Makale

14 MAYIS SEÇIMLERI ÜZERINE

Son seçimin üzerinden üç gün geçti.

Seçim sonuçlari üzerine hemen bir yorum yapmaktansa, face sayfamda 30 Mart 2014 seçimlerinin ardindan, yani 9 yil önce yazdigim ‘Dogru Yolda Olmak Basari Için Yeter mi?’ baslikli yazimi yayinlamayi uygun buldum. O yazida bugüne de denk düsen, son seçimin ardindan akla gelen sorulara cevap teskil edebilecek seyler söylenmistir.

Bu arada birçok HAK-PAR’li arkadasimin sosyal medyaya yansiyan yorumlarini da okudum. Dogrusu çok isabetli yorumlar yapilmisti. Alinan oy oraninin düsüklügüne ragmen herhangi bir moral bozuklugu yoktu. Buna sevindim.

Bana göre de alinan oy orani görece olarak, örnegin 2015 Haziran ve Kasim seçimlerine göre birhayli düsük. Kasim 2015 seçimlerinde HAK-PAR 120 bine yakin oy almisti ve seçime giren 20 parti arasinda 8. sirada idi. Bu seçimde ayni oranda oy alinsa ‘seçmen sayisi da arttigi için- 150 binin üzerinde bir oy almasi gerekirdi. Ne yazi ki böyle olmadi.

Peki bunun nedenleri ne?

Bu seçime daha genis bir alanda, 81 ilde ve 87 secim çevresinde, yani tümünde girdik. Parti yönetimi hem örgütleme planinda iyi bir çalisma yapti. Hem de Partimizin dar olanaklarina (bir milyonu bile bulmayan seçim bütçesine, herhangi bir TV destegi olmamasina, önceki seçimlerde oldugu gibi iktidari ve muhalefetiyle düzen medyasinin ambargosuna) ragmen Seçim sirasinda yapilan çalismalar da iyi idi. Söz konusu çalismalar sirasinda arkadaslarimizin alanlardan edindikleri izlenim ve sosyal medyaya yansiyan canlilik da iyi idi.

Ben tüm bunlara bakarak 150 binin üzerinde, 200 bin dolayinda bir oy bekliyordum. Ama öyle olmadi.

Buna neden olarak bu seçimdeki asiri kutuplasma ortami akla gelebilir. Yani seçimin asil olarak Erdogan ve Çumhur Ittifaki gitsin diyenlerle kalsin diyenler arasinda çekismeyle geçtigi ve HAK-PAR’a oy verebilecek birhayli seçmenin tercihini olumsuz etkiledigi söylenebilir. Nitekim birçok seçmen açik açik, ‘siz kazanamazsiniz, oylarimiz bosa gider,’ tarzinda beyanda bulundular.

Bunun etkisi elbet birhaylidir. Ancak söz konusu kutuplasma ve bu olumsuz etki daha önceki seçimlerde de vardi. Buna ragmen HAK-PAR 2014 ve 2015 seçimlerinde iyi bir gelisme ivmesi kazanmisti.

Kanimca bu gelisme ivmesi bu seçimde de söz konusuydu. Ama bu durum, ayni zamanda iktidari ve muhalefetiyle sistem partilerini de ürküttü ve HAK-PAR’a karsi ortak bir tavir almalarina yol açti.

PKK eliyle Kürt hareketini teröre iten ve ‘terörle savasiyorum’ kilifi altinda on yillardir bir kirli savasi sürdüren, legal plani da yine PKK güdümlü (devlet güdümlü demek daha dogru olur) örgütler, son olarak HDP eliyle dizayn eden, bunu bugün de sürdüren sistem, Kürt halkinin temel haklarini kararlica savunan HAK-PAR’in gelismesinden ürktü. Öncelikle, Siyasi Partiler Kanunu’ndaki tuzak ve engeller devreye konarak, örgütlenmesi yetersiz gösterilerek HAK-PAR 2015 yilindan sonraki seçimlere sokulmadi.

