Haber

12 Eylül Fasist Darbesini Bir Kez Daha Kiniyor, Lanetliyoruz

12 Eylül askeri darbesi üzerinden 38 yil geçti.

Darbeci fasist generaller 1980 yilinda iskenceler, idamlar, toplu tutuklamalar, sürgünlerle Türkiye’yi tam bir cezaevine dönüstürdüler, karanlik , kanli bir sürece sürüklediler.
Tüm Türkiye’de, özelliklede Kürt kentlerinde tüm muhalefet ezildi. Kurumlar,siyasi partiler ve yayinlar yasaklandi, susturuldu. Türkiye tam bir iskencehaneye dönüstürüldü

Diyarbakir Cezaevinde yapilan iskence ve katliamlar ve insanlik onuru için gerçeklestirilen direnisler hala belleklerde tazeligini koruyor.
Darbecilerin Kürt halkina yönelik insanlik suçlarini da pervasizca isledikleri bu darbe süreci tüm toplumsal dokuyu çürüttü.

Irkçiligi, siddeti,hukuksuzlugu, militarizmi güçlendirdi, askeri vesayeti kurumlastirarak, demokratiklesmeyi engelledi.

Fasist darbe zihniyetinin sekillendirdigi yönetim kültürü Türkiye’nin basta Kürt sorunu olmak üzere tüm temel yapisal sorunlarinin barisçil- demokratik yollarla çözüme kavusturulmasinin önünü tikadi.
Sorunlari büyüttü, kangrenlestirdi.

Türkiye, kimi tadilatlar yapilsa da halen 12 eylül fasist darbecilerin hazirladigi Anayasa ile yönetilmekte.

Bu anayasa ile dünyada ilk kez dil yasagi yani Kürtçenin kullanilmasi anayasa ile yasaklandi.

12 eylül 1980 darbesinin ardindan Türkiye’yi yöneten tüm hükümetler yeni sivil- demokratik bir anayasa sözü vermelerine ragmen iktidara geldiklerinde bu fasist anayasaya sarildilar. Sadece kendileri için gerekli kimi düzenlemeleri, tadilatlari yapmakla yetindiler.

Parlamenter sistemden Baskanlik sistemine geçilirken bile 12 Eylül Darbe Anayasasi’nin asiri merkeziyetçi, irkçi, Kürt karsiti, özgürlüklerin yasaklarla çerçevelendigi antidemokratik yanlari, kimi vesayet kurumlari özenle korundu. 12 Eylül darbecilerinin Kürt karsiti zihniyeti tüm idari anlayisi sekillendirdi.

Türkiye gerçek anlamda darbelerle yüzlesmedigi için yeni darbeler, askeri müdahaleler bir birini izledi.
Türkiye gerçek anlamda demokratik bir ülke olamadi.

Kaynaklar militarizmin daha da güçlendirilmesine, içeride ve disarida Kürt karsitligi üzerinde sekillenen, siddete dayali politikalarda tüketildi.
Oysa yapilmasi gereken Türkiye’yi tam bir karanliga mahkum eden ve toplumun tüm dokularina sirayete eden darbeci anlayisla, onun sonuçlariyla cesaretle yüzlesmek ve yeni sivil demokratik bir anayasa yaparak demokratik uygar bir ülke olma yolunda yürümektir.

Türkiye’nin basta Kürt sorunu olmak üzere tüm yapisal sorunlarini ademimerkeziyetçi bir anlayisla, barisçil yollarla,diyalogla çözmenin kanallarini olusturmaktir.

Hak ve Özgürlükler Partisi HAK-PAR olarak 12 eylül fasist darbesini, o darbede rol alanlari bir kez daha kiniyor, lanetliyoruz.

11 Eylül 2018

HAK-PAR BASIN BÜROSU

Dengê Kurdistan

Back to top button