Makale

7-8 Eylül olaylari bir sivil itaatsizlik hareketi degil, derin devlet projesiydi

Ülke gündemini bir hafta içinde belirleyen konular ve olaylar hakkinda kisa basliklarla hatirlatayim sonra asil konumuza dönecegim.

Gündemden düsmeyen güvenlik güçleriyle PKK arasindaki kanli çatismalar birinci sirayi aliyor,görünen o ki kisa sürede de bitecek gibide görünmüyor;eger çatismasizlik ortamina dönemezsek ülkenin bir iç savasa sürüklenebileceginin isaretlerini veriyor.

Ikinci sirayi ise Suriye iç savasi yerini korurken uzun yillarda sürecek gibi..

Erdogan ve Davutoglu’nun Orta dogu politikasi duvara toslamakla kalmadi,üç bes ay ömür biçtikleri;Esed olmadan Suriye’de iç savasin bitirilemeyecegine ABD ile Rusya anlasmis gibi gözüküyor. Erdogan’a da Esad kardesimin yanina yanasmanin yollarini aramak düsüyor.

Hani Esed’e alti ay ömür biçiyordunuz, Emevi camisinde namaz kilip, çay içip dönecektiniz bundan üç yil önce böyle diyordu Erdogan.

Yine Tayyip Erdogan’in Kürdistan cografyasindaki gelismeler açisindan, dis politikadaki miyoplugu devam ediyor; basta ABD ve Koalisyon güçlerinin karadan ve demokratik seküler bir sistemi savunan,ISID’e karsi en güvenilir müttefiki PYD için; ISID,PKK neyse bizim için PYD’de o dur demesi tam bir açmaz içinde oldugunu ve müttefikleriyle ters düstügünü görüyoruz.

Bu arada AKP’e genel kurulu yapildi.Bir genel kuruldan çok parti teskilatlariyla tanisma ve sohbet toplantisi gibiydi,ne kavramlarin ne de sorunlarin tartisilmasi oldu.Bu genel kurulda Erdogan’in parti meclisine kadrosunu yerlestirirken,Davutoglu ise kongrenin paravaniydi.

Demokrasi bir ülkeye yerlesecekse önce parti içi demokrasinin olmazsa olmazi tartisilmaz bir vaka. Parti içi demokrasinin islemesi ile milletvekillerinin belirlenmesinde ön seçim yaparsaniz,lider sultasini yikarsiniz baska bir yolu yok.Mevcut siyasi partiler kanununa göre seçilen milletvekilleri o ilin ve bölgenin milletvekili degil, liderin milletvekili oldugunu AKP’e genel kurulu bunun tipik bir örnegi.

Kurban bayramiyla gelenek haline gelen deri toplama kavgasi devam ediyor. Bunda hedef cemaat oldu.. Erdogan’in talimatiyla terör örgütü ilan edilen cemaatçilerin deri toplamasina müsaade edilmemesini istedi. Erdogan ve Islami kesim geçmiste Türk Hava Kurumunun disinda deri toplayan kurumlari ve kisileri rejim karsiti ilan eden askerlere ;vatandasa kurbani devlet mi veriyor ki, derisini elinden aliyor diye sitem ediyordu.Kurban benim ise vatandas olarak istedigime kurbanimin derisini veririm diye ortaligi inletiyorlardi.Askerle ittifak yapanin kurban derisi ayagina dolanir. Nereden nereye, savrulma bu olsa gerek.

Çözüm sürecinin bozulmasiyla Güney doguda bazi il ve ilçelerde seçimlerde sandik güvenliginin olmayacagi tartisilir olmaya basladi.Halkina güvenmeyenin sandiga güveni mi olur?12 Eylül askeri darbesinde bile bunlari yasamadik gedigimiz yere bakin.

Dista izole olan Erdogan içeride de basta medya olmak üzer tüm muhaliflerine karsi bir akil tutulmasi yasiyor ve 550 tane yerli ve milli,milletvekili istemesi anlasilir gibi degil.

Gelelim yazimizin konusuna; Kahraman Maras’ta,Çorum’da Madimakta insanlari yakanlar ve katledenler,katlettirenler 7-8 Eylülde de görev basinda olanlardir.Ayni zihniyeti temsil ediyorlar,degisen figüranlar ve birde tarihi.

7-8 Eylül olaylari nasil basladi.

Daglica’ da 15 askerin PKK tarafindan katledilmesiyle baslayan Türkiye genelinde iki gece üst üste derin devlet organizasyonlu tarihe 7 /8 Eylül olaylari olarak geçen;Kürtlere yasatilan kabus da nelerin oldugunu bir hatirlayin.Aksam ezaniyla yüzlerce bayrakli araba konvoyu ile korna çalarak baslayip, sabah ezanina kadar süren,hedef seçtikleri kentleri terörize eden ve polis gözetiminde; basta HDP genel merkezi ve parti teskilatlari olmak üzere, Kürtlerin is yerlerinin yakilmasi ve yasadigi mahallelerin basilmasi ,Kürt isçilerin çalistigi santiyelerde isçilere linç girisimi ve bati illerinde ve ilçelerinde bu saldiri ve kundaklamalarin es zamanli yapilmasi düsündürücü degil mi?

Türk siyasetinde geriye dogru hafizanizi zorlayin hiç bir zaman muhafazakar Islamci çevrelerde, sivil itaatsizlige dayali bir harekete rastlayamazsiniz, istisnalarhariç hepsi devlet güdümlü veya devletin hedef gösterdigi ve öncülügünde olmustur.

7/8 Eylül’de yasananlar bize 1955 yilinda Gayri Müslimlere yapilan 6/7 eylül olaylarini hatirlatiyor bize, bu sefer hedefte olan Kürtlerdi..

