Makale

10 olmazin elinde bir olura bakan Libya

Fehim TASTEKIN

Libya’da silahlarin zoruyla olusan ‘dehset dengesi’ sürdürülebilir degil. Bu durum taraflari ya savasa ya da müzakere masasina çekecek.
Hikâyeyi azicik geriden alalim:
‘ Cumhurbaskani Tayyip Erdogan, Türkiye’nin çikarlarini Libya’da Ihvan’in (Müslüman Kardesler) olasi zaferine bagliyor.
‘ Misir lideri Abdülfettah el Sisi, 1200 km’lik sinir komsusu Libya’nin Ihvan’in eline geçmesini ve Türkiye’nin bu ülkede üslenmesini ulusal güvenlige tehdit sayiyor.
‘ Birlesik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan, Ihvan kusagina yatirim yapan Türkiye ve Katar’la Libya’da hesaplasiyor.
‘ Rusya, Kuzey Afrika’nin giris kapisinda ayagina yer açmak, Suriye’den sonra Akdeniz’de ikinci bir deniz üssü, Latin Amerika baglantisi için kara üssü ve eskiye dayali ekonomik çikarlarini temin etmek istiyor.
‘ Eski sömürgeci Italya, basta ENI’nin enerji projeleri olmak üzere çikarlarini sürdürmek için Trablus hükümetine yakin çalisiyor.
‘ Fransa, Türkiye’nin Libya hamlesini Magrib’deki nüfuz alanlarinda kendisine meydan okuma olarak görüyor.
‘ Bazi AB üyelerinin ilgisi ise Libya’nin petrol-dogalgaz arzinda güvenli kaynak ve Afrika’dan göçü kesen bir set olma islevine dönmesini arzu etmekle sinirli.
‘ Libya’ya epey zamandir kayitsiz kalan ABD ise Rusya’nin artan rolü karsisinda Türkiye’nin müdahalesini degerli buluyor.
Bunlar son dönemece kadar belirleyici olan motivasyonlar.
***
Bu amaçlar ugruna son birkaç ay içinde hasimlardan dramatik adimlar geldi.
Türkiye, Libya’da parmagi olanlarin hepsinden daha fazla risk alarak savasa kendi askeri, istihbari ve teknik unsurlarinin yani sira kiralik milisleriyle dahil oldu. Bu müdahaleyle Trablus’un Halife Hafter’in komutasindaki Libya Ulusal Ordusu’nun eline düsmesini önlemekle kalmayip Vatiyye Üssü’nü bir Türk üssüne dönüstürme sansini yakaladi. Sirada Misrata’da bir deniz üssü edinmek var. Bir denge olustu ama asil dengenin kurulacagi yer Petrol Hilali idi. Buraya erismenin yolu Sirte ve Cufra’yi ele geçirmekten geçiyor. Bu bölgeye sira gelince Rusya ve Misir’in kirmizi çizgileri belirdi.
Petrol Hilali, Libya’nin hidrokarbon zenginliginin yüzde 60’ina tekabül ediyor. Sirte, petrol ve dogalgaz hatlarinin çikis terminaline giden körfezin basini tutuyor. Cufra’daki üs ise askeri operasyonlar ve Petrol Hilali’nin korunmasinda kritik bir yer. Bu bölge, kontrol edenin elini güçlendiriyor.
Hafter güçleri burayi kaybederse kabilelerin saf degistirmesi de muhtemel. Trablus güçlerinin burayi alamamasi ise ülkenin bölünme senaryosunu ciddiye bindiriyor. Türkiye’nin Dogu Akdeniz’deki enerji savasiyla baglantili hamlelerinin sonuç getirmesi de Libya’nin dogusunda statükonun degistirilmesini gerektiriyor.
Sirte ve Cufra hedefe konulunca Sisi de önce Halife Hafter ve Temsilciler Meclisi Baskani Akile Salih’i yanina alip ateskes çagrisi yapti. Karsilik bulmayinca asiret liderlerinin çagrisi ve Temsilciler Meclisi’ni davetine atfen 20 Temmuz’da sinir ötesi operasyon için meclisten tezkere geçirdi. Tezkerede Türkiye ve Libya zikredilmeden ‘stratejik bati cephesinde silahli cani milisler ve yabanci terörist unsurlara karsi ulusal güvenligi savunmak’tan söz ediliyor. Bu yetkilendirmeden sonra, nereye ne zaman müdahale edilecegine Sisi karar verecek. Misir Anayasasi’nin 152. maddesi savas ilan etme ya da sinir ötesine asker gönderme yetkisi için ulusal güvenlik konseyinin tavsiyesi ve meclisin üçte ikisinin onayini sart kosuyor. Konseyin yesil isik yaktigi tezkere, 640 koltuklu mecliste 510 vekilin katilimiyla düzenlenen gizli oturumda oy birligi ile onayladi.
