan’in uzunca bir süredir etrafini bosaltarak kapattigi iliski kanallarini yeniden açiyormus görüntüsü yaratmak. Ister lidere yakinlikla, ister devlette etkinlikle bazi temas kapilarinin açilacagi/artacagi izlenimi verilmesi, hem bu rollere tayin edilenler için, hem de bu gelismeyi izleyen siradan seçmenler için anlamli.’

Devletin bizim irademizi takmadan yönetildigi geleneksel mekanizma, 21. yüzyil padisahligi olarak sekillendirilmeye çalisilan baskanlik sisteminin su ana kadar yarattigi hasari gidermeye ve kendini toparlamaya çabaliyor, anlasilan. Yani: bir, Cemil Çiçek’in yine sik sik karsimiza çikmasindan tabiî bir sey olamaz; iki, Erdogan da onsuz yapamadi. Yani: belediye seçimlerinin sonucunu tanimayarak ve seçim tekrarlatilarak kalkisilan, seçmen iradesini hiçlestirme operasyonuna ilaveten, ana politikalari seçilmemislerin belirledigi vesayet düzenine yumusak geçis.

Cemil Çiçek ‘burada ne önemli is yapiyoruz, siz maasla ugrasiyorsunuz’ derken gayet hakli görünüyor. Nasil tarif etmisti: ‘MGK’nin sivil sekli gibi düsünün.’

Düsünsek iyi olacak hakikaten.
—————————————————–
5 Temmuz 2019

Ümit Kivanç

Back to top button