Hürriyet gazetesine iki sefer yapilan saldiri siradan bir gazeteye yapilmis bir baski degildir, muhalif merkez medyaya boks tabiriyle, kafadan saydirma bir krosedir.

7-8 Eylül ile baslayan o korkunç linç girisimlerinde derin devletin Arabini görebilirsiniz.

Boynununuz kalinda olsa bir hafta içinde o hamut geçmeyen boynunuzu çubuga çevirirler ve siyasetten devre disi birakirlar ve esekten düsmüse dönersiniz.

Bir hafta tüm görsel,yazili ve sosyal medya bu zattan bahsetti, ülkenin en meshur popüler kisisi oldu ama bir hafta içinde yok olup gitti.

Peki bu nasil bir hafta içinde meshur olan hatta AKP genel kurulunda divana seçilerek ödüllendirilen sahis, birden milletvekilligini de kaybederek aday gösterilmedi.

Kimden bahsettigimizi tahmin etmisinizdir.

AKP’nin Gençlik kollari baskani(yeni adi Osmanli ocagi) Istanbul Milletvekili Abdurrahman Boynukalin,simdi o meshur adam 1 Kasim seçimlerinde AKP’den milletvekili adayi gösterilmedi.

Boynukalin nasil meshur oldu,neden milletvekili gösterilmedi?

Cumhurbaskani Erdogan’in yandas bir televizyon kanalinda Dogan medya grubunun baskani Aydin Dogan’i hedef göstermis..

Dogam medya grubuda Erdogan’in bu konusmasinin içinde 400 milletvekili verselerdi çözüm süreci bitmez, sehitler olmazdi sözünü,Hürriyet Gazetesinin bu sözü internet sitesinde haber yapmasi üstüne;Erdogan’in talimatiyla Boynukalin’in organize ettigi Ak gençlik denilen Vandallari damperli kamyonlarla doldurup, Hürriyet gazetesinin önüne tasimislar ve Hürriyet gazetesinin camini çerçevesini kirip -dökerek tehditler savurmuslar.Hatta bu Boynukalin 1 Kasim seçimlerinin sonucu ne olursa olsun Erdogan’i baskan yapacaklarini ilan etmisti.

AK gençligin genel baskani milletvekili Boynukalin bununla kalmamis, ikinci defa Hürriyet gazetesini basmis,bunda da gazete yöneticilerini ve yazarlarini tehdit etmisti.

Erdogan, Hürriyete gazetesine yapilan bu saldiri konusunda hiçbir olumlu veya olumsuz tepki göstermezken,basina saldiri hiz kesmeyerek NOKTA dergisine polis operasyonu Erdogan’in talimatiyla devam etti. Bu olaylar karsisinda Davutoglu Boynukalin’in tehditlerini dost sohbetinde söylenmis bir söz olarak degerlendirdi.

Ama bir hafta sonra yapilan AKP’genel kurulunu yönetecek bes kisiden biri olarak Boynukalin’in alkislarla divana seçilmesi bir ödüllendirmeydi ama zavalli aciz adamin kahramanligi kursaginda kaldi.

Peki ne oldu da bu tetikçi sözde Davutoglu’ndan affini istemiste aday gösterilmemis,size inandirici geliyor mu?

Isin aslini söyleyelim.

Boynukalin milletvekilinin iki sefere organize edip tabiki Erdogan talimatiyla Hürriyet gazetesine saldirmasinin bedelini ödettirdiler.

Hürriyet gazetesine ve medyaya yapilan baskilar tüm dünyanin önde gelen basininda bu olaylar,bir haber olmaktan çikip çok büyük yanki yaparken;AB ve ABD tarafindan kinanmasi,ABD’nin Ankara büyük elçisinin Hürriyet Gazetesiniziyaret ederek geçmis olsun deyip, bu olaylari kiniyoruz ve kabul edemeyiz deyip,basin özgürlügünden yanayiz diyerek taraf olarak tavir almasi..Kof milliyetçilik yapan AKP’nin kurmaylarinin günah keçisi olarak Abdurrahman Boynukalin’i seçmelerine neden oldu.

Erdogan ve Davutoglu kahraman ilan ettikleri Boynukalin’i milletvekili göstermekten istemeyerek vaaz geçmek zorunda kaldilar.

Erdogan’in 7 Haziran seçim sonuçlarindan sonra basta Medya, yargi ve muhaliflerine yönelik mesnetsiz iddialari içte ve dis demokratik dünyada büyük bir endiseyle izlenmekte.

ABD ve Avrupa basininda Erdogan için sandigi fasizmin bir argümani olarak kullaniyor diye haber ve yorumlar günden güne artarak Bati medyasinda yer aliyor.

1 Kasim seçimlerinde ya Erdogan tek adam olacak ya da yargilanacak, baska çikis yolu yok diye dünya basininda haberler kirla gidiyor.

Hatta Hitlerde Alman kamuoyundan milletvekili seçmeleri içinsafkandan olan Almanlara oy verin demesiyle, Erdogan’in 550 yerli ve milli milletvekili istemesinin benzerligine dikkat çekiyorlar dis basinda çikan, haber ve analizlerde.

Erdogan seçimle geldi ama seçimle gitmemek için her türlü anti demokratik yollari deniyor.

Bizim siyasal tarihimize bakin ‘BU DEVLETI BIZ SOKAKTA BULMADIK’ demeye basladiysa siyasetçi,bu darbecilerle is tutmaya basladiginin isaretidir;artik her türlü devlet siddeti devreye girecek,muhalefet ve medya için kara propaganda baslayacak rejim karsiti ilan edilecek demektir.

Bizde bu süreçte bunlari yasamiyor muyuz?

———————————————————

1 Ekim

Mehmet TIRAS

Back to top button