12 Eylül Fasist Uygulamalari Devam Ediyor

Bundan 40 yil önce, yani 12 Eylül 1980 yilinda gerçeklestirilen Askeri Darbe’nin yaratmis oldugu tahribatlar ve kaos, Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçmistir. Bes general demokratik nizama son vererek ‘askeri cunta’ ilan ederek ülkede fasist bir yönetim baslatmistir. Askeri cuntanin basi dönemin Genel Kurmay Baskani Kenan Evren, yine o dönemin kuvvet komutanlari olan generaller Nurettin Ersin, Tahsin Sahinkaya, Nejat Tümer ve emir komuta zinciri içindeki öteki generaller ve bunlara bagli olan diger güçlerdir.
40 yil önce gerçeklestiren bu askeri darbe, ülkeyi normal yasamindan alikoymus, sivil yönetim yerine askeri yönetimi ikame ederek, ekonomik, sosyal, siyasal ilerlemeyi durdurmustur. Bu zaman içinde dünya demokratik kamuoyu ve uluslararasi toplum Türkiye’nin uluslararasi iliskilerinin hedefledigi kazanimlarin elde edilmesi sürecine karsi olumsuz tavir gelistirmistir.
12 Eylül Askeri Darbesi siyasal bakimdan tam bir diktatörlük yönetimini uygulamaya koydu. Bu despot yönetim ülkeyi hem içte hem de dista antipatik bir duruma düsürdü. Türkiye bu cunta yönetimi süresince emir komuta zinciri ile yönetilmis, demokrasiyi askiya alarak ülke insanlarinin gelecegi ve yasami generallerin insaf ve merhametine terk edilmistir.
Bu dönemde, baski, zulüm ve zorbalik egemen hale gelmis, her sey darbeci generallerin iki dudaginin arasindan çikan sözlere bagli hale gelmistir. Yasalar darbeci generallerden olusan Milli Güvenlik Konseyi’nin emir ve talimatlari dogrultusunda sekillenmis; Milli Güvenlik Konseyi kararlari, kanun yerine geçmis ve yürütme erki bu konseyin bir emir eri olarak görev yapmistir. Askeri yönetim ülkenin, yasama, yürütme ve yargi erklerini tek elde toplayarak demokratik kurumlari islevsiz birakmis ve demokrasiyi rafa kaldirmistir.
Askeri cunta döneminde hukuk da ayaklar altina alinmistir. Hukuk devleti yerine, kanun devleti ikame edilmis; kanunlar ise, generallerin talimatlariyla olusturulmustur. Darbeci generallerin hazirlattigi ve bugüne kadar ülkenin anayasasi olarak varligini sürdüren Anayasa bile darbeci generallerin inisiyatifi çerçevesinde yapilandirilmis ve topluma kabul ettirilmistir.
O günden bugüne, ülke hala o dönemin anti-demokratik Anayasasi ile yönetilmektedir. 12 Eylül’ün 40 yillik kalintilari hala tümden temizlenemedi. Türkiye 12 Eylül ile birlikte büyük bir depolitizasyon sürecine girdi. Korku panik ve endise toplumun iliklerine kadar sindi.
Askeri-Fasist yönetim döneminde 1 milyonu askin kisi gözaltina alindi; 1 milyona yakin kisi fislendi, yüzlerce kisiye idam, binlerce kisiye müebbet, on binlerce kisiye de çesitli hapis cezalari verildi.200’den fazla insan iskencede öldü, binlerce insan sakat kaldi. 55 kisi idam edildi, 17 yasindaki Erdal Eren idam edilmek üzere yasi büyütüldü. Diyarbakir, Metris ve Mamak Cezaevleri’ndeki iskenceler bütün dünyada yankilandi, Diyarbakir Cezaevi’nde 34 kisi yasamini yitirdi, bine yakin insan hasta düstü, sakat kaldi.
Hak ve Özgürlükler Partisi olarak diyoruz ki, 12 Eylül kalintisi olan bugünkü Anayasa tümden degismeli, çogulcu, katilimci demokratik yeni bir anayasa yapilmalidir.
12 Eylül magdurlarina tazminat ödenmeli,12 Eylül fasist bir yönetim olarak ders kitaplarinda alinmali, yasal degisiklikler yapilarak askeri darbeler yasaklanmali ve önlenmelidir.12.09.2020
HAK-PAR BASIN BÜROSU
Dengê Kurdistan