Ama son HAK-PAR yönetimi 2022 Kongresinin ardindan iyi bir çalismayla 43 ilde ve bu illerin üçte bir oranindaki ilçelerinde örgütlenmeyi basardi ve seçimlere girdi.

Seçim sirasinda kitlelerin artan ilgisine bakarak diyorum ki, Partimizin aldigi oylar 42 binin çok üzerinde idi. Ama Partimiz ne yazik ki sandik baslarinda müsahit bulunduramadigi için bu oylar ya sandiklarda, ya da daha sonraki süreçlerde iç edildi.

Bunu bizzat 2014 seçimlerinde yasamistik. O zaman yazmistim: 2014 Mart Yerel Seçimleri’nde Mamak’ta bir sandikta oy kullanmistim, ama sandiktan o bir oy bile çikmamisti. Dogu Beyazit’ta salt iki sandikta HAK-PAR’a verilen 300’ü askin oy, Ilçe seçim kurulunda BDP’ye aktarilmisti. Ilçe Seçim Kurulu’ndaki görevli, arkadaslarimizin itiraz babinda götürdükleri islak imzali zapti ellerinden alip yirtmis, çöpe atmisti…

Son 14 Mayis Seçimleri sirasinda dönen dolaplar; Urfa’da, Silvan’da, Batman’da olanlar, Millet Ittifaki ve HDP-YSP mensuplarinin çigliklari bile ortada. Anketlerde %7 barajini bile asmasi zor görünen MHP’nin aldigi % 10,5 oy pek çok seyi açikliyor.

Bu ülkede demokrasi denen sey iste böyle bir oyun.

Bu durum, her seye ragmen bize verilmis oylarin büyük bölümünün YSK verilerine yansimamis olmasinin nedenidir diye düsünüyorum.

Ama bu elbet isin bir yani. Ötekisi, asil yani ise henüz kitleler arasinda yeterince ve iyi örgütlü olmayisimiz, Partimizi kitlelere yeterince tanitamamis olmamiz. Bunu yapabilsek yiginlar, özellikle de Kürt seçmenler temel haklarini savunan HAK-PAR’a yönelseler durum çok daha farkli olur. O zaman sandik baslarini denetlemeye de, oylarimizin kaybini önlemeye de gücümüz yeter.

Peki bu nasil olacak?

Kitlelerin kazanilmasi baslica iki etkenin varligina baglidir: Birincisi dogru bir politika, dogru hedefler, ikincisi ise konjonktürün uygun düsmesi. Bu konuda daha önce zaman zaman yazdim, ama yine yazacagim.

Bu yazimi bitirirken sunu söylemeliyim: Pek çok arkadasimin son yorumlarinda da isabetlice belirtildigi gibi. karamsar olmak için bir neden yok. Aldigimiz 42 bin oy çok degerlidir, bunlar aslan agzindan alinmis oylardir.

Partimiz kendine düseni yapti, saga-sola savrulmadan, düzen partilerinin kuyruguna takilmadan dogru olan siyasi hattinda yürüdü, Kürt halkinin temel haklarini savundu. Partimizden ve arkadaslarimizin çabasindan gurur duyuyorum. Onlara ve bize destek veren, yanimizda yer alan dostlara tesekkür ediyorum.

Kendi kisisel çikarlarini halkin çikarlarinin önüne koymayan, para ve posta tenezzül edip dogru bildikleri yoldan sasmayan insanlar baska türlü davranamazlar.

Bundan böyle de bize düsen dogru bildigimiz bu yolda yürümektir. Eger bu ülkede köklü bir degisim olacaksa, Kürt halki özgürlesecekse, Türkiye’ye gerçek anlamda bir demokrasi ve inanç özgürlügü gelecekse (ki bunlar birbirine bagli) bu, HAK-PAR’in programinda belirlenen ve cesaretle dile getirdigimiz istemlerin hayata geçmesi ile olacak.

17 Mayis 2023

Kemal Burkay

Back to top button