Siradaki soru, Misir gerçekten müdahale edecek mi? Ciddi ekonomik krize ilaveten Nil üzerinde Etiyopya ile baraj gerilimi büyürken Misir’in uzun soluklu bir savasa giremeyecegi öngörülüyor. Ordunun sinirdan 1000-1200 km ötedeki Sirte’ye karadan ulasip etkili olabilmesi de zor. Kara harekâti bahse açik bir konu fakat hava operasyonlari ve kabilelerin silahlandirilmasi olasi seçenekler arasinda.
***
Bu durum Türkiye ile Misir’i dogrudan karsi karsiya getirebilir. Suud-Emirlikler ikilisi Misir’i bu senaryoya itebilir ama Kahire’nin istedigi daha çok bir caydiricilik insa etmek, uluslararasi aktörlere elektrik vermek ve mevcut denge üzerinden müzakerelere gitmek. Bir kere Sirte-Cufra restlesmesi ABD’yi tetikledi. Fransa Cumhurbaskani Emanuel Macron bir süredir Baskan Donald Trump’i etkilemeye çalisiyordu ve Misir sayesinde bu nispeten oldu.
Türkiye’nin müdahalesini ‘Ruslarin hesabini bozar’ ümidiyle destekleyen ABD, NATO’daki müttefiki ile Orta Dogu’daki ortaginin savasa tutusmasini istemez. O yüzden Libya’da ‘aylak’ olmayi seçen Trump, Erdogan, Sisi, Macron ve BAE’nin fiili yöneticisi Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid ile tek tek görüstü.
Çikan sonuç Türkiye’den yana tutumun dengelendigini gösteriyor. Söyle ki, Misir Devlet Baskanligi’na göre Trump, Sisi’nin kaygilarina hak verip Kahire’nin siyasi çözüm girisimine destegini ifade etti.
Trump-Macron görüsmesiyle ilgili olarak da Beyaz Saray Sözcüsü Judd Deere’ye göre iki lider yabanci güç ve silahlarin varligi ile durumun siddetlendigi Libya’da gerilimi düsürmenin yollarini konustu. Macron ‘Libya hakkinda arkadasim @realDonaldTrump ile büyük tartisma’ tweet’iyle bir seyler kopardigi havasini verdi.
Deere, Zayed ile görüsmeyi de ‘Iki lider yabanci güçlerin uzaklastirilmasi yoluyla Libya’daki tirmanisin düsürülmesinin önemi dahil bir dizi bölgesel güvenlik meselesini görüstü’ notuyla paylasti.
Bu trafikten Türkiye’yi önemsemekle beraber NATO içinde Fransa’yi daha fazla üzmekten kaçinan, Misir’in kaygilarina hak veren, Türkiye’yi kasitla ‘yabanci güçler çekilmeli’ taleplerine anlayis gösteren bir Trump izlenimi ediniyoruz.
Belli ki kasim seçimi öncesi Trump basina is açilmasini istemiyor; Türkiye’nin dahli, Misir’in müdahale hazirligi ve Rusya’nin arabulucu pozuyla olusan yeni denge üzerinden bir müzakere masasini önceliyor.
AB ve BM’den de yabanci müdahaleye karsi çikan açiklamalar geldi. Ankara bu uyarilari -Misir’a karsi yapilmis gibi- üzerine alinmasa da Türkiye bundan vareste degil.
***
Bu isin bir de öteki komsularla ilgili boyutlari var. Türkiye ve Misir’in oyunu büyütmesi Cezayir’i de tetikledi. Cezayir temelde yabanci müdahaleye karsi. 1990’larda ordu ile Islamcilar arasinda yasanan acimasiz savasin yaralarini tasiyan Cezayir, sinirin ötesinde Islamcilarin palazlanmasini tehlikeli buluyor. Ama Libya yüzünden kendi içindeki Islamcilari alevlendirmekten de çekiniyor. Ayrica Türkiye ile iliskileri önemsiyor. Beri tarafta Cezayir, Misir’in da Libya’ya girmesine sicak bakmiyor. Hatta Cumhurbaskani Abdulmecid Tebbun, Misir’in kabileleri silahlandirma planina ‘Çok tehlikeli… Yeni bir Somali ile karsi karsiya kaliriz… Bu çözüm degil’ diyerek karsi çikti. Disisleri Bakani Sabri Bukadum’un dün Rus mevkidasi Sergey Lavrov ile de paylastigi Cezayir’in durusu söyle:
‘Ateskes yürürlüge girmeli, dis müdahale olmamali, silah ambargosuna uyulmali, sorun savasla degil diyalogla çözülmeli.’
Bir diger komsu Tunus’ta da iktidar ortagi Nahda’nin (Ihvan) Trablus’tan yana tutumuna ragmen Cumhurbaskani Kays Said yabanci müdahaleye karsi çikiyor. Hatta Said geçen ay Paris ziyareti sirasinda ‘Tunus bizden yana’ diyen Ankara’yi epey üzen su açiklamayi yapti:
‘Trablus’taki yetkililer uluslararasi mesruiyete dayaniyor fakat bu mesruiyet devam edemiyor. Geçici bir mesruiyet ve yerine Libya halkinin iradesinden dogan yeni bir mesru hükümet gelmeli. Tunus bölünmeyi kabul etmeyecek.’
Halbuki bir süre öncesine kadar Libya’ya müdahale için Tunus’ta üslenme düsleri kuruluyordu.
***
Olusan bu tabloya ragmen Türkiye hazirliklarin sürdügü Sirte operasyonunu baslatir mi? Her halükarda yeni cephe açmanin uluslararasi maliyeti yükseliyor. Yine de Erdogan, Sirte-Cufra dügümünü çözecek bir maymuncuk bulmada israrli. Sirte’nin batisinda Geryan cephesi tahkim ediliyor. Türk askeri kargo uçaklari Vatiyye ve Misrata üslerine inmeye devam ediyor. Bir yandan para ve milis lazim; o yüzden MSB Hulusi Akar solugu Doha’da aliyor. AB’de Fransiz hamlelerini bloke edecek bir ortak lazim; Libya ile Italya arasinda minik bir ada devleti olan Malta kiymete biniyor. Malta Içisleri ve Ulusal Güvenlik Bakani Byron Camilleri ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Içisleri Bakani Fethi Basaga birlikte Ankara’da agirlaniyor. Malta’nin operasyonlarda rampa olacagi iddiasi konusuluyor ama bu AB ailesinden bir ülke için ‘imkânsiz’ bir talep. Fransa ve Almanya’nin Italya’yi yanina alip Türkiye’yi yaptirim ile tehdit etmesi AB’deki durumun Ankara’nin hesap ettigi gibi gitmedigini gösteriyor.
Sorunun yaniti için dönüp bir de Türk-Rus diyalog masasina bakmak gerekiyor. Misir’in manevrasini tamamlayan bir Rus diplomasisi var.
22 Temmuz’da Libya üzerine Türk-Rus Yüksek Düzeyli Istisareleri’nden çikan sonuç açiklandi. Ortak bildiride üç vurgu önemliydi:
‘ ‘Libya’nin egemenligi, bagimsizligi, birligi ve toprak bütünlügüne baglilik.’
‘ ‘Krizin askeri çözümü olmadigi, sorunun ancak Libyalilarin öncülügünde, Libyalilarin sahiplendigi ve BM’nin kolaylastirici oldugu bir siyasi süreçle çözülebilecegine dair inanç.’
‘ ‘BM Güvenlik Konseyi’nce belirlenen terörist gruplarla mücadeleye devam etme gerekliligi.’
Yerel ve uluslararasi aktörlerin tutumunun yol açtigi fren sesi iste bu bildiriden geliyor. Üç maddenin de birincil muhatabi savasin dogrudan tarafi haline gelen Türkiye. Sonuçta Rusya, özel harp sirketi Wagner’in rolüne ragmen hem Trablus hem Tobruk tarafiyla temas yürütebiliyor. Açik tutulan Rus kapisi ayni zamanda ötekilerle konusmak için. Astana’nin Libya versiyonu için siradaki tur Moskova’da yapilacak.
Saray’dan Ibrahim Kalin, Reuters’a, ‘Güvenilir ve sürdürülebilir bir ateskes üzerinde çalismak üzere Rusya ile anlastik’ demis. Bir de Cufra ve Sirte’den çekilme sartini yinelemis. Süleyman Demirel’in lafiyla konusursak ‘dünün günesiyle bugünün çamasirini kurutmaya çalisiyorlar.’ Ama kurumaz. Aktörler limitlerini zorluyor ama güncellenen kosullar karsilikli tavizlerle uzlasmayi dayatiyor
——————————————————–
25 Temmuz 2020

Fehim Tastekin

Back to top button